Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri Töreni'ne katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada Türk Kızılay'ın 158. yaş gününün ülke, millet, sivil toplum camiası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi. Gönüllülere, hayırseverlere, bağışçılara ve Kızılay çalışanlarına şükranlarını sunan Erdoğan; kurumun kurucuları Dr. Marko Paşa, Dr. Abdullah Bey, Kırımlı Aziz Bey ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'yı saygıyla yad etti. Erdoğan, dört ana kategoride ödül alan kişi, kurum, kuruluş ve firmaları tebrik etti.
‘DERDE DEVA OLMAK İÇİN LÜGATE İHTİYAÇ DUYULMAZ’
Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşıldığını vurgulayan Erdoğan, doğrudan şu ifadeleri kullandı:
"Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seciyemizin temel unsurlarıdır, hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar, millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif'in ifadesiyle 'Hakkı tutup kaldırmak', rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz, tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir."
CEPHE GERİSİNDE KIZILAY'IN TARİHİ ROLÜ
11 Haziran 1868'de Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti adıyla kurulan Türk Kızılayın tarihi süreçteki önemine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu bilgileri verdi:
"Kızılay'ımız, milli mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır. Bakınız merhum Mehmet Emin Yurdakul, Hilal-i Ahmer hanımlarına ithaf ettiği şiirinde o kahraman yürekleri nasıl selamlıyor; 'Size selam, size hürmet, ey hilalin kadınları. Size selam, size hürmet, ey yurdun pak alınları. Ölümlerin önlerinde sargıları bağlayan siz, cenazeler üzerinde matemlerle ağlayan siz. Yara sarmak, can kurtarmak, bu ne iyi, ne güzel iş. Kullarına Cenabıhakk bundan güzel iş vermemiş. Bırakmasın Allah'ımız çatıları merhametsiz, vatanları merhametsiz, bizi sizsiz ve şefkatsiz.' Ben de Rabb'im bizi Kızılaydan mahrum bırakmasın diyorum."
KIZILAY'IN GAZZE'DEKİ İNSANİ YARDIM BİLANÇOSU
Netanyahu yönetiminin saldırı altındaki tuttuğu Gazze'de Türk Kızılayı tarafından yürütülen faaliyetlerin verilerini paylaşan Erdoğan, yapılan yardımları şu sözlerle aktardı:
"Netanyahu'nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız, bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekâletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı Gazze Neşeli Çocuklar Projesi ile Gazze'deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi eş zamanlı olarak sağlık ihtiyaçlarının tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor."
‘İSRAİL BİR FİTNE FABRİKASINA DÖNÜŞMÜŞTÜR’
İsrail Başbakanı Netanyahu ve mevcut yönetime yönelik eleştirilerini sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
"İsrail mevcut yönetim altında ham maddesi kan ve gözyaşı sadece istikrarsızlık ve kaos olan fitne fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek mazlumların arşı titreten ahı er yada geç zalimlerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır. Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir."
Fotoğraf: (AA)