Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik müzakerelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Ensari, başkent Doha’da ABD ile İran arasında üst düzey bir görüşme yapılacağıyla ilgili olarak "Şu an için Doha’da ABD ile İran arasında planlanmış doğrudan üst düzey bir görüşme kararı bulunmuyor." dedi.
ABD ile İran arasındaki teknik düzeydeki görüşmelerin ise kesintiye uğramadığını vurgulayan Ensari, şunları kaydetti:
"Teknik toplantılar farklı formatlarda devam ediyor ve etmeye devam edecek. Son dönemde yaşanan gerilimlere rağmen bu temaslar hiç durmadı. Arabulucu ülkeler, taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak ve müzakere sürecini ilerletmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor."
Müzakerelerin yalnızca İran’ın nükleer programıyla sınırlı olmadığını belirten Ensari, tarafların aynı zamanda İran’ın dondurulmuş varlıkları başta olmak üzere birçok başlığı birlikte ele aldığını söyledi.
"Dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran fonu henüz Tahran'a aktarılmadı"
İran’a ait 6 milyar dolarlık dondurulmuş fonun bugüne kadar Tahran’a aktarılmadığını belirten Ensari, “Bu paranın serbest bırakılması Washington ile Tahran arasında varılacak mutabakata bağlıdır." diye konuştu.
"Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kabul edilemez"
Katar’ın önceliğinin boğazdaki deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Ensari, ülkesinin bu konuda Umman ile koordinasyon halinde çalıştığını belirtti.
Ensari, "Önceliğimiz Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanması ve bölgede döşenen mayınların temizlenmesidir." diyerek seyrüsefer serbestisinin tüm Körfez ülkeleri açısından vazgeçilmez bir hak olduğunu, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ya da deniz trafiğinin herhangi bir tarafça engellenmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.
Boğazdaki son gerilim sırasında çatışmaların büyümesini önlemek amacıyla doğrudan iletişim hattının devreye alındığını açıklayan Ensari, bu mekanizmanın son olayların kontrol altına alınmasına katkı sağladığını ifade etti.
Fransa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme çalışmalarına verdiği desteği de memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ensari, bu katkının uluslararası deniz güvenliği açısından önemli olduğunu kaydetti.
Hürmüz Boğazı’ndaki krizin yalnızca bölge ülkelerini değil küresel ticareti ve enerji güvenliğini de ilgilendirdiğini söyleyen Ensari, bu nedenle uluslararası bir çözüm gerektirdiğini ifade etti.
Ensari, Katar’ın yalnızca ABD-İran anlaşmasına değil aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanmasına ve ateşkesin sürdürülmesine de odaklandığını belirtti.