Ana içeriğe geç

CHP'li Kuşoğlu: Kurultay en geç Mart'ta

Eylül ayından itibaren kurultay sürecinin başlatılacağını söyleyen Kuşoğlu, kurultayın aralık-şubat döneminde, en geç martta yapılması gerektiğini ifade etti.

CHP'li Kuşoğlu: Kurultay en geç Mart'ta
Odatv
16

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, mutlak butlan kararının "delege iradesinin para ve maddi menfaatle sakatlanması" sonucu ortaya çıktığını belirterek, "Mutlak butlanın sebebi partiyi satanlar ve satın alanlardır" dedi. Eylül ayından itibaren kurultay sürecinin başlatılacağını söyleyen Kuşoğlu, kurultayın aralık-şubat döneminde, en geç martta yapılması gerektiğini ifade etti.

Kuşoğlu, Habertürk TV’de yaptığı açıklamalarda, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bölge Adliye Mahkemesinden kararın Yargıtay’a intikaliyle ilgili konuşan Kuşoğlu, bunun olağan bir hukuki prosedür olduğunu belirterek, "İstinaf’tan, temyiz için Yargıtay’a gidiyor. Karar çıktıktan sonra genel merkez, yani parti tarafından temyiz başvurusu yapılmıştı. Onun gereği yapılıyor" dedi.

Kuşoğlu, mutlak butlan sürecine ilişkin şunları söyledi:

"Bu dava bir anlamda Cumhuriyet Halk Partisinin bölünme sürecine girmesine yol açtı. Cumhuriyet Halk Partisi dünyanın en eski partilerinden bir tanesi, 103 yıllık bir parti. Şimdi 38’inci Kurultay iptal edildi ve mahkeme kararıyla 38’inci Kurultay öncesine dönüldü. Yani parti Kemal Kılıçdaroğlu’na veya ekibine verilmiş değil. Mahkeme diyor ki 38’inci Kurultay usulüne uygun yapılmadığı için öncesine dönülmesi lazım. Öncesindeki seçilmiş yönetim kimse onların iş başına gelmesi gerekiyor. Peki neden mutlak butlan kararı verildi? Mutlak butlanın nedenini de kimse sormuyor. Mutlak butlan kararının verilmesinin sebebi, kurultay delegelerinin iradesinin sakatlanması.

Neyle sakatlanması? Parayla, maddi menfaat karşılığında sakatlanması. Yani birileri kurultay delegelerini satın almış. Birileri partiyi satın almaya kalkmış, para vermiş. Her partinin kurultayında, kongresinde, hatta derneklerde bile çanta dağıtılır, bloknot dağıtılır, dolma kalem dağıtılır, yemeğe götürülür, eşantiyonlar verilir. Fakat burada çok önemli menfaatler ve para dağıtılmış, döviz dağıtılmış. Bunu biz baştan, o tarihlerde fark edemedik.

Hatta bu şaibeler söz konusu olduğu zaman Sayın Kılıçdaroğlu’nun, 'Partiyi bunlarla yıpratmayın, Cumhuriyet Halk Partisinde böyle şeyler olmaz.' diye bir paylaşımı vardı. Ama arkasından soruşturma derinleşince, ki soruşturmaya sebep olanlar da aralarında para yüzünden anlaşamayanlar, yani aldım-verdime ve para meselesine düşenlerdi, mahkemeye gitmişler. Bursa’daki mahkeme dosyayı Ankara’ya intikal ettirmiş ve bu aşamaya kadar gelinmiş. Yani mutlak butlanın sebebi partiyi satanlar ve satın alanlardır. Maalesef o noktadan buralara kadar gelindi. Mutlak butlan, delege iradesinin, yani partinin satın alınması sonucu ortaya çıkmış. Bu da parti için yüz karası bir durum. Atatürk’ün partisinde böyle bir şeyin olmaması lazımdı."

"DUYGUSAL BİR KOPUŞ"

Yeni parti kurulacağı söylemlerlerine ilişkin soruya Kuşoğlu, şu sözlerle yanıt verdi:

"Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılmak isteyenlerin daha farklı bir düşüncesi veya ideolojisi var mı? Farklı bir sosyolojiye mi oturdular? Farklı bir tabanda mı siyaset yapacaklar? Böyle bir açıklama yok zaten. 'Cumhuriyet Halk Partisi Atatürkçü, cumhuriyetçi ve sosyal demokrat bir parti. Biz bu fikirleri benimsemiyoruz, Atatürkçü değiliz, cumhuriyetçi değiliz, sosyal demokrat değiliz.' şeklinde bir açıklama yok. Zaman zaman duyuyorum, ne kadar doğru bilmiyorum ama 'Dört eğilimi birleştiren bir parti olacağız.' deniyor. Resmî bir açıklama henüz yapılmadı. Biraz CHP’den kopup daha merkeze, liberal politikalara kayan bir parti olacak gibi görünüyor. Ama dünya o tarafa gitmiyor.

Özellikle bizim düşüncemiz; bu dönemde eğitimde, sağlıkta, tarımda, enerjide, yüksek teknolojide ve dış politikada kamunun daha fazla devreye girmesidir. Öyle bir döneme girdik. Dünyayı takip ediyorsunuz. Böyle bir gelişme varken liberal bir parti kurmak, dört eğilimi birleştirmek... Anlayamıyorum. Mesela bu hafta İngiltere’de bir çelik şirketi kamulaştırıldı. Bütün dünyada böyle eğilimler varken liberal bir parti kurmak, dört eğilimi birleştirmek biraz anlaşılmaz geliyor. Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılmalarının sebebini bir sosyolojiye, ideolojiye veya fikrî ayrılığa dayandıramıyorum. Herhâlde duygusal bir kopuş bu.

Kafa karışıklığı. Çünkü bu sistemde, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde partiler iktidar oluyorlar mı? Mecliste 600 milletvekili var. Yüzde 60 oy alıp 360 milletvekili çıkarsa bir parti iktidar olabilir mi? Olamaz. Ancak cumhurbaşkanı adayı kazanır ve yüzde 50 artı 1 alırsa iktidar olabiliyorsunuz. Böyle bir sistem var. Partiler iktidar olmuyor. Dolayısıyla bunu da anlamak mümkün değil. 'Cumhuriyet Halk Partisi tam iktidar oluyordu, iktidara gidiyordu. Geldiniz, mutlak butlanla partiyi böldünüz.' deniyor. Öyle bir şey yok ki. Partiler iktidar olmuyor."

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ 103 YILLIK BİR PARTİ, BİR MARKA, BURAYI KİMSE TERK ETMEZ"

Kuşoğlu, illetvekillerinin ve belediye başkanlarının ayrılıp ayrılmayacağına ilişkin soruya, "Zaman zaman konuşuyoruz tabii. Sonuçta bir partiydik biz. 2023 Kasım’ından sonra, ben kendi adıma siyaseti noktalamıştım. En azından siyaset bitmez ama bir virgül koymuştuk. Kemal Bey de aynı şekilde. Ama bu kararla tekrar dönmek zorunda kaldık. Sıkıntılar olmasına rağmen görüşüyorduk. Gördüğüm kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi milletvekillerinin çok büyük bölümü ve belediye başkanlarımızın çok büyük bölümü kopmayacak. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık bir parti, bir marka. Burayı kimse terk etmez." yanıtını verdi.

"KILIÇDAROĞLU'NA KARŞI KAMUOYUNDA BİR TEPKİ YOK"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun halktan tepki gördüğü söylemlerinin sorulması üzerine Kuşoğlu, şöyle dedi:

"Halkta, kamuoyunda öyle bir tepki yok. Bu karardan sonra iki kere İstanbul’a gittik, geldik. Ankara’da zaman zaman bazı etkinliklere katılıyoruz. Ben çok büyük bir sevgi seli gördüm. Vatandaşların koşarak gelmesi, fotoğraf çektirmek istemesi, sarılması... Bunların bazıları da yayımlandı. Gerçekten durum böyle. Ama sosyal medyada öyle para harcanmış, medyada Kemal Bey maalesef öyle olumsuz bir şekilde takdim edilmiş ki partiden bir grup böyle görüyor. Sosyal medyada görüyorsunuz. Sürekli hakaret ediliyor, küfrediliyor, affedersiniz. Sürekli profesyonelce hedef alınıyor. Tabii bunlar özellikle yapay zekâyla yapılan işler. Kötü gösterilmeye çalışılıyor, çalışılmış. Bununla ne murat ediliyor, onu da anlamak mümkün değil. Böyle bir politikayla iktidar olmak da mümkün değil."

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler