Ana içeriğe geç

Yunanistan’ın akbabası bize milyar dolarlar kazandıracak!

Özay Şendir Milliyet'te yazdı: Yunanistan’ın eski Başbakanı Samaras. Türkiye ile diyalog politikasına yalanlar üzerinden karşı çıktığı için Başbakan Miçotakis tarafından Yeni Demokrasi’den ihraç edilmiş birisi bu Samaras.

Yunanistan’ın akbabası bize milyar dolarlar kazandıracak!
Yeni Akit Gazetesi
16

Özay Şendir Milliyet'te yazdı: Yunanistan’ın eski Başbakanı Samaras. Türkiye ile diyalog politikasına yalanlar üzerinden karşı çıktığı için Başbakan Miçotakis tarafından Yeni Demokrasi’den ihraç edilmiş birisi bu Samaras.

Bir süredir ortalıkta zehir saçamıyordu, seçimler öncesinde yine kafayı gösterdi.

İsrail’in Ermeni soykırımı iddialarını kabul etmesinden Yunanistan’ın faydalanması gerektiği açıklamasını yaptı ve “katledilen” Yunanlılar için benzer bir yasanın çıkarılması çağrısını yaptı.

Yunanistan, Akbaba Samaras’ın önerisine uyarsa Türkiye olarak milyar dolarlar kazanabiliriz.

Nasıl diyeceksiniz anlatayım, Türkiye, Lozan Antlaşması sırasında Yunanistan’dan savaş tazminatı olarak sadece Edirne’nin Karaağaç Köyü’nü aldı.

Aslında Karaağaç’ı tazminat olarak önerenler Avrupalılar oldu, iç karışıklık yaşayan Yunanistan’ın parası olmadığı tezini savundular.

İsmet İnönü, halen işgal altında olan İstanbul ve diğer önemli meseleleri göz önünde bulundurarak bu tazminata olumlu baktı.

Başbakan Rauf Bey, “Gerekirse Yunanla yeniden savaşırız” diyerek Karaağaç’ın tazminat olarak alınmasını kabul etmedi.

İkili arasındaki şifreli telgrafların dili giderek sertleşti, İsmet Paşa, Rauf Bey’e, “Ben müzakerelerden ayrılırım, burada olmaya meraklı Maliye Bakanı’nı yollayabilirsin” diye telgraf çekti. Konu Mustafa Kemal Atatürk’e iletildi, Atatürk, Nutuk’ta iki tarafa da sert müdahalede bulunduğunu anlattı.

Her neyse Türkiye, Yunanistan’ın durumu olmadığı için verilen zararın binde biri olmayan bir tazminatı o dönem kabul etti.

Atina bugün Lozan’ı takmadığına, Lozan Antlaşması’nda belirtildiği gibi Midilli, Sakız, Sisam, Ahikerya, Limni ve Semadirek adalarını silahlandırdığına göre Türkiye’nin de Lozan’da karara bağlanmış bir maddeyi yeniden tartışmaya açmaya hakkı var.

Kaldı ki Yunanistan yapılmış anlaşmalara rağmen bugün Almanya’dan 1. ve 2. Dünya savaşlarının tazminatı olarak 320 milyar Euro istemiyor mu?

Bu rakamın pazarlığı için Almanya’ya müzakerelere başlama notası vermediler mi?

Akbaba Samaras’ın İsrail’in attığı adımdan faydalanma ve benzerini yapma çağrısı Türkiye için bulunmaz nimet.

Hem Balkanlar’daki hem Arnavutluk Çamerya’daki hem de Anadolu’da yaşananları toplu bir soykırım yasasında toplayabilir hem de Anadolu’daki soykırımlar için milyarlarca dolarlık tazminat talep edebiliriz.

Yunanistan’dan savaş tazminatı istemek için o kadar çok belge var ki...

26 Ekim 1921’de dönemin Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’in İtilaf Devletleri’nin dışişleri bakanlarına yolladığı, Yunan ordusunun Sakarya Savaşı’nın ardından çekilirken her yerde yaptığı katliamı anlatan ve protesto eden mektubu mesela.

ABD İstanbul Başkonsolos Yardımcısı James Loder Park’ın Manisa Yangını Raporu,

Fransa Temsilcisi Henry Franklin Bouillon’un yine Manisa yangını tespitleri,

Uşak Yangını, sonra işgal döneminin Yalova Katliamı, Karatepe Katliamı, Bilecek Katliamı, Menemen Katliamı, Orhangazi, Yenişehir, Armutlu katliamları, Bergama Baskını…Liste uzayıp gidiyor. Bunlar yabancı kaynaklarda olanlar ama bir de yerli kaynaklarımız var.

Tetkik-i Mezalim ve Tetkik-i Fecayi komisyonlarının raporları işgal yılları değilse de kaçan Yunan ordusunun barbarlıklarını tespit edip kayıt altına almıştı.

Tüm bunlar Yunanistan’dan savaş tazminatı istemek için yeter de artar bile.

Akbaba Samaras ve türevleri, Nazi işgali sırasında Yunanistan’da yaşanan Büyük Açlık’ı (Megali Limos) dünyaya duyuranın ve sonra Türkiye’den giden yardımları organize eden kişinin Kızılay delegesi Saim Umar olduğundan asla bahsetmezler...

Akbaba Samaras, doğasının gereğini yapıp tarihin karşılıklı acılar kısmından kendine fayda sağlamaya çalışıyor, benim gibi barışın iki ülkenin de menfaatine olduğunu savunanlar Kızılay’ın Pire’ye yolladığı yiyecek ve elbise dolu gemileri, İtalyanlara karşı Yunan adalarındaki direnişe cephane yardımında bulunan Türkiye’yi konuşmayı tercih ediyor...

Geçmiş ya da bugün fark etmez, İsrail’in kuyruğuna takılmak, Türkiye ile kavgasında İsrail’in maşası olmak Yunanistan’a bir fayda sağlamayacak.

Verilen kavga bugünün tarihini yazma sorumluluğunu Samaras gibi akbabalardan alıp, güvercinlere teslim etmenin kavgasıdır.

Yunanistan tarihinin en büyük siyasi yolsuzluğu Novartis Skandalı’ndan Yunanistan mahkemeleri tarafından aklanmış olduğu için Samaras’a banka hesabı kirli bir adamsın diyemem ama Samaras’ın beynindeki kirin Atina-Ankara ilişkileri açısından yarattığı sorunları da görmezden gelemem.

Bugün düşmanlıktan beslenmeye çalışan Samaras’ın Başbakan olduğu dönem, Yunanistan Ordusu’ndaki maaşların AB baskısıyla ciddi oranda kesildiği, Mirage ve F-16 savaş uçakları ile yedek parça bekleyen denizaltı ve gemilerin harbe hazırlık seviyesinin en düşük olduğu dönemdir.

Türk-Yunan ilişkilerinde politika düşmanlık üzerine kurulacaksa Samaras gibi Yunanistan Ordusu’nu çökerten birini Başbakan olarak görmek isteriz.

Eğer çabamız barış, ortak acıların üzerine birlikte bir gelecek inşa etmek olacaksa Samaras sadece leş yiyen bir akbabadan fazlası değil bizim için.

En büyük akbaba 150 santim boyunda ve sadece 15 kilogram ağırlığındadır, iyi niyet varsa Samaras’ın gölgesi de en fazla bu kadar etkili olur zaten…

Kaynağa Git

İlgili Haberler