Ankara – NATO zirvesi öncesinde Ankara’da düzenlenen operasyonlarda ev baskınlarıyla gözaltına alınan 209 kişiden 103’ü tutuklandı, 26’sı hakkında ev hapsi kararı verildi. Son olarak ise Nagehan Kurt, Semiha Eyilik, Türkan Albayrak, Sevcan Akdoğan, Vedat Doğan ve Selda Özçellik hakkında tutuklama kararı verildi.
Akademisyenler, gazeteciler, avukatlar, çevre savunucuları ve siyasi parti yöneticilerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda ismi kapsayan soruşturma ve tutuklamalara ilişkin Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, “Gerçek teröristlerin kim olduğunu tüm halk biliyor; bu operasyon antiemperyalist sesleri susturma operasyonudur” dedi.
"Gözaltılar gizli yürütülen bir kaybetme operasyonuna dönüştürüldü"
NATO zirvesi öncesi yapılan gözaltıları ‘gayrimeşru’ olarak değerlendirerek gizli yürütülen bir kaybetme operasyonuna dönüştürüldüğünü söyleyen Karaca, “İnsanların nereye götürüldüğü ailelerine de avukatlarına da açıklanmadı. Tek tek emniyet müdürlüklerini ve jandarma karakollarını arayarak sormak zorunda kaldık” diye aktardı.
Adliye sürecinde yaşananlardan bahseden Karaca, “Adliyede savcıyla görüşmek isteyen avukatların ve baro temsilcilerinin önü kolluk güçlerince kesildi. Adliyede adeta sıkıyönetim vardı. Sorgu için bekleyenlere su dahi verilmedi. Gözaltına alınanlar savcılık sorgusu için beklerken avukatlarının yanlarında durması keyfi şekilde engellendi, şiddete uğradılar” dedi.
"'NATO güvenliktir’ diyenlere de ders bu tablo"
Tutuklananlar arasında Halkevleri GYK Üyesi Hediye Yıldırım, Umut-Sen sözcülerinden Burcu Arıkan, Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, ÇHD’li avukatlar Av. Semra Demir, Av. Kürşat Bafra, TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer ve Doç. Dr. Emel Memiş’in de aralarında bulunduğu akademisyenler, gazeteciler, avukatlar, sendikacılar, siyasi parti yöneticileri, gençlerin tutuklandığının altını çizen Karaca, “NATO zirvesi öncesinde antiemperyalistlere yönelik bu operasyon, hukuki bir soruşturma görüntüsü altında siyasi bir gözdağı operasyonu. İktidar, savaş politikalarına, emperyalist askeri ittifaklara ve NATO’ya karşı çıkan sesleri susturmak istiyor. Ama durum o kadar absürt bir noktada ki, kuş gözlemine giderken maden işçilerine selam verme suçu icat edildi TEMA gönüllülerine! ‘NATO güvenliktir’ diyenlere de ders bu tablo. Kuş gözlemine giderken işçiye selam verme suçu icat eden iktidar NATO’nun güvenlik konseptini uyguluyor” diye konuştu.
"Adı konulmamış OHAL yönetimini olağan hal haline getirme derdindeler"
NATO gözaltıları ve tutuklamalarıyla ülkede “gayrihukukilik, gayrimeşruluk, keyfilik” düzeninde çıtanın yükseltildiğini söyleyen Karaca, “Sıkıyönetim uygulamalarını, adı konulmamış OHAL yönetimini olağan hal haline getirme derdindeler. Tutuklamalar “Türkiye Cumhuriyeti devletinin terörle anılan bir ülke olması gayreti içerisinde” olmaları gerekçesiyle yapıldı ama tek bir delil bile yok insanların terör örgütü üyesi olduklarına dair. Ama NATO’nun bizzat kendisinin terör örgütü olduğu, NATO zirvesi öncesi halka verilen bu gözdağının NATO’nun tarihsel olarak tüm dünyada uyguladığı gladyo yöntemleriyle yapıldığı açık” dedi.
"Gerçek teröristlerin kim olduğunu tüm halk biliyor"
İktidarın, Filistin katliamını gerçekleştiren İsrail’e ve onu koruyan kollayanlara “terörist” dediğini hatırlatan Karaca, “Kendi eliyle Filistin protestoları düzenlemişti. Halkın kalbi katil ABD’ye nefretle dolu, Trump’ın dökülen kanda, uygulanan katliamda başrolde olduğunu, gerçek teröristlerin kim olduğunu tüm halk biliyor. Ama şimdi tek adam rejimi halkların başına bela olan terör aygıtı NATO ve Trump için memlekette terör estirirken buna karşı yurtseverleri, antiemperyalist güçleri ‘terör’ parantezine alarak suç uyduruyor” diye konuştu.
"Daha örgütlü bir biçimde hayır dememiz gerekiyor"
Karaca, operasyonların örgütlenme ve dayanışmanın hedefe konması anlamına geldiğini söyleyerek “Savcılık “silahlı terör örgütü üyeliği” gibi iddialarla gözaltına alınanlara üniversitelerin bahar şenliklerinden, maden işçilerine destek açıklamalarına, şüpheli kadın ölümleri eylemlerine, 1 Mayıs mitinginden 6 Mayıs anmasına kadar pek çok etkinlik ve eyleme ilişkin, sanki bunlar suçmuş gibi sorular sordu. Yükselttikleri bu gayrihukukilik, gayrimeşruluk, keyfilik çıtası NATO zirvesi sonrasında da kalıcı olsun istiyorlar. Halkın bir araya gelip tepkisini gösterdiği, öfkesini açık ettiği her mecranın, her örgütlenmenin her dayanışmanın hedefe konması demek bu. Bu tabloyu normalleştirmeye ve bundan sonrasının rutin uygulaması haline getirmeye çalışıyorlar. Buna izin vermemek için NATO’ya da NATO terör örgütüne ev sahipliği yapanlara da daha güçlü daha örgütlü bir biçimde hayır dememiz gerekiyor. Halk gerekeni yapacaktır” dedi.