İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), kültür ve sanat hayatımızın en üretken isimlerinden biri olan Işık Noyan’ın vefat ettiğini derin bir üzüntüyle paylaştı. Yüksek entelektüel birikimi, mesleki titizliği ve zarif duruşuyla hem Ankara hem de İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde silinmez izler bırakan Noyan’ın vefatı, sanat dünyasında büyük bir boşluk yarattı.
İDOB tarafından yapılan anma açıklamasında, usta sanatçının sanata adanmış ömrü, üretkenliği ve bıraktığı kültürel mirasın daima saygıyla hatırlanacağı vurgulandı.
SARTRE’IN ESERLERİNE HAYAT VEREN KALEM
Işık Noyan, özellikle Fransız tiyatrosunun ikonik eserlerini Türkçeye adapte ederek eşsiz bir kültürel köprü kurdu. Varoluşçuluk akımının öncüsü Jean-Paul Sartre’ın kaleme aldığı tüm tiyatro oyunlarını eksiksiz şekilde Türkçe'ye kazandıran sanatçı, çeviri dünyasında bir ekol haline geldi.
Başarılarla dolu kariyeri boyunca Noyan; sadece tiyatro çevirileriyle sınırlı kalmayıp özgün bale librettoları, çocuk oyunları, televizyon yapımları ve belgesel tercümelerine de imza atarak çok yönlü bir sanat insanı olduğunu kanıtladı.
SON YOLCULUĞUNA BUGÜN UĞURLANIYOR
Usta yazar ve dramaturgun cenaze programı da netleşti. Işık Noyan’ın cenazesi, bugün öğle namazını müteakip Maltepe Merkez Camisi’nde kılınacak cenaze namazının ardından kaldırılacak. Sanatçının naaşı, dualarla Ümraniye Kocatepe Mezarlığı’na defnedilerek son yolculuğuna uğurlanacak.
BAŞARILARLA VE ÖDÜLLERLE DOLU BİR ÖMÜR: IŞIK NOYAN KİMDİR?
İstanbul’da dünyaya gelen Işık Noyan, kalbinin sesini dinleyerek Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Burada hem Fransız Dili ve Edebiyatı hem de Tiyatro bölümlerini başarıyla tamamladı. Akademik vizyonunu uluslararası boyuta taşımak adına 1972-1975 yılları arasında Paris’te dramaturji eğitimi aldı ve aynı süreçte Fransız edebiyatı üzerine kapsamlı bir lisansüstü tez hazırladı.
Türkiye’ye dönüş yaptıktan sonra sanat disiplinini yazıya döken Noyan, çeşitli gazete ve dergilerde tiyatro eleştirileri ve tanıtım yazıları kaleme aldı. 1975-1988 yılları arasında Ankara Devlet Opera ve Balesinde görev alarak Türkiye'ye gelen yabancı rejisörlere çevirmenlik yaptı; ardından kurumun Dış ve Halkla İlişkiler Müdürü olarak idari sorumluluklar üstlendi.
Deneyimli sanatçı, 1990-2007 yılları arasında ise İDOB çatısı altında dramaturg ve yazar olarak üretmeye, Türk operasına ve tiyatrosuna kalıcı eserler bırakmaya devam etti.