İnegöl ilçesindeki Oylat Deresi'nin batı kıyısında yer alan ve Türkiye'nin en büyük ikinci gezi mağarası olan 3 milyon yıllık Oylat Mağarası, vandalların hedefi oldu. 750 metre uzunluğu ve eşsiz doğal yapısıyla her yıl 350 bine varan ziyaretçiyi ağırlayan mağaranın duvarlarına sprey boyalarla yazılar yazıldığı tespit edildi. Ziyaretçilerin de büyük tepkisini çeken bu görüntüler, nadide doğal mirasın gördüğü zararı gözler önüne serdi.

"KAZIMAK YASAK, ÇAMURLA KAPATIYORUZ"
Mağaranın tabiat ve doğal varlık olarak özel koruma altında olduğunu hatırlatan işletmeci Nurcan Yılmaz, temizlik sürecindeki çaresizliklerini, "Biz bu duvar yazılarını temizlemek için bunları kazıyamıyoruz. Yazıları silebilmemiz için kazımamız gerekiyor ancak bu da yasak. Çünkü bu da bir zarar anlamına geliyor. Bu nedenle kazıyamıyoruz. Bunun yerine, mağaranın içindeki kendi orijinal çamuruyla üzerlerini sıvayarak bu tahribatı o şekilde tolere etmeye çalışıyoruz ama bu gerçekten çok üzücü bir durum. Vatandaşlarımızdan da bu hassasiyeti tekrar tekrar göstermelerini özellikle rica ediyoruz. Çünkü buranın emsali yok, yeri doldurulamaz. İkinci bir Oylat Mağarası yok. Bu nadide esere hayranlıkla bakmak gerekir, ona zarar vermek değil" sözlerleriyle anlattı.

"ÇÖP ATILMASI DİĞER TAHRİBATLARIN YANINDA SEVİMLİ KALDI"
Mağara içerisinde yalnızca yazı yazılmadığını, aynı zamanda sarkıt ve dikitlere zarar verildiğini ve çevre kirliliği yaşandığını belirten Yılmaz, "Yaşananlar gerçekten çok üzücü. Mağaradaki kamera sistemimizden görüyoruz ki milyonlarca yılda oluşmuş nadide eserlere zarar veren, yazı yazan, kırmaya dökmeye çalışan maalesef hatırı sayılır sayıda ziyaretçimiz oluyor. Bu alan, tabiat ve doğal varlık olarak kabul edildiği için özel koruma altındadır. Dolayısıyla burada yapılan tahribat aslında çok ciddi bir suçtur. Ben isterdim ki insanları, ‘Bunun karşılığında şu ceza var’ diye korkutmak zorunda kalmayalım. Böyle bir gereklilik olmasın. Ayrıca çöp atılması da bütün alanda çok muzdarip olduğumuz bir sıkıntı. Artık bunlar, diğer tahribatların yanında sevimli bile kaldı. Vatandaşlık bilincinin gelişmesi tabii ki çok önemli. Burada bunu bir kez daha anlıyoruz. Çünkü burası, dediğim gibi, eşi ve emsali olmayan, telafisi mümkün olmayan bir alan." dedi. (DHA)