Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Türk savunma sanayisinin NATO’nun ihtiyaç duyduğu endüstriyel dönüşümün itici güçlerinden biri olmaya hazır olduğunu belirtti.
Görgün, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara’da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, forumun etkilerinin ve sonuçlarının uzun yıllar hissedileceğini belirterek, katılımcıları Ankara’da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti.
Savunma Sanayii Forumu’nun bu yılki zirvenin “merkez parçası” olduğunu vurgulayan Görgün, bunun müttefiklerin geleceği açısından savunma sanayisinin taşıdığı stratejik önemin daha iyi anlaşılmasından kaynaklandığını söyledi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin savunma sanayisini öncelikli gündem haline getirmesinin foruma ayrı bir anlam kattığını dile getiren Görgün, “Bu forumu gerçekten eşsiz kılan bir diğer unsur da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde savunma sanayisinde benzeri görülmemiş bir büyüme sergileyen Türkiye’de gerçekleştiriliyor olmasıdır.” dedi.
Forum hazırlıklarının NATO Sekreterliği ile yakın iş birliği içinde yürütüldüğünü belirten Görgün, “Forumdan beklentilerin yüksekliği karşısında, NATO Sekreterliği ile yakın iş birliği içinde her ayrıntıyı bir kuyumcu titizliğiyle planladık.” ifadelerini kullandı.
Katılımcı profilinin bu yıl hem nitelik hem de nicelik bakımından en yüksek seviyeye ulaştığını kaydeden Görgün, katılımcılara sergilenen savunma sanayi ürünlerini incelemeleri çağrısında bulunarak, “Özellikle KIZILELMA’yı yakından tanıma fırsatını kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.” diye konuştu.

“ENDÜSTRİYEL KAPASİTEMİZİ GÜÇLENDİRMELİYİZ”
NATO’nun son yıllarda savunma üretim kapasitesini artırmaya yönelik aldığı kararlara değinen Görgün, Vilnius Zirvesi’nde Savunma Üretim Eylem Planı’nın açıklandığını, Washington Zirvesi’nde Endüstriyel Kapasiteyi Genişletme Taahhüdü üzerinde uzlaşı sağlandığını anımsattı.
Lahey Zirvesi’nde savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ine çıkarılması yönündeki taahhüdün de ittifakın endüstriyel genişleme konusundaki ortak iradesini ortaya koyduğunu belirten Görgün, son yıllarda yaşanan savaşlar ve güvenlik krizlerinin savunma mimarisini yeniden şekillendirdiğini ifade etti.
“Kesin olan, çok az zamanımızın bulunduğu, endüstriyel kapasitemizi güçlendirmemiz gerektiği ve hiçbir ülkenin bu yükü tek başına omuzlayamayacağıdır.” diyen Görgün, NATO hedeflerine ancak müttefiklerin birlikte hareket etmesiyle ulaşılabileceğini vurguladı.
Görgün, “Türk savunma sanayisi olarak NATO’nun ihtiyaç duyduğu endüstriyel dönüşümün itici güçlerinden biri olmaya hazırız.” dedi.

“YÜKSEK OLGUNLUKTA ÇÖZÜMLER SUNUYORUZ”
Türk savunma sanayisinin zirvenin ana temaları arasında yer alan birçok alanda ileri teknoloji çözümler geliştirdiğini belirten Görgün, silahlı insansız hava araçları, derin vuruş sistemleri, uzay teknolojileri, hava savunma sistemleri ve dron tehditleriyle mücadelede yüksek olgunluk seviyesine ulaşıldığını söyledi.
“NATO güçleri halihazırda ürünlerimizi sahada başarıyla kullanıyor.” diyen Görgün, İspanya ile modern jet eğitim uçağı alanındaki iş birliği, Polonya’daki elektronik harp ve sınır güvenliği projeleri ile Romanya, Macaristan ve Estonya’nın kara ve deniz envanterlerinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaları örnek gösterdi.
Polonya’da konuşlu Bayraktar TB2 filosuna yönelik faaliyetlerin de transatlantik dayanıklılığı artırdığını belirten Görgün, bu kabiliyetleri NATO şemsiyesi altındaki yeni girişimlere de taşımayı hedeflediklerini ifade etti.
Son yıllarda Çok Alanlı Harekat ve İnovasyon Sürekliliği gibi etkinliklere ev sahipliği yaptıklarını, NATO bünyesindeki teknik çalışmalara da destek sunduklarını dile getiren Görgün, forumun ittifakın geleceğine önemli katkılar sağlamasını temenni ederek katılımcıları Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) tesislerinde düzenlenecek resepsiyona davet etti.