Analistler, Ankara'daki NATO Zirvesi'yle ilgili, Türkiye'nin İttifak içinde ve Avrupa savunmasında vazgeçilmez güç olduğunu vurguladı.
7-8 Temmuz'da Ankara'da gerçekleşen NATO zirvesini değerlendiren yabancı düşünce kuruluşları Türkiye'nin güvenlik denkleminin merkezinde olduğu görüşünde birleşti. Türkiye; Avrupa güvenliği, Ortadoğu diplomasisi ve yeni savunma mimarisinin merkezindeki ülkelerden biri olarak görülmeye başladı. Washington merkezli Atlantic Council Türkiye Programı Direktörü Defne Arslan; "Ankara, küresel güvenlik mimarisinin hem gerçek hem de sembolik kavşak noktası olduğunu gösterdi" ifadelerini kullandı. Joze Pelayo imzalı yazıda da; İran savaşı sonrasında Körfez ülkelerinin güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirdiğini, Türkiye'nin kilit ortak olduğu ifade edildi. Pelayo'ya göre, Türk savunma sanayisinin üretim kapasitesi, ABD'nin teknoloji paylaşımını sınırlandırdığı alanlarda ortaya çıkan boşluğu dolduruyor.
TRUMP'IN F-35 MESAJI
Atlantic Council'den Grady Wilson, "Zirveden Çıkan 11 Sonuç" başlıklı yazısında Trump'ın F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye satışı konusunda kesin bir karar açıklamasa da Başkan Erdoğan ile olan ilişkisini, Türkiye'nin Suriye'deki rolünü ve Gazze ile İran başta olmak üzere bölgesel diplomaside üstlendiği görevleri hatırlatarak olumlu mesaj verdiğini yazdı. Wilson, Kongre'deki havanın da değişmeye başladığına işaret ederek, Türkiye'nin yeniden F-35 programına dahil olmasının Washington'da daha olumlu bakıldığını söyledi.
ABD'li Council on Foreign Relations Başkanı Michael Froman, Trump'ın; "Salonda çok fazla sevgi vardı, çok fazla birlik vardı" sözlerini referans göstererek: "Zirve, NATO içerisinde yeni bir krize değil ortak hareket etme anlayışını güçlendirerek sonuçlandı" değerlendirmesini yaptı. İngiliz ekonomist Timothy Ash değerlendirmesinde Türkiye'nin NATO'nun kontrolden çıkabilecek ağır toplarından birini (Başkan Donald Trump) kontrol altında tuttuğunu ifade etti. Timothy Ash'a göre Trump kontrolden çıkabilirdi ancak Başkan Erdoğan ile olan kişisel ilişkisi bu durumun oluşmamasını sağladı. Ash; Trump'ın Türkiye'nin askerî gücüne, savunma sanayisine ve özellikle insansız hava araçları alanındaki başarısına saygı duyduğunu belirterek Erdoğan'ın Washington'a yalnızca diplomatik destek değil, Suriye, Gazze, İran ve Ukrayna başlıklarında somut çözüm önerileri sunduğunu ileri sürdü. Ash, zirvenin ardından Avrupa'nın Türkiye ile savunma sanayii iş birliğini daha da geliştireceğini öne sürdü
ANKARA MERKEZDE
Kanada merkezli Macdonald-Laurier Enstitüsü'nden Dr. Balkan Devlen; Avrupa güvenliğinin geleceğinde Türkiye'nin ağırlığının artacağını savundu. Dr. Devlen'e göre; NATO gelecek için Avrupai bir yapıya dönüşme sürecine girerken Türkiye ve İngiltere merkezde yer alması beklenen iki ülke olacak. Yazısında Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısı, askerî kapasitesi ve jeostratejik konumuna da vurgu yapan Devlen, bu durumun Avrupa ülkelerinde rahatsızlık yarattığını ancak buna rağmen Türkiye'nin güvenlik açısından vazgeçilmez olduğuna dikkat çekti. Chatham House, Bağımsız Düşünce Podcasti'nden General Sir Richard Barrons; Türkiye'nin öneminin sadece jeostratejik konumdan kaynaklanmadığını söyledi. Barrons, "Sahip olduğu savunma sanayisi ve askerî kapasitesi Türkiye'yi NATO'nun vazgeçilmez ülkelerinden biri haline getirdi. Avrupa ülkeleri, ABD'den savunma tedarikine bağımlılığını azaltması halinde oluşabilecek açığı Türkiye karşılayabilecek kapasitede" dedi.
