Güvenlik kaynakları, FETÖ'nün yaklaşık 40 yıl boyunca devletin kritik kurumlarına gizlice sızdığını belirterek, örgütün asker, polis, yargı ve eğitim başta olmak üzere birçok alanda kadrolaştığını ifade etti.
Kaynaklar, Paralel Devlet Yapılanması'na yönelik soruşturmaların özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'ne uzanmasının ardından örgütün 15 Temmuz gecesi gerçek yüzünü ortaya koyduğunu belirtti.

"B planı: Kontrollü darbe söylemi"
Güvenlik kaynaklarının aktardığına göre, FETÖ yönetimi darbenin başarıya ulaşamaması ihtimalini de önceden hesapladı. Bu kapsamda örgüt, darbe girişiminin başarısız olmasının hemen ardından "kontrollü darbe" iddiasını uluslararası kamuoyuna taşıyacak bir propaganda stratejisini devreye soktu.
Kaynaklar, bu söylemin örgütün darbe sonrasında oluşturduğu ikinci aşama algı operasyonunun temelini oluşturduğunu ifade etti.

"Enver Altaylı yönlendirdi"
Güvenlik kaynakları, söz konusu propaganda faaliyetinin merkezinde Enver Altaylı'nın bulunduğunu belirtti.
Kaynaklara göre Altaylı'nın, FETÖ'nün üst düzey yöneticileriyle uzun yıllara dayanan ilişkisi bulunuyor. Soruşturma dosyalarına yansıyan kayıtlarda, FETÖ mensuplarınca hazırlanan ve "kontrollü darbe" iddiasının temelini oluşturan İngilizce rapor üzerinde yayımlanmadan önce çalışma yaptığı ve örgüte bu konuda yönlendirmelerde bulunduğu öne sürülüyor.
Kaynaklar, daha sonra bu raporun FETÖ bağlantılı bir kuruluş tarafından uluslararası kamuoyuna servis edildiğini ifade etti.

"Uluslararası algı operasyonu yürütüldü"
Açıklamada, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından FETÖ'nün yıllardır Türkiye aleyhine kullandığı propaganda yöntemlerini bu kez 15 Temmuz üzerinden sürdürdüğü belirtildi.
Güvenlik kaynaklarına göre, firari FETÖ mensuplarınca hazırlanan raporlar ve propaganda metinleri çeşitli ülkelerde siyasetçilere, düşünce kuruluşlarına ve medya organlarına ulaştırıldı.
"Kaos planı da devredeydi"
Güvenlik kaynakları ayrıca Enver Altaylı'nın bilgisayarında ele geçirildiği belirtilen belgelerde, Türkiye'de ekonomik kriz oluşturulması, toplumsal gerilimin artırılması ve farklı kesimlerin sokağa yönlendirilmesine yönelik değerlendirmelerin yer aldığını aktardı.
Açıklamada, cezaevlerinde isyan girişimlerinden ekonomik baskıya kadar birçok başlığın aynı dönemde örgütün planlamaları arasında bulunduğu öne sürülerek, darbe girişiminin başarısız olmasının ardından farklı yöntemlerle istikrarsızlık oluşturulmasının hedeflendiği ifade edildi.

"Millet B planını da bozdu"
Güvenlik kaynakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla milyonlarca vatandaşın meydanlara çıkmasının yalnızca darbe girişimini değil, darbe sonrasında devreye alınan propaganda ve kaos planlarını da boşa çıkardığını belirtti.
Açıklamada, 15 Temmuz'un yalnızca askeri bir kalkışmanın engellenmesi değil, Türkiye'ye yönelik çok yönlü bir planın bertaraf edilmesi açısından da tarihi bir dönüm noktası olduğu vurgulandı.