ABD ve İsrail’in saldırılarının ardından İran ile başlatılan müzakere süreci sona yaklaştı. İran ile ABD arasındaki yeni müzakere süreci, 12 Nisan 2025’te Umman’ın başkenti Maskat’ta başladı. Görüşmeler doğrudan değil, Ummanlı arabulucular üzerinden yürütüldü.
ABD heyetine Başkan Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff, İran heyetine ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık etti. İlk turdan sonra taraflar görüşmeleri sürdürme konusunda uzlaştı; ikinci tur Roma’da, sonraki turlar ise yeniden Maskat’ta yapıldı.
Ancak süreç, Washington'ın Tahran'a yönelik sert yaptırım adımları, bölgesel gerilimler ve ardından gelen askeri misillemelerle sık sık kesintiye uğradı.
MUHTEMEL ANLAŞMA NELERİ ÖNGÖRÜYOR?
Başlangıçta masadaki ana başlık İran’ın nükleer programıydı: Uranyum zenginleştirme seviyesi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın denetimleri, İran’a yönelik uluslararası yaptırımların kaldırılması ve İran’ın petrol ihracatına erişimi öncelikli müzakere konularıydı. Ancak 2026’da savaşın derinleşmesi, Hürmüz Boğazı’ndaki kriz ve bölgesel çatışmalar dosyayı yalnızca “nükleer müzakere” olmaktan çıkardı.
Uluslararası düşünce kuruluşları ve basına sızan taslak metinlere göre, iki ülke iki aşamalı bir yol haritası üzerinde çalışıyor.
KISA VADEDE NELER BEKLENİYOR?
Reuters başta olmak üzere İngiliz basını ve ABD'li yetkililer, tarafların nihai bir barış anlaşmasının eşiğinde olduğunu belirtiyor. Olası bir imza durumunda petrol fiyatlarında ciddi bir düşüş ve küresel piyasalarda rahatlama dalgası bekleniyor. Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, uzlaşılan maddeleri ön plana koyacak bir anlaşmanın birkaç gün içinde duyurulabileceğini söyledi.
60 GÜNLÜK EK MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLAYACAK
Axios’un aktardığına göre üzerinde çalışılan metin, 60 günlük ateşkes uzatmasını ve bu süre içinde nükleer müzakerelerin başlatılmasını öngörüyor. Eğer çerçeve metin imzalanırsa, nükleer ve füze programlarına dair en zorlu teknik detayların çözülmesi için 60 günlük ek bir müzakere takvimi başlayacak.