Dr. Sevgen, piyasaların şu aşamada en çok Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere odaklandığını belirtti. Boğazda petrol geçişiyle ilgili bir sorun yaşanmadığı sürece küresel çapta büyük bir etki beklemediğini dile getiren Dr. Sevgen, özellikle Japonya, Güney Kore ve Çin gibi Asya ekonomilerinin bölge petrolüne olan yüksek duyarlılığına dikkat çekti. Türkiye’nin ise enerji maliyetleri açısından petrol fiyatlarındaki artışa karşı kırılgan olduğunu kaydeden Dr. Sevgen, buna karşın Rusya ve Azerbaycan’dan gelen boru hatları sayesinde nakil konusunda bir avantaja sahip olduğumuzu vurguladı.
Borsa İstanbul’da 14.300 seviyesi kritik
Borsa İstanbul'daki teknik görünüme dair analizlerini paylaşan Dr. Sevgen, 14.300 puan seviyesinin aşılmasının yön tayini açısından belirleyici olduğunu söyledi. Bu seviyenin altında kalındığı sürece 13.800 civarındaki 100 günlük üstsel ortalamaya doğru geri çekilmelerin yaşanabileceğini hatırlatan Dr. Sevgen, yatırımcıların işlem yapmadan önce yönün netleşmesini beklemesi gerektiğini "net teyit görmek faydalı olur" sözleriyle ifade etti.
Yatırımcılara portföy yönetimi konusunda da tavsiyelerde bulunan Dr. Sevgen, hisse senedi oranının %30-35’in altına düşürülmemesi gerektiğini savundu. Dr. Sevgen, bireysel hisse seçimi yerine iyi yönetilen fonlara veya grup fonlarına yönelmenin daha sağlıklı bir strateji olabileceğini de sözlerine ekledi.
20 bin hedefi masada kalmaya devam ediyor
Yaz aylarının piyasalar açısından genellikle durgun geçtiğini ve hisse bazlı hareketlerin yoğunlaştığını belirten Dr. Sevgen, ağustos sonu veya eylül başı itibarıyla yukarı yönlü hareketliliğin artabileceğine dair beklentisini paylaştı. Anadolu Yatırım olarak yıl sonu için 20.000 endeks hedeflerini koruduklarını yineleyen Dr. Sevgen, Merkez Bankası’nın faiz politikasına dair sinyallerin ve piyasadaki maliyetlerin parayı yeniden borsaya çekebileceğini öngördüğünü belirtti.
Yabancı yatırımcı güven bekliyor
Yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasına giriş yapmamasının temel nedenlerine değinen Dr. Sevgen; devalüasyon korkusu, hukuki belirsizlikler ve regülasyonlardaki sık değişikliklerin en büyük engeller olduğunu dile getirdi. Türk Lirası’nın değerli kalmasının yabancı gözünde ‘dolar bazında pahalı borsa’ algısı yarattığını kaydeden Dr. Sevgen, hukuki güvenin tesisi ve kuralların istikrarı ile yabancı girişinin ancak orta vadede ivme kazanabileceğini ifade etti.
Altın ve gümüşte yatay seyir
Kıymetli madenler tarafında ise yatay bir hareketliliğin hakim olduğunu söyleyen Dr. Sevgen, altında 4.150 dolar seviyesinin aşılması durumunda yeni bir ivme görülebileceğini, ancak şu an 4.000 dolar civarında tutunma çabasının sürdüğünü ifade etti. Gümüşte de 60-62 dolar bandının kritik olduğunu belirten Dr. Sevgen, küçük yatırımcılar arasında altın ve borsa soruları azaldığında piyasada asıl hareketin başlayacağı şeklindeki ‘algı yönetimi’ kuralını anımsattı.