Ana içeriğe geç

YKS’nin ardından üst sıralarda rekabet arttı

Bülten Abonelik

YKS’nin ardından üst sıralarda rekabet arttı
Hürriyet
16

HAFTA sonu yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ardından şimdi öğrencilerin gözü sıralamaya çevrildi. Eğitim Uzmanı Salim Ünsal, sonuçlar açıklanmadan yapılan değerlendirmelerin adayları yanıltabileceğine dikkat çekmekle beraber yılların deneyimine dayanarak şu öngörülerde bulundu:

“Her yıl özeldir, her yılın kendi dinamikleri vardır. Sonuçlar açıklanmadan herhangi bir yılı başka bir yıla benzetmenin bir anlamı yoktur. Bu yıl sadece 2026 yılına benzer. Sonuçlar açıklanmadan, öğrencilerin öznel değerlendirmelerine ya da sınavın zorluk-kolaylık algısına dayanarak yapılacak yorumlar adayları yanıltabilir ve beklentilerini gereksiz yere değiştirebilir. Bu nedenle adayların 22 Temmuz’da açıklanacak sonuçları beklemeleri gerekir. Sınavın gerçek kimliği ancak o zaman ortaya çıkacak.

GENEL KANI: KOLAYDI

Şu an için sınavın kolay olduğuna yönelik bir kanaat bulunuyor. Ancak bunun doğru olup olmadığını yine sonuçlar gösterecek. Sınavın kolay olduğu yıllarda adaylar daha yüksek puan alabilir. Ancak bu durum daha iyi bir sıralama anlamına gelmez. Aksine daha düşük puan alınan bir yılda daha iyi bir sıralama elde etmek de mümkün.

Kolay sınav yıllarında sıkça ‘yığılma’ kavramından söz edilir. Ancak bunun tercih aşamasında doğrudan bir karşılığı yoktur. Yığılma, belirli bir puan aralığında daha fazla öğrencinin bulunması anlamına gelir. Öğrenciler tercihlerini sıralamalarına göre yapacakları için asıl önemli olan kendi başarı sıralarıdır.

Yığılmanın etkisi daha çok tercih döneminde bazı bölümlerin daha fazla talep görmesiyle ortaya çıkar. Bazı bölümlerde yoğunluk oluşabilir ve buna bağlı olarak taban ve tavan sıralamalar değişebilir. Ancak bunun ne ölçüde gerçekleşeceği tercihlerin tamamlanmasının ardından daha net anlaşılır.

VAKIF KONTENJANLARI

Geçen yıl devlet üniversitelerinde kontenjanı azaltılan bazı bölümlerde vakıf üniversitelerinde de benzer bir düzenlemeye gidilebilir. Bu yıl özellikle diş hekimliği, uluslararası bazı programlar ve bazı mühendislik alanlarında kontenjan planlamaları yeniden gözden geçirilebilir. Bu da 20-30 binlik bir fark yaratır.

Sonuçlar açıklanana kadar geçen yaklaşık bir aylık sürede adaylar boş durmamalı. Puan ve sıralamalarını henüz bilmeseler bile kendilerine bir tercih yelpazesi oluşturmalı. Üniversiteleri ve bölümleri araştırarak geçirilecek bu hazırlık dönemindeki 12-14 günlük tercih sürecinde daha sağlıklı kararlar vermeye zemin hazırlayabilir.

Eğitim Uzmanı Salim Ünsal

TERCİH UZMANLARINA DİKKAT

Meslek ve kariyer seçimi ise ciddi bir deneyim ve uzmanlık gerektirir. Bu nedenle öğrencilerin, her görüş bildiren kişiden tavsiye almak yerine kendilerini uzun süredir tanıyan, başarı durumlarını bilen rehber öğretmenlerden ve uzmanlardan destek almaları daha sağlıklı olacaktır. Uzmanlık bilgisi olmayan kişilerin yönlendirmelerine karşı ise dikkatli olunmalı.”

BİRKAÇ HATA BİNLERCE SIRA DEĞİŞTİREBİLİR

“2026 TYT’de özellikle matematik testinin ilk bölümünün erişilebilir olması, orta ve üst başarı grubundaki adayların net ortalamalarını yükseltebilir. TYT’de sürprizlerin bulunmaması, temel kazanımlara hâkim öğrencilerin soruları rahatlıkla çözebilmesine olanak sağladı. Ancak AYT tarafında tablo farklı görünmektedir. Öğretmen görüşleri; matematikte analitik düşünme, çok adımlı muhakeme ve zaman yönetimi gerektiren soruların öne çıktığını, Sosyal Bilimler-2 testinin ise bilgi yoğunluğu nedeniyle belirleyici olduğunu gösteriyor.

AYT BELİRLEYİCİ OLACAK

Ayrıca Türk dili ve edebiyatı testinde zorlanan adaylar da oldu. Bu nedenle yüksek başarı dilimlerinde sıralamaları belirleyecek unsurun TYT’den çok AYT performansı olmasını bekliyorum.

REKABET DAHA DA ARTTI

Sınavın genel yapısı değerlendirildiğinde, üst sıraları hedefleyen öğrenciler açısından rekabetin daha da arttığını söyleyebiliriz. TYT’nin erişilebilir olması nedeniyle adaylar arasındaki net farklarının azalması, matematik, Türk dili ve edebiyatı ile Sosyal Bilimler-2 testlerinde yapılan birkaç hata bile binlerce sıra değişimine neden olabilir.

Bu süreçte adaylar açısından en kritik noktanın tercih stratejisinin veriye dayalı oluşturulması olduğunu düşünüyorum. Özellikle hedeflenen bölümlerin son 2-3 yıla ait kontenjan değişimleri, taban başarı sıraları ve puanları dikkatle incelenmelidir. Bunun yanında üniversitelerin doluluk oranları, yeni açılan programlar ve kapatılan bölümler de tercih sürecinde belirleyici olacak.”

Eğitim Uzmanı Cihan Yeşilyurt

Kaynağa Git

İlgili Haberler