AYET - VAHYİN DİLİNDEN:
(٤٨) وَمَا نُرْسِلُ الْمُرْسَلٖينَ اِلَّا مُبَشِّرٖينَ وَمُنْذِرٖينَۚ فَمَنْ اٰمَنَ وَاَصْلَحَ فَلَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ
Esirgeyen, bağışlayan Allah'ın adıyla
(48) Biz peygamberleri ancak müjdeciler ve uyarıcılar olarak göndeririz. Kim iman eder ve halini düzeltirse onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmeyecekler.
(En'âm Suresi, 6/48) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Peygamberler yalnız “müjdeciler ve uyarıcılar olarak” gönderilmiş olup onlara samimiyetle kulak vererek “iman eden ve (böylece) halini düzelten” yani gerek kendilerini gerekse başkalarını ıslah edenler için artık korku kalmayacaktır. “Onlar üzüntü de çekmeyecekler”; çünkü gerçek anlamda güven de sevinç ve mutluluk da Allah yolundadır. Âhirette böyle olacağı gibi, bazı maddî ve geçici sıkıntılara rağmen dünyada da müminler inanmanın, ibadet ve faziletin verdiği sükûn ve güvenle huzur bulurlar. Bu sebeple Allah’ın azabı ancak “zalim toplum”u kapsayacaktır.
Dünyadaki herhangi bir musibet müminleri de etkilese bile, onların âhiretteki hayatları imanlarının ve iyi amellerinin kazandıracağı mutluluk ve nimetlerle bezenecektir.
Kaynak: Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 406
HADİS - ALLAH RESÛLÜ'NDEN(Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Kâfir, bir iyilik yaptığında bu iyiliğine mukabil kendisine dünyalık bir nimet tattırılır. Mümine gelince, Allah onun iyiliklerinin karşılığını âhirette vermek üzere biriktirir.
Ayrıca dünyada yaptığı kulluğa mukabil rızık ihsan eder.”
Kaynak: Müslim, Sıfâtu'l-münâfıkîn 57
GÜNÜN SÖZÜ:
GÜNÜN FOTOĞRAFI: