Türkiye'nin ilk devlet sanatoryumu olarak hizmet veren Heybeliada Sanatoryumu'nun yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilmesi yargıya taşındı.
Diken'den Mesude Demir'in haberine göre, İstanbul Tabip Odası (İTO) ile Türk Toraks Derneği, tahsis işleminin iptali istemiyle dava açtı.
Sanatoryum, ilk olarak Covid-19 salgını sırasında 2020 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edilmişti. Bu karara karşı TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, İstanbul Barosu, İstanbul Tabip Odası ve Türk Toraks Derneği tarafından açılan dava sonucunda mahkeme 2022 yılında tahsis işlemini iptal etmişti. Aradan geçen dört yılın ardından alan yeniden Diyanet İşleri Başkanlığı'na tahsis edildi.
CUMHURİYET'İN İLK SANATORYUMLARINDAN BİRİ
Heybeliada'nın Çam Limanı mevkisindeki kızılçam ormanları içinde kurulan sanatoryum, antibiyotiklerin henüz kullanılmadığı dönemde verem (tüberküloz) hastalarının temiz hava, dinlenme ve beslenme yöntemiyle tedavi edildiği Türkiye'nin ilk devlet sanatoryumu olarak hizmet verdi.
Davos'taki sanatoryumlar örnek alınarak inşa edilen tesiste rehabilitasyon birimleri de yer aldı. Hastalara çeşitli meslekler öğretilerek tedavi sonrasında çalışma yaşamına katılmaları desteklendi.
Antibiyotiklerin yaygınlaşmasının ardından göğüs hastalıkları hastanesi olarak hizmet vermeyi sürdüren sanatoryumda, ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ile şairler Rıfat Ilgaz ve Ece Ayhan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tedavi gördü.
1999 Marmara Depremi'nde hasar gören yapı, 2005 yılında hastaların ve personelin başka hastanelere nakledilmesiyle kapatıldı. Tarihi bina ise 2009 yılında çıkan yangında büyük ölçüde tahrip oldu.
"SAĞLIK AMACIYLA KULLANILMALI"
Doğal sit alanı içerisinde bulunan sanatoryumun uzun yıllar sağlık hizmeti vermesi sayesinde bölgenin doğal dokusunun korunduğu belirtilirken, sivil toplum kuruluşları ve ada sakinleri alanın tarihi kimliği gözetilerek yeniden sağlık hizmeti amacıyla değerlendirilmesini talep ediyor.
Eski Türk Toraks Derneği Başkanı Prof. Dr. Fuat Kalyoncu, sanatoryumun Cumhuriyet döneminin simge sağlık yapılarından biri olduğunu belirterek tesisin Tüberküloz Müzesi ve karantina merkezi olarak değerlendirilebileceğini ifade etti. Kalyoncu, 2022 yılında verilen iptal kararının kesinleştiğini hatırlatarak aynı tahsis işleminin yeniden yapılmasının hukuki tartışmaları yeniden gündeme getirdiğini söyledi.
İstanbul Tabip Odası da yaptığı açıklamada, sanatoryumun bulunduğu alanın Adalar'ın iklimi ve doğal yapısı nedeniyle özgün nitelikler taşıdığına dikkat çekti. Açıklamada, yaklaşık 80 yıl boyunca sağlık hizmeti verilen alanın yeniden aynı amaçla kullanılmasının en uygun seçenek olduğu savunulurken, Diyanet İşleri Başkanlığı'na yapılan tahsisin bölgenin tarihi, sosyal ve kültürel hafızasıyla bağdaşmadığı ve Adalar'a ilişkin koruma kararlarına aykırılık taşıdığı öne sürüldü.
ADALILAR HASTANENİN YENİDEN AÇILMASINI TALEP EDİYOR
Sanatoryumun kapatılmasının ardından Adalar'da sağlık hizmetlerine erişimin zorlaştığını belirten ada sakinleri, özellikle yaşlı nüfusun yoğun olduğu ilçede hafta sonları ve resmi tatillerde sağlık hizmeti almanın ciddi sorun haline geldiğini ifade ediyor.
Vatandaşlar, Heybeliada Sanatoryumu'nun yeniden hastane olarak hizmet vermesini ve bölgenin sağlık altyapısının güçlendirilmesini talep ediyor.