MHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, 17 Haziran'da gerçekleşen TBMM Genel Kurulu'nda devlet aklı ve bürokratik akıl kavramlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Bilhassa son yıllarda sıklıkla devlet aklı, bürokrasi kavramları gündeme getiriliyor" ifadesini kullanan MHP'li Akçay şunu söyledi:
"Devlet, yalnızca kurumların toplamı değildir. Devlet, yalnızca kanunların, binaların, makamların, dosyaların ve mühürlerin adı da değildir. Devlet, tarihin içinden süzülüp gelen bir irade, milletin varlık şuuru, vatanın siyasi aklı, varlığın ve istikbalin teminatıdır ve devlet, milletin teşkilatlanmış hâlidir. Bu sebeple bugün üzerinde durmamız gereken mesele sadece yönetim meselesi değil, devlet aklı meselesidir.
Bürokratik akıl elbette lazımdır, devletin yönetim ve bürokratik hiyerarşisi, defteri, kaydı, kuralı, usulü, hafızası elbette olacaktır fakat unutmayalım, bürokrasi devleti taşır ama devletin ruhunu tayin edemez. Bürokrasi uygular fakat istikamet çizemez. Bürokrasi dosyaya bakar, devlet aklı tarihe, millete ve geleceğe bakar. Bürokratik akıl kendisini devlet aklının yerine koymaya başladığında, devletin ufku daralır, siyaset dosyaya, millet istatistiğe, beka teknik prosedüre indirgenir. Bürokratik akıl dosyaya bakar, devlet aklı tarihe, günümüze ve geleceğe bakar. Bütün meselelere dün, bugün, yarın perspektifiyle bakılır. Bürokratik akıl prosedürü işletir, devlet aklı istikameti belirler. Bürokratik akıl bugünü düzenler, devlet aklı yarını kurar."
"Hiçbir makam, hiçbir kurul, hiçbir teknik mekanizma millet iradesinin ve tarihî devlet muhakemesinin üzerinde değildir. Bürokrasi devletin sahibi değil, devletin hizmet birimleridir" ifadesini kullanan MHP'li Akçay şöyle devam etti:
"Devlet aklı milletin varlığına, hukukun vakarına, adaletinin sürekliliğine ve vatanın bölünmezliğine yaslanan yüksek siyasal duruştur. Bu arada, devleti tanımlarken batı siyaset felsefesinden kendimizi de ayırmamız gerekiyor. Burada devleti çoğu zaman çıkar ve güvenlik hesabının soğuk mantığıyla tarif ederler.
Bizim pergelimizin sabit ucu Türk devlet felsefesidir. Bu felsefenin adı devlet ebet müddettir. Bizde devlet, sadece güvenliği sağlayan aygıt değil, nizamın, törenin, adaletin, hukukun, demokrasinin, istiklalin ve millet bütünlüğünün taşıyıcısıdır.
İşte, bu sac ayağında yükselen devlet aklı seçim takvimine sıkışmaz, manşetlerin rüzgârıyla savrulmaz, bürokratik ezberlere teslim olmaz. Devlet aklı binlerce yıllık yürüyüşün istikametini bugünün ve yarına yönelik kararlarına taşıyan yüksek karardır, düşüncedir, muhakemedir.
"DEVLET EBET MÜDDET, MİLLET EBET MÜDDET"
Bugün Terörsüz Türkiye hedefi de bu yüksek devlet aklının konusudur. Bu mesele ne yalnızca güvenlik bürokrasisinin teknik dosyasıdır ne de günlük siyasetin dar hesabına indirgenebilir. Bu mesele, milletin birliğini, devletin bekasını ve hukukun vakarını ve geleceğin huzurunu ilgilendiren tarihî bir eşiktir.
Devlet aklı teröre boyun eğmez, devlet aklı taviz vermez fakat devlet aklı yalnızca tepkiyle değil, stratejiyle hareket eder. Öfkeyi akılla, gücü hukukla, kararlılığı adaletle birleştirir.
Bizim davamız budur. "Devlet ebet müddet, millet ebet müddet." diyoruz. Temel meselelere bakışımız budur.
Devlet politikasına dönüşen Terörsüz Türkiye konusuna da bakışımız bu yöndedir. Devlet aklının yüce Meclisimizden çıkacak kanunlara yansımasına da bu çerçevede bakıyoruz."