Ana içeriğe geç

‘Bir polis yazısı bilimsel raporun önüne geçti’

Yüzde 96 engelli İrfan Yılmaz, ATK'nın “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen on aydır tahliye edilmedi. Yılmaz, gazetemize gönderdiği mektubun bile koğuş arkadaşı tarafından yazıldığını belirterek: “Kalem tutamıyor, kendi mektubumu bile yazamıyorum."

‘Bir polis yazısı bilimsel raporun önüne geçti’
Evrensel
16

Marmara 2 No’lu L Tipi Hapishanesinde tutulan yüzde 96 engelli İrfan Yılmaz, Adli Tıp Kurumunun (ATK) “Cezaevinde kalamaz” raporuna rağmen tahliye edilmediğini belirterek yaşadıklarını Evrensel’e gönderdiği mektupla anlattı. Tek başına yaşamını sürdüremediğini, tekerlekli sandalyeye bağımlı olduğunu ve mektubunu dahi koğuş arkadaşına yazdırmak zorunda kaldığını aktaran Yılmaz, cezaevinde tutulmasının hukuka ve insan onuruna aykırı olduğunu söyledi.

Yılmaz, kendi başına hiçbir ihtiyacını karşılayamadığını belirterek, “Yardım almadan yapabildiğim tek şey nefes almak ve çok zor da olsa konuşabilmek” ifadelerini kullandı. Yürüyemediğini, tuvalete tek başına gidemediğini ve günlük yaşamını yalnızca koğuş arkadaşlarının desteğiyle sürdürebildiğini dile getirdi.

‘Bir polis karakolunun yazısıyla cezaevinde tutuluyorum’

Mektubunda yaşadıklarını ayrıntılarıyla anlatan Yılmaz, yüzde 96 engelli raporuna ve ATK’nin “Hapishanede kalamaz” kararına rağmen 10 aydır cezaevinde tutulduğunu belirtti. Yılmaz, “Kendi başına hiçbir işi yapamayan, arkadaşları tarafından yatırılıp kaldırılan yatalak bir insanım. Buna rağmen evimin bağlı olduğu Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğünün ‘Tahliye edilmesi toplum güvenliği için tehlikelidir’ yazısını bahane ederek beni hapishanede tutuyorlar” dedi. “yasa dışı örgüt propagandası” suçlamasıyla hakkında verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının onandığını aktaran Yılmaz, kendisini cezaevine gönderen savcının ATK’den “Hapishanede kalamaz” raporu almasının ardından tahliye edileceğini söylediğini ifade etti.

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ülkede yine de ATK kararının uygulanacağı umuduyla başvurular yaptığını belirten Yılmaz, “ATK’den ‘Hapishanede kalamaz’ raporunu aldım. Ancak devlet kurumunun bilimsel raporu hiçe sayılarak polis karakolunun yazısı daha önemliymiş gibi hareket edildi. Sizin anlayacağınız, 18 Ekim 2025’ten bugüne kadar bir polis karakolunun yazısı sayesinde hapishanede tutuluyorum” ifadelerini kullandı.

‘Yüzde 96 engelli bir insan toplum güvenliğini nasıl tehdit edebilir?’

Tahliyenin engellenmesine gerekçe olarak “toplum güvenliği” değerlendirmesinin gösterildiğini aktaran Yılmaz, buna tepki gösterdi. “Yüzde 96 engelli bir insan toplum güvenliğini nasıl tehdit edebilir? Bu halimle nasıl bir tehlike oluşturabilirim?” diye soruyor.

‘Mektubumu bile koğuş arkadaşım yazıyor’

Yılmaz, Evrensel’e gönderdiği mektubunun da koğuş arkadaşı tarafından kaleme alındığını belirterek, yaşadığı hak ihlallerinin duyurulmasını isteyerek “Benim gibi elinden bütün olanakları alınmış ve dört duvar arasında hapsedilmiş, kendi mektubunu bile yazamayacak durumdaki (Bu mektubu koğuş arkadaşım yazıyor) yatalak bir insanın toplum güvenliği için ne sakıncası olabilir sorusunu sorması bile engelleniyor” diyen Yılmaz, “Yaşadığım adaletsizlikleri anlatabilmek için demokrat, ilerici yayın kuruluşlarının ve gazetecilerin bunları halka duyurmasına ihtiyacım var. Umarım durumumu halka anlatırsınız” çağrısında bulundu. Yılmaz, mektubunu “Şimdilik size sadece yaşadığım adaletsizlikleri anlattım. Hapishane koşullarında yatalak bir insanın yaşadığı zorlukları bir sonraki mektupta anlatabileceğimi umuyorum” sözleriyle tamamladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler