Ortadoğu'da dönen oyunlara, bölgede dönen dolaplara, işin geldiği noktaya baktığınızda söylenecek tek bir söz kalıyor geriye...
Son tango...
Evet yaşananların, tüm olanların özeti bu.
Peki neden son tango?
Son tango, çünkü işler öyle bir noktaya geldi ki süreç dönülmez akşamın ufkuna sardı ve aynı zamanda çok da tehlikeli bir döneme girdi.
Durum Vahim...
Durum öyle bir hal aldı ki yıkılan bir daha ayağa kalkamaz.
Durum öyle bir hal aldı ki geri adım atan bir daha ileri hamle zor yapar.
Bu durumu en iyi bilende İsrail.
Çünkü bu iş İsrail'in istediği gibi bitmezse Arz-ı Mevud'a elveda, bu iş İsrail'in planladığı gibi yürümezse bölgede İsrail devletine(!) elveda.
Cürmü Yeter mi...
Peki terör örgütü İsrail'in süreci istediği istikamette götürme, bölgede hakimiyeti sağlama ihtimali var mı?
Mümkün değil.
O halde ne yapmalı...
Bana yaramayan kimseye yaramasın mantığıyla her yeri yakmalı, her yeri ateşe vermeli, taş üstünde taş, baş üstünde baş bırakmamalı.
İsrail de bunu yapıyor ve bölgede yıllardır kendisiyle iş tutan bölge devletlerinin rejimleri ile el ele verip bölgeyi bataklığa sürüklüyor.
Bahse konu devletlerin başındaki rejimler gırtlaklarına kadar girdikleri bataklıktan çıkma şansları olmadığından üzerlerine düşeni, kendilerine yakışanı yapıyorlar ve İsrail ile dar alanda kısa paslaşmalar yapıyorlar.
Aşağılıksın...
İsrail bütün oyunu bölgesel savaş çıkarmaya kurdu.
Kurulu oyunu okuyan Türkiye bu tuzağı bozmak için en başından beri yoğun gayret sarf ediyor.
Türkiye takındığı bu net tavır ile İsrail'in kurduğu oyunu İsrail'in başına geçirdi.
Bu tüm dünyanın kabul ettiği bir gerçek.
Adrese Teslim...
Daha oyunun başında tavrını ortaya koyan Türkiye, İran'ın İsrail ile iş birliği içinde olan paralel yapısına şu tarihi çıkışı yaptı.
'İran'ın hiçbir ayrım yapmadan bütün körfezi bombalaması inanılmaz derecede yanlış bir strateji.'
Sözün muhatabı İran içinde yuvalanmış Acem görünümlü Yahudi dostu rejim artıkları.
Muhatap dıştan güdümlü böylesi bir yapı olduğu için laf iş görmedi ve İran bölgeye saldırmaya devam etti, devam etmekle de kalmadı her geçen gün saldırılarının dozunu artırdı.
Buradan da anlaşılacağı gibi İran içinde bir asırdır kümelenmiş Türk ve İslam düşmanı bu ihanet şebekesi İsrail'le birlikte bölgede top çeviriyor.
Oyunun böylesine büyük olmasına rağmen Türkiye bu kanlı tuzağı bugüne kadar bozmayı, oyunu yerle bir etmeyi başardı ve başarmakla da kalmadı ülkeleri anlaşma noktasına getirdi.
Galiba Bitiyor...
Galiba bitiyor denen sonuç herkese nefes aldırdı.
Petrol fiyatları savaş öncesi fiyatlara geldi.
Boğaz trafiğe açıldı, enerji sevkiyatı başladı ve sürecin mimarı Erdoğan, durumu, olan biteni özetleyen çok önemli bir konuşma yaptı;
'İran'a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı, diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik, komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik.
Neticede kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı.
Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız. Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz.'
Şeytan Devrede...
Destede kâğıt biter İsrail terör örgütünde (İTÖ) oyun bitmez.
Oyun bittiği an yok olacağını iyi bilen İTÖ kuduz it misali son bir gayret gösterdi ve tekrar saldırılara başladı.
İTÖ bu kez İran içinde güttüğü kripto yapıyı devreye aldı.
Kendisiyle iş birliği halinde olan bu yapıyı devreye sokan İsrail savaşı tekrar başlattı, bu da yetmedi savaşı bölgeye yaymak için çok aşağılık bir oyunu tekrar sahneye aldı.
Bugün İran içinde yuvalanmış Yahudi artığı rejim unsurları şuursuzca sadece ve sadece körfez ülkelerine saldırıyor.
Gerekçe basit...
Amerikan üslerini vuruyoruz.
Gerçek bu mu?
Asla...
Amaç İsrail'in değirmenine su çekmek, bölgede büyük çaplı bir savaş başlatmak.
Bu oyun şu an sahnede...
Aman dikkat...
Bu konuda gerekeni
Bugün artık herkes hemfikir.
Amerika iki Amerika'dan oluşuyor.
Bu iki Amerika'nın biri küreselciler, diğeri ulusalcılar.
Küreselciler diğer adıyla 'müesses nizam' Türk milletinin çok iyi bildiği 'paralel yapı' .
Ulusalcı kanadın öne çıkan isimleri Trump ve Witkoff...
Rubio ve Graham...
Gelelim İran Cephesine...
İran...
İran'da da tıpkı Amerika'da olduğu gibi iki yapı var.
Bu yapılardan biri, İran'ın paralel yapısı diğeri ise İran'ın menfaatlerini düşünen milli ve ulusalcı yapıdır.
İran'ın paralel yapısına verilecek en güncel isimler Mücteba Hamaney ve Laricanidir.
Ulusal yapıya verilecek en güncel isimler ise Pezeşkiyan ve Arakçi'dir.
Son olarak gelelim İsrail'e...
İsrail...
İsrail bu konuda kendi içinde bölünme yaşamayan tek parça bir terör örgütü.
Tüm bu anlatımlardan sonra geldiğimiz nokta elimizde iki Amerika, iki İran ve bir İsrail'in olduğu.
Düşünce ve Sorgu Zamanı...
Şimdi bu gerçekler ışığında sahayı okuyalım.
Sahada yaşananlara baktığınızda elde İran paralel yapısı, Amerika paralel yapısı ve İsrail'den oluşma bir şeytan üçgeni var.
Bütün tezgâh bu ortak yapı sayesinde işliyor.
Bu şer üçgeninin karşısında ise ulusalcı İran ile ulusalcı Amerika ikilisi var.
Bugün bu iki cephe arasında yaşanan savaş zirve yapmış durumda. Güçler arasında mücadele kıyasıya sürüyor.
Ulusalcı kanatlar İsrail Terör Örgütü'nün kurduğu tüm tuzaklara rağmen ateşkesi, masa diplomasisini istiyor.
Şer yapı ise savaşı yıllarca sürdürmenin, savaşı alabildiğine yaymanın, her yeri kana bulamanın hesabını yapıyor.
Düşürülen helikopter, vurulan tankerler, atılan füzeler, esrarengiz patlamalar...
Kısacası tüm provokatif saldırılar, hepsi bu yüzden.
Şimdilerde tartışılan şu.
Bunlar masayı dağıtmaya yeter mi?
Buradan masa dağılır mı?
Merak etmeyin, çok büyük bir sürpriz olmazsa bu masa dağılmaz, işin sonunda kaybeden İsrail kazanan İran halkı olur.