Otomobili öne çıkaran bu tasarım özelliği pratik kullanımda ciddi bir dezavantaja dönüşmüş durumda. Polestar 4 tasarımcıları, arka camı tamamen iptal ederek bagaj hacmini artırmayı ve arka koltuktaki yolculara daha geniş baş mesafesi sunmayı hedeflemişlerdi. Ancak bu yenilikçi yaklaşım, sürücülerin çevresel görüşünü tamamen dijital sistemlere bağımlı hale getirdi.
Teknoloji sınıfta kaldı
Hollandalı AutoWeek dergisinin yaptığı araştırmaya göre arka camın eksikliğini telafi etmesi beklenen teknolojik sistemler beklentileri karşılayamıyor. Kullanıcılar geri görüş kamerasında görüntü gecikmesi yaşandığını, park sensörlerinin ince engelleri (örneğin direkleri) bazen algılayamadığını ve otomatik acil fren sisteminin her zaman zamanında devreye girmediğini söylüyorlar.
Arka cam yeniden tasarıma dahil olabilir
Henüz çok yeni bir model olmasına rağmen, Hollanda'da şaşırtıcı derecede fazla sayıda Polestar 4'ün arka kısmında hasar gözlemlendi. Onarım maliyetleri oldukça yüksek ve zahmetli. Bu sebeple bazı sürücüler araçlarını hasarlı şekilde kullanmaya devam ediyor. Polestar'ın geçen yıl tanıttığı Polestar 5 modelinde de arka cam yok ancak bu modelin teslimatları henüz başlamadığı için benzer sorunların yaşanıp yaşanmayacağı şimdilik bilinmiyor.