İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa) Hastanesi'nde taşeron yemekhane firmasında çalışırken işten çıkarılan yaklaşık 100 işçinin 10 Temmuz'da başlattığı işe iade direnişi sürüyor. Hastane bahçesinde dekanlık binası önündeki nöbetlerini sürdüren işçileri Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan ziyaret ederek destek verirken, KESK'e bağlı Eğitim Sen üyeleri de Göğüs Hastalıkları Hastanesi önündeki parkta işçilere dayanışma amacıyla yemek dağıttı.
Bayhan: 3 ayda bir şirket değiştirip hakları gasbediyorlar
Direniş alanında işçilere seslenen Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, hastanede yıllardır taşeron sistemi üzerinden sürdürülen çalışma düzeninin işçilerin haklarının gasp edilmesine dayandığını söyledi.
İşçilerin yıllardır aynı işi yapmalarına rağmen firma isimlerinin sık sık değiştirilerek yeni ihalelere çıkıldığını belirten Bayhan, "Firma iş güvencesini ve hukuki hakları çiğnemek için 3 ayda veya 6 ayda bir isim değiştirerek yeni ihaleler açıyor. Yıllarca emek veren 10-20 yıllık işçilerin kıdem, ihbar ve sendikal tazminatları dahil hiçbir yasal hakkı verilmeden tek bir mesajla işten çıkarılıyor. Yaşanan emek sömürüsünün birinci derecede sorumluları dekanlık, rektörlük ve taşeron firma" dedi.
İşçilerin birliklerini koruması gerektiğini vurgulayan Bayhan, baskılara ve işçileri bölmeye yönelik girişimlere karşı dayanışmanın sürdürülmesi çağrısı yaptı. Çapa yemekhane işçilerinin mücadelesinin yalnızca hastanedeki işçiler açısından değil, tüm işçi sınıfı açısından önemli olduğunu söyleyen Bayhan, işçilerin kazanmasının diğer işyerlerindeki emek mücadelesine de güç vereceğini ifade etti.
"Burada tam bir sömürü şebekesi kurulmuş"
Bayhan, Evrensel'e yaptığı değerlendirmede ise hastanedeki taşeron sistemini "tam bir sömürü şebekesi" olarak nitelendirdi.
"Burada öyle bir çark dönüyor ki her türlü rezillik var; tam bir sömürü şebekesi haline gelmiş" diyen Bayhan, rektörlükten taşeron firmaya kadar tüm sorumluların bu düzenin parçası olduğunu söyledi.
Yaklaşık 100 yemekhane işçisinin düşük ücret ve güvencesiz çalışma koşulları üzerinden şirketlerin kâr elde ettiğini belirten Bayhan, yıllardır süren günlük sigorta ve düzensiz çalışma uygulamalarına rağmen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının gerekli denetimleri yapmadığını ifade etti. İşçilerin en büyük gücünün birlikleri olduğunu dile getiren Bayhan, direnişte kararlı gördüğü işçilerin haklarını alma ihtimalinin bu birlik sayesinde güçleneceğini söyledi.
Rektörlüğe çağrı: Çözüm sizin elinizde
Hastane yönetimine de seslenen Bayhan, meselenin bir lütuf değil işçilerin yasal hakkı olduğunu belirterek, yılların deneyimine sahip işçilerin işten çıkarılmasının hastanedeki hizmeti de olumsuz etkileyeceğini söyledi.
"Bu hastanede hastalar yemek yiyecek ve sağlıklı yemek yiyecekler. Yılların tecrübeli işçilerini kapının önüne koyanlarla bu hastanede hizmet veremezsiniz" diyen Bayhan, üniversite yönetimini sorunu çözmeye çağırdı.
KESK'ten direniş alanına dayanışma yemeği
Direnişe destek veren Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Eğitim Sen 6 No'lu Üniversiteler Şubesi üyeleri de Göğüs Hastalıkları Hastanesi önündeki parkta direnişteki işçilere dayanışma amacıyla yemek dağıttı.
Eğitim Sen 6 No'lu Üniversiteler Şubesi Eğitim Sekreteri Arif Ekinci, SES'in çağrısıyla dayanışmaya katıldıklarını belirterek, "Sınıf kardeşlerimizi yalnız bırakmamak için bugün öğlen yemeklerine dahil olmuş olduk, katkı sunmuş olduk" dedi.
Çapa'da taşeron çalışmanın geçmişte güvenlik, hasta bakıcı ve servis katlarında da uygulandığını hatırlatan Ekinci, verilen mücadeleler sonucunda bu alanlarda kadrolu istihdama geçildiğini söyledi.
Şimdi benzer mücadelenin yemekhane işçileri tarafından yürütüldüğünü ifade eden Ekinci, "Taşeron köleliğine karşı mücadele ediyorlar. Bu direnişleri önemli, saygıyla karşılıyoruz. Örgütlenmeleri çok çok daha önemli. Sendikal mücadele bu konuda çok önemli. Kararlı durmaları gerekiyor. Çünkü bir bardak temiz su için bile mücadele etmekten başka bir yol yok" diye konuştu.
Gıda-İş: Belirleyici tarih 21 Temmuz
DİSK Gıda-İş Genel Başkanı Olcay Ozak da Evrensel'e yaptığı değerlendirmede, direnişin geçen hafta cuma gününden bu yana sürdüğünü hatırlattı.
Şirket yönetiminin bazı işçileri yeniden işe alma vaadinde bulunduğunu ancak tüm işçiler için bir güvence vermediğini aktaran Ozak, işçileri bölmeye dönük girişimlerin de sürdüğünü söyledi.
Mevcut ihalenin 21 Temmuz'a kadar devam edeceğini belirten Ozak, asıl tablonun yeni ihale sürecinin netleşmesiyle ortaya çıkacağını ifade etti.
"21'inden sonra ihale netleşecek. Kaç işçi çalışacak, kaç işçi alınacak, iş arkadaşlarımız işe geri alınacaklar mı, hepsini mi çıkaracaklar; bunlar o zaman belli olacak" diyen Ozak, İstanbul Üniversitesi yönetiminden gelen bilgiler doğrultusunda ihale sürecinin henüz kesinleşmediğini, şartların değişebileceğini aktardı.
İşçilerin hem işe geri dönmekte hem de içeride kalan tüm haklarını hastanenin güvencesi altında almakta kararlı olduğunu söyleyen Ozak, sendika olarak direniş boyunca işçilerle omuz omuza mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.