Ana içeriğe geç

Avrupa'da hane halkı en çok nerede borçlu? Sandığınız yer değil

Avrupa’daki hane halkı borç haritası, şaşırtıcı bir kuzey-güney ayrımını ortaya koyuyor. En güncel Eurostat verilerini ve en borçlu 10 ülkeyi keşfedin.

Avrupa'da hane halkı en çok nerede borçlu? Sandığınız yer değil
Euronews Türkçe
16

Yaygın klişeye göre Güney Avrupalılar imkânlarının ötesinde yaşarken, Kuzey Avrupalılar daha fazla tasarruf ediyor.

Oysa son veriler bundan çok farklı bir tablo çiziyor.

Avrupa Birliği'nde en borçlu haneler, kıtanın kırılgan ekonomileri olarak anılan güneyde değil, zengin kuzeyde bulunuyor.

Eurostat'ın bu ay yayımladığı verilere göre, 2025'te AB hanehalkı borcu GSYH'nin yüzde 49,4'üne, euro bölgesinde ise yüzde 50,7'sine karşılık geldi. Her iki oran da, yüzde 60'ın üzerinde oldukları 2020'den bu yana her yıl geriledi.

Hanehalkı borcunun GSYH’ye oranı neyi ölçüyor?

Hanehalkı borcu; konut kredileri, tüketici kredileri ve hanelerin yaptığı diğer borçlanmalar gibi yükümlülükleri kapsıyor.

Bu borcun gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzdesi olarak ifade edilmesi, ekonomistlere özel sektör borçlanmasını ekonominin toplam üretimiyle ilişkilendirerek farklı büyüklükteki ülkeleri karşılaştırma imkânı veriyor.

Gösterge, tek tek her hanenin ne kadar borcu olduğunu ortaya koymuyor.

Bunun yerine, hanehalkı kesiminin ulusal gelire göre ne ölçüde borçlu olduğunu genel hatlarıyla gösteriyor.

Yüzde 50’lik bir oran, hanehalkı borçlanmasının ülkenin bir yılda ürettiği toplam değerin yarısına eşit olduğu anlamına geliyor.

Hanehalkı borcu neden önemli?

Yüksek hanehalkı borcu tek başına mutlaka sorun anlamına gelmiyor.

Gelişmiş mortgage piyasalarına, borçla finanse edilen yüksek ev sahipliği oranına ya da gelişmiş finansal sistemlere sahip ülkelerde borç seviyeleri genellikle daha yüksek oluyor.

Ancak hanehalkının aşırı borçlanması ekonomik durgunlukları derinleştirebiliyor.

Avrupa Komisyonu, GSYH’nin yüzde 55’ini aşan hanehalkı borcunu makroekonomik risk olarak görmeye başlıyor; zira tarihte ekonomileri kredi krizine sürükleyen çoğunlukla kamu borcu değil, özel borç oldu.

2008’deki Büyük Finansal Kriz de devlet bilançolarında değil, hanehalkı bilançolarında patlak vermişti.

Paradoks: En yüksek hanehalkı borcu Kuzey Avrupa’da

Bu tabloda en şaşırtıcı olan, Avrupa’daki kuzey-güney uçurumu.

AB'de yedi ülkede hanehalkı borcu GSYH’nin yüzde 55’ini aşıyor ve bunların tamamı Kuzey ya da Batı Avrupa’da yer alıyor.

Buna karşılık, geçmişte devlet borcu krizleriyle anılan Güney Avrupa’da hanehalkı borçlanması görece düşük.

İtalya’da hanehalkı borcu GSYH’nin yalnızca yüzde 35,9’una karşılık gelirken, bu oran Yunanistan’da yüzde 38,0, İspanya’da ise yüzde 42,9; üç ülkenin de AB ortalamasının oldukça altında kalmasına yol açıyor.

Güney Avrupa hükümetleri kıtanın en borçluları arasında yer alsa da, bölgedeki hanehalkı kuzeydeki muadillerine kıyasla borçlanma konusunda çok daha temkinli.

Hanehalkı borcunda en yüksek 10 ülke

10. Almanya: yüzde 49,0. Avrupa’nın en büyük ekonomisi, zenginliğine rağmen AB ortalamasına yakın seyrediyor. Bunun nedenlerinden biri, Almanya’daki alışılmadık derecede düşük ev sahipliği oranı: 2022’de yalnızca yüzde 46,7 ile Avrupa’nın en düşük oranları arasında. Geniş kiralık konut piyasası, nispeten erişilebilir kiralar ve mortgage faizine tanınan vergi indiriminin bulunmaması, hanelerin büyük konut kredileri alma ihtiyacını tarihsel olarak azaltmış durumda.

9. Portekiz: yüzde 53,9. Hanehalkı borcu 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 171 milyar avroya ulaştı; bu, bir yıl öncesine göre yüzde 8,6 artış anlamına geliyor ve artışın ana nedeni, AB’deki en hızlı konut fiyatı yükselişlerinden biri yaşanırken verilen mortgage kredileri. Bu riskin önemi, Portekiz’deki mortgage’lerin yüzde 90’ından fazlasının Euribor’a bağlı değişken veya karma faizle işlem görmesinden kaynaklanıyor; bu da haneleri ECB’nin faiz kararlarına son derece duyarlı hale getiriyor.

8. Kıbrıs: yüzde 54,2. Kıbrıs Merkez Bankası’na göre hanehalkı borcu oranı Aralık 2016’dan bu yana yaklaşık yüzde 62 geriledi. Hanehalkı borcunun yaklaşık yüzde 34’ü hâlâ kredi devralan şirketlerin elinde bulunan ve kademeli olarak çözülen eski sorunlu kredilerden oluşuyor.

7. Belçika: yüzde 56,4. Belçikalı hanelerin yaklaşık yüzde 43,1’i evini mortgage ile satın almış durumda; bu oran, çoğu sabit faizli olmak üzere, yüzde 24,3 olan AB ortalamasının çok üzerinde. Belçika Ulusal Bankası, 2025’te mortgage hacminde artış kaydetti; yeni krediler bir önceki yılki 31,7 milyar avrodan 40,7 milyar avroya yükseldi.

6. Fransa: yüzde 59,5. Fransa’da mortgage’lerin büyük çoğunluğu sabit faizli; Portekiz veya İspanya’nın aksine değişken faizli borçlanma yaygın değil ve kredi kullanımı sıkı sınırlara tabi. Borçlular, Banque de France’ın her ay güncellediği üst sınır uyarınca, net gelirlerinin yaklaşık üçte birinden fazlasını borç geri ödemesine ayıramıyor.

5. Lüksemburg: yüzde 60,5. Borç yükü belli kesimlere yoğunlaşmış durumda.Mortgage’ler hanehalkı borcunun yüzde 90’ını oluşturuyor; buna karşın Lüksemburg’daki hanelerin neredeyse yarısının hiçbir borcu yok ve 2023’te medyan net servet 676 bin avroydu.

4. Finlandiya: yüzde 62,9. Borcun neredeyse tamamı konut kaynaklı, kendine özgü bir Fin ayrıntısıyla birlikte. Konut kredileri hanehalkı borcunun yaklaşık yüzde 63’ünü oluşturuyor; bina adına alınan ve alıcıların devraldığı konut şirketi kredileri de dahil edildiğinde toplam pay yaklaşık yüzde 75’e çıkıyor. Finlandiya Merkez Bankası, bu konut şirketi kredilerinin artan kullanımını defalarca risk olarak işaret etti ve hanehalkı borcunu kontrol altında tutmak için bunları daha sıkı düzenlemelere tabi tutuyor.

3. İsveç: yüzde 82,3. İsveç, Avrupa’nın mortgage’e en bağımlı ekonomilerinden biri olmaya devam ediyor. Piyasaya ağırlıklı olarak değişken faizli mortgage’ler hâkim; bu da haneleri faiz oranlarındaki değişimlere son derece açık hale getiriyor ve bu kırılganlık ECB’nin sıkılaşma döngüsü sırasında özellikle belirginleşti.

2. Danimarka: yüzde 84,1. Danimarka Merkez Bankası (Danmarks Nationalbank) ve Avrupa Komisyonu, yüksek brüt borcu uzun süredir bir tehlike sinyali olarak görüyor; ancak bunun büyük ölçüde çok yüksek emeklilik tasarrufları ve gayrimenkul varlıklarıyla dengelendiğini de vurguluyor. Hanehalkı borcunun harcanabilir gelire oranı 2024’te yaklaşık yüzde 177 ile AB’nin en yüksek seviyeleri arasında yer almaya devam etti.

1. Hollanda: yüzde 93,5. Avrupa’nın en borçlu haneleri, üstelik bilinçli bir tercihle. De Nederlandsche Bank, Hollanda’daki mortgage borcunun bu kadar yüksek olmasını “çünkü hükümet ev almak için borçlanmayı cazip kılıyor” diye açıklıyor; mortgage faizine getirilen vergi indirimi ve diğer ülkelerde genellikle konut değerinin yüzde 90’ı veya altıyla sınırlanan kredi standartlarının, Hollanda’da evin toplam değerine eşit tutarda borçlanmaya izin vermesi bunun başlıca nedenleri. Bu yüksek borçluluk, çok büyük emeklilik varlıkları ve yüksek hanehalkı finansal servetiyle kısmen dengeleniyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler