Olay, geçen yıl Mayıs ayında Erdemli ilçesi Kargıpınarı Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre sıva ustası N.Ö., yapımı süren binanın sahibi V.U.'yu arayarak inşaatta bir ceset bulunduğunu ve cesedin yanında "V.U. paramı vermediği için beni öldürdü" notu olduğunu söyledi. Ardından cesedi ortadan kaldırmak için 100 bin lira talep etti.
Paniğe kapılan bina sahibi durumu jandarmaya bildirince Mersin ve Erdemli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatıyla JASAT ekipleri harekete geçti.

Ceset Yoktu Ama Kan İzleri Vardı
İnşaatta yapılan aramalarda herhangi bir cesede ulaşılamadı. Ancak olay yeri inceleme ekipleri bazı eşya ve kıyafetlerde kan lekeleri tespit etti. Toplanan örnekler detaylı inceleme için Ankara Kriminal Daire Başkanlığı'na gönderildi.
Yapılan analizlerde, olay yerindeki bazı kan izlerinin şüpheli N.Ö.'ye ait olduğu belirlenirken, farklı bir DNA profiline de ulaşıldı. Bunun üzerine uzmanlar DNA'dan soy bağı incelemesi yaptı.

DNA'dan Soy Bağına, Soy Bağından Katile
Yapılan çalışma sonucu Kahramanmaraş'ta yaşayan bir aileye ulaşıldı. Ailenin yıllardır haber alamadığı İbrahim K.'nin kayıp olduğu ortaya çıktı.
JASAT ekiplerinin yürüttüğü araştırmada İbrahim K.'nin olay günü son olarak N.Ö. ile telefon görüşmesi yaptığı, her iki telefonun aynı bölgede sinyal verdiği ve İbrahim K.'nin uzun süredir evine dönmediği tespit edildi.

Altın Zincirler Cinayeti Çözdü
Soruşturmayı derinleştiren ekipler, şüphelinin olay sonrası Mersin'deki kuyumcular bölgesine gittiğini belirledi. Yapılan incelemede İbrahim K.'ye ait olduğu değerlendirilen iki altın zincirin N.Ö. tarafından satıldığı ortaya çıkarıldı.
Güvenlik kamerası kayıtları, telefon verileri, DNA raporları ve diğer deliller doğrultusunda gözaltına alınan N.Ö., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Mahkemeden Örnek Karar
Mersin 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada sanık suçlamaları kabul etmedi. Ancak mahkeme heyeti, dosyadaki delilleri değerlendirerek ceset bulunamamış olmasına rağmen İbrahim K.'nin öldürüldüğünün sabit olduğuna hükmetti.
Mahkeme, sanık N.Ö.'ye "Kasten Öldürme" suçundan 25 yıl, "Nitelikli Hırsızlık" suçundan ise 4 yıl 2 ay hapis cezası verdi.
Toplam 29 yıl 2 ay hapis cezasıyla sonuçlanan dava, Türkiye'de ceset bulunmadan verilen dikkat çekici cinayet kararlarından biri olarak kayıtlara geçti. Olay yerindeki kan lekelerinden elde edilen DNA'nın soy bağı yöntemiyle maktule ulaştırılması ise soruşturmanın en kritik aşamasını oluşturdu.