Ana içeriğe geç

Sıvasız evlerin gariban çocuğuyuz

Er gaziler ve şehit yakınları, Meclis’in yanı başında iki haftadır taleplerini haykırıyor. İktidarın kendilerini duymadığını belirten gaziler “Haklarımız verilmezse açlık grevine başlayacağız” diyor...

Sıvasız evlerin gariban çocuğuyuz
Nefes Gazetesi
16

İLKE ÇITIR / NEFES

Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’ya gelen er gaziler ve şehit yakınları, Güvenpark’ta oturma eylemlerinin 15’inci gününde. Er gazi ve şehit yakınlarının tek bir talebi var: Rütbe ayrımı olmaksızın eşit özlük haklarına sahip olmak. Talepleri yerine getirilene kadar eylemlerini sürdürmekte kararlı olan er gazi ve şehit yakınları, yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor.

Doğu ve Güneydoğu’da PKK’ya karşı verilen mücadelelerde gazi olan erler, başta maaş olmak üzere sosyal hakları da içine alan konularda “muvazzaf-er” ayrımının bitmesini istiyor. Bir er gazi 38 ila 52 bin lira arasında maaş alıyorken kadrolu ve profesyonel subay ile astsubaylarda bu maaş, 85 bin liradan başlayıp 140 bin liraya kadar ulaşıyor.

Yoksulluk sınırının 116 bin 478 liraya ulaştığı bu günlerde, bu ülke için canını ortaya koymuş er gaziler büyük bir geçim sıkıntısı içinde. Teröristlere karşı yürütülen operasyonlarda çeşitli uzuvlarını kaybetmiş, belden aşağısı felç kalmış, kör olmuş bazı er gazilerin başka işlere çalışma şansı ise yok.

‘İKTİDAR GÖRMÜYOR’

Eylemlerinin 15’inci gününde NEFES’e konuşan Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu, “İki haftadır Güvenpark’ta sabahlıyoruz. Muhalefet partileri, sivil toplum kuruluşları ve Ankara halkı sesimizi duydu, yanımıza geldi. Ancak Meclis’in hemen yanında olmamıza rağmen iktidar partisi sesimizi duymuyor. Bu sorun çözülene kadar buradayız. Taleplerimiz karşılanmazsa açlık grevine başlayacağız” dedi.

‘YÖNETENLERİN AYIBI’

Savaş Yücel, 1996’da teröristlere karşı düzenlenen operasyonda mayına basma sonucu bir bacağını kaybetti. Beşinci dereceden gazi olan Yücel, 57 bin lira gazi maaşı ile geçinmeye çalışıyor. Yücel, “23 Bin lira ev kirası ve 10 bin lira nafaka ödüyorum. Geçinmekte çok zorlanıyorum. Bu bizi yönetenlerin ayıbıdır” ifadelerini kullandı.

46 yaşındaki Ahmet Ali Özduman, 2001’de Şırnak’ta el yapımı patlayıcıya basma sonucu bacağını kaybetti. İkinci derece gazi olan Özduman, “Meclis’in hemen yanındaki parkta iki haftadır yatıp kalkıyoruz. Hiç kimse sesimizi duymuyor. Sokak hayvanıymışız gibi hissediyorum. 30 bin lira ev kirası ödüyorum” diye konuştu.

‘BİZİM BİR ADIMIZ YOK’

54 yaşındaki Özkan Demirdöven, 1994 yılında çatışmada yaralanarak gazi oldu. Altıncı derece gazi olduğunu vurgulayan Demirdöven, “Devletimiz bizi gazi olarak görmüyor, Emekli Sandığı’nın emeklisi olarak görüyor. Er gaziler olarak bizim bir ismimiz yok. Kurşun rütbe sormazken tanınan haklarda ayrım yapılmasını kabul etmiyoruz. Rütbeliler bizim beş katımız maaş alıyor, ben ise 38 bin lira ile geçinmeye çalışıyorum. Tedavi masraflarımızı dahi devlet karşılamıyor” ifadelerini kullandı.

‘BiZLER KÖLE PAZARINDAN ALINAN ASKERLER DEĞiLiZ’

52 yaşındaki Ümit Tepe, 1995’de Şırnak’ta teröristlerle girilen çatışmada pusuya düştü, bir bacağını kaybetti. Üçüncü dereceden gazi olan Tepe, “Anayasa’nın eşitlik ilkesinden hareketle burada hakkımızı arıyoruz. 50 bin lira maaş alıyorum. İki çocuğum var, biri üniversiteye gidiyor. Er gaziler ve şehitler olarak bizler köle pazarından alınan askerler değiliz. Bizler bu vatanın sıvasız evlerinden çıkan gariban çocuklarız” diye konuştu.

Er gazilerin talepleri

* Rütbeli askerler ile erlerin aynı özlük haklarına sahip olması.
* Er gazilerin emekli memur statüsünde değerlendirilmemesi.
* Gazi olan rütbeli askerler gibi protez, ortez, tedavi edici unsurlardan, yurtdışı tedavilerinden ücretsiz şekilde faydalanabilmek.
* Gazi olan rütbeli askerler gibi kira yardımı alabilmek.
* Gazi rütbeli askerler ile er gaziler arasındaki maaş uçurum farkının giderilmesi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler