"Ajan, gezgin, kumarbaz ve yazar" sıfatlarının hakkını verdi...
Ancak çapkınlığı hepsini gölgede bıraktı. Ondan sonra zamparalık yapan ve kadınları etkilemede usta olan erkeklere "Kazanova" diye hitap edildi.
Bir kitabında, cinsel ilişkilerine 16 yaşında başladığı, 57 yıl boyunca çeşitli ülkelerde 122 kadınla birlikte olduğu yazıyor.
Casanova'nın yayımlanan 29 kitabı, tüm dünyada büyük ilgi gördü. Fransa Ulusal Kütüphanesi, en ünlü eseri olan 3 bin 700 sayfalık el yazması "Hayatımın Hikâyesi"ni 2010 yılında 7 milyon euroya satın aldı. Kitap, dönemin sosyal yaşamı ve toplumsal yapısı hakkında da önemli ipuçları veriyor.
FRANSA'NIN İLK PİYANGOSUNUN MİMARI
Çok bilinmeyen bir özelliği de Fransa'daki ilk piyango fikrinin ona ait olmasıydı.
Hikâye şöyle başladı... Kral 15. Louis döneminde Paris'te yeni bir askerî okul kurulmak isteniyordu. Ancak bunun için gerekli finansmanın devlet kasasından karşılanması mümkün görünmüyordu.
Yeni bir vergi toplamak ise riskliydi. Halk gergindi ve bir isyan patlak verebilirdi. Tam bu sırada ilginç bir tesadüf yaşandı. Giacomo Casanova, Venedik'teki Engizisyon hapishanesinden kaçmış ve Paris'e sığınmıştı...
Bu durumu öğrenince zekâsını konuşturdu ve hükümete şans oyunları fikrini sundu. İtalyan ortağının önerisiyle, hasılatın bir kısmını devlete ödeme garantisi verdi. Kral'dan izin koparması da güç olmadı. Böylece 1758'de Fransa'nın ilk resmî piyangosu doğdu.
İlk piyangonun kime vurduğu bilinmiyor. Ancak kazananlar ödüllerini nakit olarak aldı. Tabii başta Casanova olmak üzere, yetkililer de bu şans oyunlarından büyük servetler edindi.
SKANDALLAR, SÜRGÜNLER VE KAÇIŞLAR
Ancak Paris'te de rahat durmadı...
Bazı finansal skandallara adı karıştı ve kadınlarla olan karmaşık ilişkileri hız kesmedi. Polisin radarına girince, 1760 yılında Fransa'dan da kaçmaktan başka şansı kalmadı.
Fransa macerasından sonra Casanova tam anlamıyla bir göçebe hayatı yaşadı. O ülkeden o ülkeye geçti:
İngiltere, Rusya, İspanya, İtalya...
1783'te ikinci kez Venedik'ten sürgün edildi.
Artık yaşı ilerlemiş, parası ise tükenmişti.
KRALLARIN SOFRASINDAN YALNIZ ÖLÜME
Son çare olarak, bugünkü Çekya'da Kont Waldstein'ın şatosunda kütüphaneci olarak çalışıp karnını doyurmaya çalıştı.
Burada şato çalışanlarının ve soyluların aşağılamalarına maruz kaldı. Bir zamanlar krallarla, Voltaire ve Goethe gibi dehalarla düşüp kalkan bu adam, çevresindekilerin sürekli alay ettiği bir ihtiyara dönüştü.
Sık sık öfke krizleri ve kavgalar yaşadı.
4 Haziran 1798'de bu şatoda yapayalnız bir şekilde hayata veda etti.
HOLLYWOOD'UN DA GÖZDESİ OLDU
Üç Oscar ödüllü İsveçli yönetmen Lasse Hallström'ün yönettiği 2005 yapımı "Casanova" filmi; Heath Ledger, Jeremy Irons ve Lena Olin gibi yıldız oyuncularla kısa sürede gişede 38 milyon dolar hasılat elde etti.
Filmde, "Casanova'yı ömrü hayatında reddeden tek kadın" rolünü canlandıran Sienna Miller da aynı rolle 2015'te ödüle aday gösterildi.
Casanova'nın otobiyografisinde yer alan şu sözler ise birçok kişinin hayallerini süsleyen bir yaşam tarzının mutluluk için yeterli olmayabileceğini ortaya koyuyor:
"Hayatım boyunca duyularımın kurbanı oldum. Doğru yolu kaybetmekten zevk aldım, sürekli olarak yanlışın ortasında yaşadım. Yanıldığımın bilinci dışında hiçbir teselli bulamadım."
Odatv.com