Yusuf Tekin, Milli Eğitim Bakanı olunca tarihi komple düzeltmeye soyundu. Şimdi de müfredattan Kurtuluş Savaşı sayfalarını çıkarmayı hedefliyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin “yanlış kavramsallaştırma” diyerek neden “Milli Mücadele” ifadesini kullanmak istediğini şöyle açıklıyor:
“Neyden kurtulduk da Kurtuluş Savaşı diyoruz? Cumhuriyetten önce koskoca Osmanlı vardı. Milli Mücadele demek daha doğru.”
Yusuf Tekin, “Neyden kurtulduk da Kurtuluş Savaşı diyoruz?” çıkışıyla artık “Kurtuluş Savaşı” değil “Milli Mücadele” ifadesinin kullanılacağını söyledi. Tartışma yaratan bu çıkışa tepkiler yükseldi.

Peki, Kurtuluş Savaşı’nı hedef alan Yusuf Tekin’in akıl hocası kim?
İlk anda bu soruya “Kadir Mısıroğlu” yanıtı bekleniyor.
Çünkü, Kadir Mısıroğlu 2019 yılında hayatını kaybetti ama onun videolarını her gün paylaşan sosyal medya hesapları Yusuf Tekin’i “Elhamdülillah… Özümüze dönüyoruz” diyerek alkışlıyor.
Çünkü, Kadir Mısıroğlu “Keşke Yunan galip gelseydi” diyerek Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nı hedef almış bir isimdi.
Çünkü, Kadir Mısıroğlu “Kurtuluş Savaşı” için “Uyduruk Zafer” ifadesini kullanmıştı.
Bu anlamda “Fesli Kadir” olarak bilinen Kadir Mısıroğlu’nun söylemleri Yusuf Tekin ile çok yakın bulunabilir ancak Yusuf Tekin’in hem yüksek lisans hem de doktora tez danışmanı farklı bir isimdi. Gelin tanıyalım…

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in hem yüksek lisans hem de doktora tez danışmanı Prof. Dr. Mümtazer Türköne’ydi.
Mümtazer Türköne FETÖ’nün önde gelen isimlerinden biriydi.
FETÖ’nün kapatılan Zaman gazetesi yazarıydı.
FETÖ’den 10 yıl hapis cezası alan Mümtazer Türköne Yargıtay tarafından hükmün bozulmasıyla 2020 yılında tahliye edilmişti.
‘ÖCALAN’I PAŞA YAPALIM’
Türköne, 2009 yılında Zaman gazetesinde yayımlanan yazısında Osmanlı’nın isyan bastırmak için affettiği elebaşılarını “başıbozuk paşası” olarak sürüp, maaş bağladığını savundu. Abdullah Öcalan için de benzer bir fomül uygulanmasını öneren Türköne, “Osmanlı gibi büyük düşünülmesini öneriyorum. Yani Apo’ya paşa rütbesi verilebilir. Osmanlı mantığıyla yaklaşırsanız, Bodrum Türkbükü’ne gönderilmesini öneriyorum” demişti.

Gelelim, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine…
Mümtazer Türköne, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet dönemine ilişkin bakışını Kürt sorunuyla ilgili konuşurken şöyle tarif etmişti:
“Türkiye 100 yıllık bir parantezi kapattı. Kapattı artık yani, bunun geri dönüşü yok.”
Kapatılan 100 yıllık parantezi elbette Cumhuriyet olarak görüyorlardı.
Mümtazer Türköne yine FETÖ’nün Zaman Gazetesi’ndeki yazısında Kurtuluş Savaşı’nın başladığı 19 Mayıs kutlamaları için “Faşist bir ritüel” demişti.
O yazısından bazı bölümler şöyle:
“Yobazlık tam olarak böyle bir şey olmalı. Bir şeyi hiç sorgulamadan, anlamı üzerinde hiç düşünmeden, bir çift öküzün tarla sürerken yanında gördüğü izi takip etmesi gibi hûşû içinde tekrarlamak. 19 Mayıs kutlamaları 1932'nin faşist İtalya'sından alınma. Neden değiştirmek aklımızdan bile geçmiyor?”
Türköne’nin 1930’ların faşist İtalya’sından alınma olduğunu iddia ettiği 19 Mayıs kutlamaları, 1916 yılından beri Osmanlı’da kutlanan “İdman Şenliği”nden esinlenerek gerçekleştirilmişti.
Yusuf Tekin’in tartışmaya açtığı Kurtuluş Savaşı’nı hem yüksek lisans hem de doktora tez danışmanı olan Mümtazer Türköne her konuda gündeme getiriyor ve Kurtuluş Savaşı’nın her simgesiyle de kavga ediyordu.