Japonya'nın orta kesimlerini etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgası, hayatı felç ediyor. 21 Temmuz 2026 itibarıyla Gifu ve Aichi vilayetlerinde sıcaklık 40 derecenin üzerine çıkarken, en yüksek değer Tajimi kentinde 40,3°C olarak ölçüldü.
Japonya Meteoroloji Ajansı (JMA), artan sıcaklık dalgalarına karşı halkı daha etkin uyarmak amacıyla bu yıl resmi olarak "kokushobi" (acımasız sıcak gün) kategorisini oluşturdu. Ajans, ülke genelindeki 47 vilayetin 41'inde sıcak çarpması alarmı vererek vatandaşları klimalı ortamlarda kalmaya, düzenli su ve tuz tüketmeye ve mecbur kalınmadıkça dışarı çıkmamaya çağırdı.
Yetkililer, özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olan bireyler için hayati tehlike oluşturan bu koşulların, iklim değişikliğinin etkisiyle daha sık yaşanabileceği konusunda uyardı.
Can kayıpları ve acil vakalar
Aşırı sıcaklar can almaya başladı. Sağlık Bakanlığı'ndan alınan verilere göre, bu ayın ilk haftasında sıcakla bağlantılı olarak hastanelere başvuran kişi sayısı 4 bin 580'e ulaştı ve 7 kişi hayatını kaybetti.
Sadece 21 Temmuz'da Tokyo'da 287 kişi sıcak çarpması şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Yetkililer, ölümlerin büyük kısmının klimasız ortamlarda vakit geçiren yaşlı bireyler arasında gerçekleştiğini belirtti.
Hükümetten acil önlem çağrısı
Başbakanlık Ofisi, aşırı sıcakların enerji tüketimini artırması nedeniyle elektrik kesintisi riskine karşı da uyarıda bulundu. Hükümet, belediyeleri serinleme merkezlerini (kakushitsu) 24 saat açık tutmaya ve okullarda ders saatlerini sabah erken saatlere kaydırmaya çağırdı.
Japonya Meteoroloji Ajansı yetkilisi yaptığı açıklamada, "Geçmiş yıllarda görülen sıcaklık rekorları artık yeni normal haline geliyor. Kokushobi uyarıları, hayati riski gözler önüne sermek için devreye alındı ve önümüzdeki hafta boyunca sıcaklıkların düşmesi beklenmiyor" ifadelerini kullandı.
İklim uzmanları uyarıyor: "Bu sadece başlangıç"
Tokyo Üniversitesi İklim Bilimleri Enstitüsü'nden Prof. Dr. Kenji Tanaka, "Japonya'daki bu sıcaklık artışı, küresel ısınmanın doğrudan bir sonucu. 40 derecenin artık olağanüstü değil, yaz mevsiminin olağan bir parçası haline gelmesi endişe verici" değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda benzer uyarıların daha sık yapılacağını ve şehir planlamasından tarıma kadar birçok alanda köklü değişikliklere gidilmesi gerektiğini vurguluyor.