Ana içeriğe geç

Bacaklarda gelişen şişlik kalp yetersizliğinden lenfödeme kadar tehlikeli sorunlar kaynaklı olabilir

"Uzun süre ayakta kaldım", "Çok yoruldum", "Fazla tuz tükettim" gibi cümleler bacaklarınızdaki şişliğin masum nedenlerinden olabilir. Bir diğer yandan gerçek neden bu kadar masum sayılmayabilir. Uzmanlar bacaklarda gelişen şişliğin bazen kalp yetersizliği, bazen lenfödem, bazen derin ven trombozu bazen de lipödem kaynaklı olabileceğini söylüyor. Hafife alıp ihmal ederseniz sonrasında pişmanlık duyacağınız ağır sağlık sorunları konusunda da uyarıyorlar. Habertürk Sağlık Yazarı Ceyda Erenoğlu'nun haberi

Bacaklarda gelişen şişlik kalp yetersizliğinden lenfödeme kadar tehlikeli sorunlar kaynaklı olabilir
Habertürk
16

Kalp - damar hastalıkları günümüzde hem dünyada hem de Türkiye'de en sık rastlanan ölüm nedeni. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kalp - damar hastalıkları nedeniyle yaşamını kaybederken, Türkiye'de de ölümlerin yaklaşık üçte biri bu hastalıklara bağlı olarak gerçekleşiyor. Bu nedenle örneğin “bacaklarda gelişen şişlik” gibi ilk bakışta basit görünen belirtilerin doğru değerlendirilmesi büyük önem taşıyor. Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp - Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selim İsbir, "Bacak şişmesi çoğu zaman uzun süre ayakta kalmaya bağlanıp önemsenmeyen bir sorun olarak görülüyor. Oysa bazı durumlarda bu şişlik, kalp yetersizliğinden toplardamar hastalıklarına, lenfödemden derin ven trombozuna kadar ciddi sağlık sorunlarının ilk belirtisi olabiliyor. Özellikle tek bacakta aniden gelişen şişlik veya nefes darlığının eşlik ettiği ödem tablosu acil değerlendirme gerektiren sorunlar arasında bulunuyor" diyor.

Prof. Dr. Selim İsbir

KALP YETERSİZLİĞİ YAŞIYOR OLABİLİRSİNİZ

Yukarıdaki satırlardan da anlaşılacağı gibi toplumda bacak şişmesi çoğu zaman "yorgunluk" veya "fazla tuz tüketimi" ile açıklanmaya çalışılıyor. Oysa kalp yetersizliği, toplardamar hastalıkları, derin ven trombozu, lenfödem, böbrek ve karaciğer hastalıkları gibi birçok farklı sorun bacaklarda şişliğe yol açabiliyor. Bu nedenle uzun süren veya tekrarlayan bacak şişliklerinin doğru değerlendirilmesi için mutlaka bir hekime başvurmak gerekiyor.

“Kalp yetersizliği olan hastalarda bacak şişmesi en sık görülen belirtiler arasındadır” diyen Prof. Dr. Selim İsbir devam ediyor, “Sorun genellikle iki bacakta birlikte ortaya çıkar. Özellikle nefes darlığı, çabuk yorulma veya geceleri nefes almakta zorlanma gibi yakınmalar da varsa kalp hastalıkları açısından değerlendirme yapılması gerekir.”

Toplumda bacak şişmesinin en sık görülen nedenlerinden biri toplardamar hastalıkları olarak değerlendiriliyor. Varisleri olan kişilerde gün sonunda ayak bileklerinde şişlik, bacaklarda ağırlık hissi, ağrı, yanma ve gece krampları görülebiliyor. İlerleyen dönemlerde ise ciltte renk değişiklikleri ve iyileşmesi güç yaralar gelişebiliyor. Bu nedenle uzun süre devam eden şişliklerin "normal varis" olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.

LENFÖDEM NEDENLİ ŞİŞMELERE DİKKAT!

“Lenfödem”, lenf dolaşımındaki bozukluk nedeniyle lenf sıvısının dokularda birikmesi sonucu gelişen kronik bir şişlik hastalığı olarak tanımlanıyor. En sık kol veya bacaklarda görülüyor ve zamanla ilerleme eğiliminde oluyor. Doğuştan gelişebileceği gibi, ameliyatlar, radyoterapi, enfeksiyonlar veya travmalar sonrasında da ortaya çıkabiliyor. Toplumda bacak şişmesi denildiğinde akla ilk olarak varis gelse de, lenfödemin tamamen farklı bir hastalık olduğu ve farklı bir tedavi yaklaşımı gerektirdiğinin bilinmesi gerekiyor. Bu nedenle iki hastalığın birbirinden doğru şekilde ayırt edilmesi çok önemli görülüyor.

Varis ve toplardamar yetmezliğinde şişlik genellikle günün ilerleyen saatlerinde artıyor, gece dinlenme sonrasında azalabiliyor. Bu sorunda hastalar sıklıkla; bacaklarda ağırlık hissi, ağrı, yanma ve belirgin varis damarlarından yakınıyor. Lenfödemde ise şişlik zamanla kalıcı hale geliyor ve dinlenmekle tamamen düzelmiyor. Hastalık ilerledikçe cilt kalınlaşıp sertleşiyor ve enfeksiyonlara yatkınlık artabiliyor. Erken dönemde tedavi edilmediğinde günlük yaşamı ve hareket kabiliyetini önemli ölçüde etkiliyor. Lenfödem tanısı çoğu zaman hastanın öyküsü ve fizik muayenesi ile konuluyor. Gerektiğinde doppler ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak toplardamar hastalıkları dışlanıyor. Bazı hastalarda lenf dolaşımını değerlendiren özel görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabiliyor.

Prof. Dr. Selim İsbir, “Lenfödem tedavisinde temel amaç şişliğin kontrol altına alınması ve hastalığın ilerlemesinin önlenmesidir. Tedavide cilt bakımı, özel egzersizler, manuel lenf drenajı, kompresyon bandajları veya kişiye özel kompresyon çorapları önemli yer tutuyor. Uygun hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri de değerlendirilebilir” diyor.

NEDEN LİPÖDEM DE OLABİLİR

Lipödem, çoğunlukla kadınlarda görülen, bacaklarda yağ dokusunun normalden fazla birikmesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık olarak tanımlanıyor. Toplumda sıklıkla kilo fazlalığı, obezite veya lenfödem ile karıştırılıyor ve lipödemin, kendine özgü özellikleri olan farklı bir hastalık olduğu unutuluyor. Bu hastalıkta bacaklar simetrik olarak kalınlaşıyor ve özellikle kalça, uyluk ile bacaklarda belirgin hacim artışı görülüyor. Dikkat çekici özelliklerden birinin, ayakların genellikle bu sorundan etkilenmemesi ve şişliğin ayak bileğinde ani bir geçiş göstermesi olduğu belirtiliyor. Bu hastalar sadece bacaklarının kalın görünümünden değil; gün içinde artan ağırlık hissi, hassasiyet, ağrı ve kolay morarmadan da yakınabiliyorlar. Bu sorunda kişi diyet ve egzersizle kilo verse bile bacaklardaki kalınlaşma çoğu zaman belirgin şekilde düzelmiyor. Bu nedenle yıllarca "kilo verince geçer" düşüncesi yüzünden tanıda gecikmeler yaşanabiliyor.

Lipödem, varis veya lenfödem ile birlikte de görülebiliyor. İleri evrelerde lenf dolaşımının da etkilenmesi sonucu “lipolenfödem” adı verilen tablo gelişip bacaklardaki şişlik daha da belirgin hale gelebiliyor. Doğru tanının ilk adımının, bacak şişliğinin nedenini ortaya koymak olduğuna dikkat çekiliyor. Çünkü her bacak şişmesi aynı hastalığa bağlı olmuyor ve tedavi altta yatan nedene göre değişiklik gösteriyor. Erken dönemde yapılan değerlendirme hem gereksiz tedavilerin önüne geçilmesini sağlıyor hem de olası ciddi hastalıkların zamanında tedavi edilmesine olanak tanıyor.

PEK ÇOĞUNUN TEDAVİSİ VAR

Prof. Dr. Selim İsbir, “Günümüzde gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve modern tedavi seçenekleri sayesinde bacak şişmesine yol açan pek çok hastalık başarılı bir şekilde kontrol altına alınabilmektedir. Bu nedenle ‘nasıl olsa geçer’ düşüncesiyle uzun süre beklemek yerine, özellikle şişlik tekrarlıyorsa veya bu durum yaşam kalitesini etkiliyorsa bir uzmana başvurmanın en doğru yaklaşım olduğu belirtiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler