Dışişleri Bakanı Fidan, İstanbul'da düzenlenen Türkiye-Azerbaycan-Gürcistan Üçlü Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Toplantının stratejik adımlar atılmasına zemin teşkil ettiğini vurgulayan Fidan, üçlü iş birliği mekanizmasının sadece tarafların müşterek menfaatleriyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bölge barışı ve refahı için de kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.
Dünyanın jeopolitik kırılmaların yaşandığı zorlu bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Fidan, şunları kaydetti;
Stratejik adımlar atmamıza bu platform zemin teşkil etmiştir. Bu iş birliğine yüklediğimiz anlam; üç ülkenin müşterek menfaatleriyle de sınırlı değil. Biz bu mekanizmayı aynı zamanda Güney Kafkasya'da barışın, istikrarın ve sürdürülebilir refahın teminatlarından biri olarak görüyoruz. Bugün de ülkelerimizin ortak gündeminde yer alan konuları etraflıca ele almakta ve bölgesel ve küresel gelişmelerle ilgili istişarelerde bulunmaktayız.
"ENERJİ GÜVENLİĞİ HER ZAMANKİNDEN DAHA HASSAS"
Dünyanın farklı bölgelerinde jeopolitik kırılmaların aynı anda yaşandığı nadir dönemlerden birini yaşamaktayız. Ekonomik belirsizlikler artmış, enerji güvenliği her zamankinden daha hassas bir mesele haline gelmiştir. İşte böyle bir dönemde bölgemizde tesis ettiğimiz huzur ve iş birliği ortamı hakiki bir stratejik değer ifade etmektedir. Bu ortam; Avrupa'dan Asya'ya uzanan geniş bir coğrafyada istikrara, bağlantısallığa, enerji arzı güvenliğine ve ulusal ekonomilere güç katmaktadır.
Özellikle ülkelerimizin arasındaki bağlantısallığın güçlendirilmesi, bölgesel istikrara da katkı sağlayacak stratejik ve jeopolitik bir öncelik olarak öne çıkmaktadır. Enerji başlığı da bu anlamda bilhassa önem arz etmektedir. Enerjiye makul maliyetle ve kesintisiz erişim, bugün tüm dünya için hayati bir mesele haline gelmiştir. Birlikte hayata geçirmiş olduğumuz enerji altyapı projeleri sayesinde bu alanda yaşanan krizlerin bizlere etkisi asgari düzeyde kalmıştır. Bölgemizi küresel enerji dalgalanmaları karşısında daha dirençli hale getirdik.
Bundan sonraki hedefimiz; enerji, ulaştırma ve iletişim altyapılarında daha da bütünleşmiş bir bölge inşa etmektir. Bu bütünleşme, Avrupa ile Asya arasında daha güvenli, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir geçiş hattı oluşturulması bakımından da ayrıca stratejik önem taşımaktadır. Bu hedefin bugün ulaştığı en somut nokta, orta koridorun güçlenen rolüdür. Orta koridor, üçlü iş birliğimizin stratejik omurgalarından biri haline gelmiştir. Bu çerçevede Bakü-Tiflis-Kars demir yolu hattının tam kapasiteye ulaşması vesilesiyle 2 Haziran günü hattın Gürcistan kesiminde yapılan tören önemli bir kilometre taşı olmuştur. Bu stratejik hattan azami ölçüde istifade ederek bölgemize daha fazla katma değer sağlamayı hedefliyoruz.
AZERBAYCAN VE ERMENİSTAN ARASINDAKİ BARIŞ SÜRECİ
Görüşmelerimizde ayrıca Güney Kafkasya'da istikrar, barış ve refahın tesisinin samimi ve yapıcı iş birliği temelinde şekillenmesi gerektiği yönündeki ortak anlayışımızı da hep beraber bir kez daha teyit ettik. Bölgemizin çatışmalar yerine kalkınma projeleriyle, ayrışma yerine ortak refah ve bağlantısallık projeleriyle anılmasını arzu ediyoruz ve bu yönde çalışıyoruz. Bu vizyonun bugün en umut verici karşılığını Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecinde görüyoruz. Tarafların ortaya koyduğu irade bölgemiz için somut bir fırsat penceresi açmıştır. Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barış sürecini destekliyoruz. Azerbaycan’ın meşru kaygılarının giderilmesini ve barış anlaşmasının gecikmeksizin imzalanmasını da ayrıca temenni ediyoruz.
Ermenistan’la yürüttüğümüz normalleşme süreci de Azerbaycan’la yürüttüğümüz yakın eş güdüm içerisinde aynı şekilde devam etmekte. Geçtiğimiz dört yılda da önemli gelişmeler oldu. Bize göre Güney Kafkasya’nın önündeki esas fırsat ve hedef şudur: Barışın zemini güçlendikçe bağlantısallık projeleri daha da güçlü neticelere ulaşacak, bağlantısallık güçlendikçe de barışın toplumsal ve ekonomik temelleri daha sağlam şekilde yerleşecektir. Tüm bölgenin ortak menfaatine hizmet edecek bu döngüyü pekiştirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.
"SAVAŞIN GERİDE BIRAKILMASI ELZEMDİR"
Güney Kafkasya’da barışın tesisine yönelik bu olumlu tabloya rağmen çevremizdeki güvenlik ortamı ciddi riskler barındırmaya devam etmektedir. Bu çerçevede bugünkü toplantımızda İran ile ABD arasında yürütülen barış görüşmeleri de gündemimizdeydi. Bölgemizi ve dünyayı felaketin eşiğine getiren bu savaşın geride bırakılması elzemdir. Bu kapsamda kalıcı barışın sağlanması için bir yandan ABD ve İran’la temaslarımızı sürdürüyor, bir yandan da bölge ülkeleriyle yakın istişare halinde çalışıyoruz. Türkiye bu kritik dönemde diplomasi ve diyaloğu desteklemeye devam edecektir.
Kuzeyimizde devam eden savaş da bölgemizin güvenliğini doğrudan etkilemektedir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nda barışa ulaşılmasını bölgemizin istikrarı ve güvenliği için elzem görüyoruz. Diplomatik sürecin ve barışa dönük çabaların kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Muharebe sahasında ve diplomatik süreçte yaşanan mevcut çıkmazı hep beraber endişeyle de takip ediyoruz. Tarafların bu çıkmazı kendi lehine çevirmek için attıkları adımlar sahadaki gerilimi maalesef daha da artırmaktadır.
Karadeniz ve Azak Denizi’nde son dönemde meydana gelen saldırılar bu tehlikenin ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteren acı örneklerdir. Bu vesileyle son vukuatta hayatını kaybedenler için değerli kardeşim Sayın Ceyhun Bayramov’a ve kardeş Azerbaycan’a bir kez daha başsağlığı dileklerimi huzurlarınızda iletmek istiyorum. Bugün üç ülke olarak bölgemizin geleceğine dair ortak irademizi, karşılıklı güveni ve birlikte inşa ettiğimiz müşterek vizyonumuzu teyit ettik. Ülkelerimiz arasındaki iş birliği ne kadar güçlenirse Güney Kafkasya o ölçüde daha güvenli, daha müreffeh ve daha istikrarlı hale gelecektir.