CHP lideri Özgür Özel, Burdur'da yaptığı kahvehane ziyaretinde konuşma yaptı. Sera ziyaretinin ardından gittiği kahvehane ziyaretinde halka hitap etti. İktidar yürüyüşleri sırasında CHP'ye operasyon yapıldığını ancak yollarından ayrılmayacaklarının altını çizen Özel, "Gerekirse portakal kasasını çevirir, üstüne çıkar, milletle buluşuruz! Bundan sonra siyaset; eski, köhnemiş, yaşlanmış, kaybetmeye alışmış ve bundan sonra da CHP kazanmasın, millet kazanmasın siyasetini geride bıraktık, geride. Bundan sonra meydandayız, sokaktayız, sandalyenin üstündeyiz, milletimizle omuz omuzayız!" ifadelerini kullandı.
Özgür Özel'in kahvehane ziyaretinde yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler şu şekilde oldu:
Değerli Çavdırlılar, değerli büyüklerim, annelerim, babalarım, ninelerim, değerli kardeşlerim, gencecik arkadaşlarım, hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız, iyi ki birlikteyiz. Bugün, bugün Denizli'den Burdur'a geçerken Çavdır'da büyük bir beklenti var, Çavdırlılar seni görmek, seni verdikleri desteği ifade etmek, arkanda durmak, yanında yürümek istiyor dediler. Çavdır'a saptık, geldik. Bu gördüğümüz ilgi, bu gördüğümüz destek, tarihe damga vuracak, günü geldiğinde dönüp bugünü hatırlayacağımız bir sahip çıkışla bize sarılıyorsunuz, bize destek veriyorsunuz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun.
"3 YIL ÖNCE KAYBETMEMENİN SÖZÜNÜ VERDİK"
Biliyorsunuz bundan 3 yıl önce söz vererek, neyin sözünü vererek? Kaybetmemenin sözünü vererek, kazanacağımızın sözünü vererek, girdiğimiz bir seçimi kaybedersek bir daha asla genel başkanlığa devam etmeyeceğimizin iddialı sözünü vererek önce partide Genel Başkan olduk. Genç arkadaşlarımızla, kadın arkadaşlarımızla, her yaştan tecrübeli partililerle, partililerimizle birleştik ve 5 ay sonra, Türkiye'nin %65'ini kazanarak, Türkiye ekonomisinin %85'ini kazanarak, 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi partimizi birinci parti yaptık. Adalet ve Kalkınma Partisi'ni kurulduğu günden beri ilk kez bir seçimde biz yendik, onlar ikinci oldular.
O gün bugün iktidara yürüyoruz. Ama herkes şunu bilsin ki biz halkçı bir partiyiz, milletini düşünen bir partiyiz. Biraz önce serada çalışan kadın işçilerimizle konuştuk. Tarımda ne yapacaklarımızı, süt üretiminde ne yapacağımızı, her türlü çiftçinin nasıl destekleneceğini tüm Türkiye'ye anlatıyoruz.
Burada da konuştuk. Örneğin, örneğin zirai kredilerin faizlerinin bir kerelik tamamen silinmesini, zirai kredi borçlarının faizsiz 3 yıla 5 yıla bölünmesini, KDV'siz ÖTV'siz 30 liraya çiftçiye mazot verilmesini, gübre desteğini, gübrenin %55-60 zamlandığı yerde ürünün %20 zamlandığı, ürünün tarlada 20 lira rafta 80 lira olduğu bu düzeni değiştireceğimizi hep söyledik, hep müjdeledik.
Emeklinin, en düşük emekli maaşının 20 bin lira sefalet maaşı olduğunu, o paranın kiraya gitse aç kalındığını, karnını doyursa sokakta kalındığını söyledik. Asgari ücretin yetersizliğini söyledik ve gençlere umut veren Türkiye'nin yasaksız, Avrupa'nın vizesiz olacağını, gençlerin artık dünyanın başka ucunda değil memleketlerinde hayal kuracaklarına ilişkin onlara neler yapacağımızı müjdeledik.
Bunların hepsinin sonunda aynı, aynı kurulduğumuz gün gibi, aynı 31 Mart seçimlerinde olduğu gibi, nasıl 31 Mart'ta genç eczacı meslektaşım Ali Başkana siz burada yetki verirken bütün Türkiye'de partimiz nasıl birinci parti olduysa, yapılacak seçimlerde de birinci parti olacağımızı, biz kazanınca sadece CHP'nin değil Türkiye'nin kazanacağını, AK Partili, MHP'li emeklinin de, emekçinin de, çiftçinin de ya da paritesi 1.4'te olup süt için kesim kuyruğunda olan hayvanların kurtulduğunda sadece CHP'lilerin değil, AK Partili süt üreticisinin de kurtulacağını, MHP'linin de rahat edeceğini herkes gördü ve partiye bir yönelme başladı.
Biz öyle insan ayıran, AK Partiliyi, MHP'liyi CHP'liden ayıran, İyi Partiliye, başka partiden olanlara mesafe koyan değil, Türkiye İttifakı diye herkesi kucaklayan bir anlayış içinde hep şöyle düşündük: Önce bir kurtaralım memleketi 100 yıl önce olduğu gibi, önce bir hep birlikte kurtulalım, ondan sonra tekrar rekabete döneriz ama artık bütün yoksulların, bütün emeklilerin, bütün işçilerin, bütün çiftçilerin, hayvancılıkla uğraşan herkesin menfaatinin nerede olduğunu, kurtuluşun nerede olduğunu görmesini istedik.
"BİZDEN KURTULMAK İKTİDARLARINI KORUMAK İSTİYORLAR"
İşte bunun sonunda maalesef, parti birinci parti oldu ama partiyi birileri de hedefe koydu. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ni elimizden almak, yani yürüyüşümüzü durdurmak, iktidar yürüyüşünü durdurmak, emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, gençleri iktidara taşıyacağımız büyük yürüyüşü durdurmak, bizden kurtulmak, iktidarlarını korumak istiyorlar.
Bunun için biz yola çıktık, yola düştük. Bir baktık Ankara'da yağmur altında on binler, Anıtkabir'e doğru yüz binler, milyonlar. Dün, önce geçen hafta Trabzon'da, Gümüşhane'de, Tokat'ta, Çorum'da, Amasya'da, Nevşehir'de on binler, yüz binler.
"CUMA NAMAZINDAN SONRA ON BİNLER PEŞİMİZE TAKILDI"
Ve dün Denizli'de cuma namazı çıkışında caminin önünde bütün bir meydan on binler, yüz binler peşimize takıldı, "Yürüyün, iktidara yürüyün, millet arkanızdadır, karşınızdakilerden korkmayın" dediler.
Bugün, Çavdır'a gelirken, değerli İl Başkanım, Milletvekilim, Burdur Belediye Başkanı, Çavdır Belediye Başkanı, İlçe Başkanı; "Çavdır'a uğramazsanız çok çok önemli bir kitlenin size vereceği desteği, sevgiyi görmezseniz bu yolculuk eksik kalır" dediler. Hepinize teşekkür ediyorum, hepinize...
"BU DEĞİŞİMCİLERİN İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜNÜ DURDURUN DEDİLER"
Şunu bilin, bizi devletimizin polisini kullanarak zorla binadan attılar. Üstünde 265 tane miting yaptığım otobüsleri aldılar ve dediler ki, dediler ki, "Daha bu Özgür uslanır dersiniz, bu değişimcileri, iktidar yürüyüşünü durdurunuz" dediler. Aha da buradan söylüyorum, Burdur'dayım, Çavdır'dayım, Çavdır'da bir kahvede bir sandalyenin üstündeyim ama milletin gönlündeyim!
"GEREKİRSE PORTAKAL KASASINI ÇEVİRİR ÜSTÜNE ÇIKAR MİLLETLE BULUŞURUZ"
Bize büyük binalar, bize büyük binalar, lüks otobüsler lazım değil. Gerekirse portakal kasasını çevirir, üstüne çıkar, milletle buluşuruz! Bundan sonra siyaset; eski, köhnemiş, yaşlanmış, kaybetmeye alışmış ve bundan sonra da CHP kazanmasın, millet kazanmasın siyasetini geride bıraktık, geride.
"BUNDAN SONRA MEYDANDAYIZ, SOKAKTAYIZ, SANDALYENİN ÜSTÜNDEYİZ"
Önümüze bakıyoruz, bundan sonra meydandayız, sokaktayız, sandalyenin üstündeyiz, milletimizle omuz omuzayız! Hepinizi çok seviyorum. Hepinize inanıyorum. Hepinize güveniyorum. O karşı kahve, hepinizin ellerinden öpüyorum hepinizin, hepinizin ellerinden öpüyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum. İyi ki varsınız. Hep beraber yürüyecek miyiz? Yürüyecek miyiz? Hadi o zaman, iktidara yürüyelim arkadaşlar, iktidara yürüyelim! Hepinize sevgiler saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun!