Ana içeriğe geç

Suruç'tan sonra: Ben iyi değilim

Çocuklar masum; kimliksiz, uyruksuz, dinsiz, cinsiyetsizler onlar. Evet, masumlar... Tıpkı Suruç'ta katledilen güzel gülüşlü çocuklar gibi. ...Ah çocuklar... İdealleri uğruna yaşamlarını ölümsüzleştiren çocuklar...

Suruç'tan sonra: Ben iyi değilim
Artı Gerçek
16

Suzan SAKA

Haberi duyduğum ilk andan itibaren gözyaşlarım kirpiklerimin ucunda takılı kalıyor. Yokluyor, yutkunuyorum; kocaman bir yumruk oturuyor boğazıma. Çığlık atsam geçer mi diye düşünüyorum. Beceremiyorum.
Çığlıklarım içimde, yüreğimin tam ortasında duvarlara takılı kalıyor.
Sonra kafamı kaldırıyorum. Çevremde onlarca minik çocuk... Kimisi sarışın, kimisi kumral, kimisi mavi gözlü, kimisi çekik gözlü... Ve birden işte olduğumu idrak ediyorum.
Çocuklar masum; kimliksiz, uyruksuz, dinsiz, cinsiyetsizler onlar.
Evet, masumlar... Tıpkı Suruç'ta katledilen güzel gülüşlü çocuklar gibi.
İşte tam da o anda o güzel yürekli devrimciler gözümün önüne geliyor ve gözyaşlarım tekrar kirpik ucumda tetikte bekliyor.
Ah çocuklar... İdealleri uğruna yaşamlarını ölümsüzleştiren çocuklar...
Sonra kendimi düşünüyorum; bir zamanlar öğrenciliğimi, ideallerimi, kavgalarımı...
Sonra bir de bakıyorum ki buradayım. Tam da yolun ortasında, orta yaşımdayım.
Ne zaman geldim ben bu yaşa?
Ne zaman anne oldum?
Belki ben de şimdi Suruç'taki bir çocuk olacaktım!
Sonra İngilizce bir soruyla tekrar dönüyorum gerçeğe.
Çocuklar dışarıdayken, odayı toplarken meslektaşım soruyor:
"Are you alright?"
Diyorum ki ona:
"I am not alright!"
Sonra yine... Sonra başlıyorum bildiğim tüm kelimeleri kullanarak Suruç'taki katliamı ona anlatmaya, dilim döndüğünce.
Öfkeleniyorum, üzülüyorum.
Beni dinliyor ama anlayamıyor bu vahşeti ve insan canının bu kadar ucuz olmasını.
Anlatıyorum.
Gözleri açılıyor.
"Why?" diyor.
Ve ben diyorum ki:
"Ortadoğu'da yaşaman lazım bunları anlamak için."
"Haklısın" diyor.
"Üzülme" diyor.
"Çok acı" diyor.
Başka da söz bulamıyor.
Sonra böyle işte...
Tam da böyle modern bir ülkede, sıcak arabalarına binerek işlerine giden, büyük evlerde oturan, spor salonlarında kilo vermeye çalışırken yarın ne giymeliyim, ne yemeliyim diye düşünen, sosyal ortamlarda yaşayan Batılı insan yığınlarını düşünüyorum.
Nasıl böyle ilgisiz olunur, diyorum.
Bu kez ben anlamıyorum.
Ama bir de bakıyorum ki ben de onlardan biri olmuşum.
Sonra insanlığımdan utanıyorum.
Bu utancın içinde böyle kıvranarak bir çıkış yolu arıyorum.
Hıncımı, öfkemi an-la-ta-mı-yo-rum!...
Yarın eyleme gidilecek, sloganlar atılacak.
Sonra hepimiz güvenli evlerimize döneceğiz.

Bir süre sonra o güzel gülüşlü çocuklar usumuzdan silinmeye başlayacak.
Ta ki yeni ölüm haberleri gelene kadar.
Sonra bir de bakacağız ki bir gün kimse kalmamış ve sıra bize gelmiş.

Kaynağa Git

İlgili Haberler