Ana içeriğe geç

Beşiktaş’ın transfer operasyonu

.

Beşiktaş’ın transfer operasyonu
Bengü Türk
16

Beşiktaş’ta uzun yıllardır özlenen şey, yalnızca transfer yapmak değil; ne yaptığını bilen, hangi profile neden gittiğini anlatabilen ve süreci panikle değil planla yöneten bir futbol aklıydı. Siyah-beyazlılarda son günlerde yaşanan tablo tam da bu yüzden dikkat çekiyor. Nübel Salih ve Doğan Alemdar transferlerinde sona gelinmesi, Leandro Trossard dosyasında ise final aşamasına yaklaşılması, Beşiktaş’ın bu yaz dönemini ezbere hamlelerle değil, belirli bir futbol organizasyonu mantığıyla yürüttüğünü gösteriyor. Daha da önemlisi, bu süreç yalnızca “oyuncu alındı/alınacak” düzleminde okunmamalı; burada kulübün futbol operasyonunu daha profesyonel, daha sakin ve daha hedef odaklı bir zemine taşıyan bir yapı dikkat çekiyor.

Beşiktaş yönetimi, son dönemde transfer piyasasının kaotik atmosferine kapılmadan, ihtiyaçları doğru tespit eden ve masada elini güçlü kullanan bir görüntü veriyor. Her transfer döneminde olduğu gibi yüksek sesli iddialar, taraftarı heyecanlandıran ama sonu gelmeyen isimler, günü kurtarmaya dönük hamleler elbette yine gündemdeydi. Ancak bu kez Beşiktaş cephesinde görünen tablo biraz daha farklı. Kulüp, bir yandan kadronun ihtiyaç duyduğu bölgeleri net biçimde belirlerken diğer yandan profili birbirini tamamlayan oyuncular üzerinden ilerliyor. Nübel Salih gibi gelecek perspektifi taşıyan, Doğan Alemdar gibi yerli havuzunda kalite ve rekabeti yükseltecek bir isimle temasın olumlu ilerlemesi, sadece bugünü değil yarını da düşünmenin sonucu. Trossard gibi üst seviye kalite ve tecrübe barındıran bir oyuncuda sona yaklaşılması ise Beşiktaş’ın çıtayı yükseltme iradesini gösteriyor.

Bu noktada yönetimin hakkını teslim etmek gerekiyor. Beşiktaş uzun zamandır transfer dönemlerinde ya da futbol yapılanmasında sık sık savrulmalar yaşayan bir kulüp görüntüsü veriyordu. Oysa bugün masada daha organize, daha hazırlıklı ve daha ne istediğini bilen bir Beşiktaş var. Bu durum, yalnızca mali pazarlık başarısıyla açıklanamaz; aynı zamanda kulüp içinde futbol kararlarının belirli bir akıl süzgecinden geçtiğini, oyuncu seçiminin rastlantısal değil stratejik olduğunu da düşündürüyor. Taraftarın görmek istediği şey tam olarak bu: Sadece “isim” kovalamayan, kadro mühendisliği yapan, bugünü toparlarken yarının iskeletini de kuran bir anlayış.

Elbette bu tabloda Önder Özen’in payını ayrıca vurgulamak gerekiyor. Türk futbolunda futbol aklı, oyuncu profili okuma becerisi ve oyun ihtiyaçlarını transfer masasına doğru yansıtabilme konusunda adı en fazla ciddiye alınması gereken isimlerden biri olan Önder Özen, Beşiktaş’ta hissedilir bir etki oluşturuyor. Transfer süreçlerinde yalnızca oyuncu kalitesine değil, kadronun yapısına, takımın rekabet düzeyine ve teknik oyunun ihtiyaçlarına göre hareket edilmesi tesadüf değil. Önder Özen’in bulunduğu yerde, “popüler isim” ile “doğru isim” arasındaki farkın daha net görüldüğünü hissediyorsunuz. Bugün Nübel Salih, Doğan Alemdar ve Trossard hattında oluşan olumlu tabloyu yalnızca bir transfer başarısı olarak değil, aynı zamanda doğru futbol aklının sahaya yansıması olarak okumak gerekiyor.

Çünkü büyük kulüpleri yalnızca büyük bütçeler değil, büyük organizasyonlar ayağa kaldırır. Beşiktaş’ın son dönemde verdiği görüntü, tam da bu açıdan umut verici. Yönetim, transferde reaksiyon veren değil plan yapan bir çizgiye yaklaşmış durumda. Futbol operasyonu, dağınık ve günübirlik bir anlayıştan çıkıp daha profesyonel bir hatta giriyor. Önder Özen’in bilgi birikimi ve futbol bakışı da bu hattın en önemli dayanaklarından biri gibi duruyor. Eğer bu yaklaşım korunur, son dakika refleksleri yerine aynı stratejik akıl sezon boyunca sürdürülürse, Beşiktaş yalnızca iyi bir transfer dönemi geçirmiş olmaz; aynı zamanda yeniden güçlü bir futbol organizasyonu inşa etme yolunda çok önemli bir eşiği de aşmış olur.

Kısacası Beşiktaş’ta bugün övülmesi gereken şey yalnızca birkaç dosyada alınan mesafe değil; o mesafenin alınış biçimi. Nübel Salih ve Doğan Alemdar hamlelerinin olumlu noktaya gelmesi, Trossard transferinde final havasının oluşması, siyah-beyazlı kulüpte futbol operasyonunun bu kez gerçekten doğru ellerde ilerlediğini düşündürüyor. Yönetim bu süreçte güven veren bir duruş ortaya koyarken, Önder Özen de futbol aklının ne kadar belirleyici olabileceğini bir kez daha gösteriyor. Beşiktaş taraftarı uzun zaman sonra yalnızca transfer haberlerine değil, o transferlerin arkasındaki plana da umutla bakıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler