NBC News'in diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, Tahran ve Muskat yönetimleri, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek ticari gemilerden ortaklaşa hizmet bedeli alınmasını öngören bir taslağı Washington'a iletti. Geçtiğimiz ay ABD ve İran arasında imzalanan İslamabad Mutabakatı (MOU) uyarınca, gemilerin 60 gün boyunca boğazdan güvenli ve serbestçe geçmesi, sonrasındaki yönetim modelinin ise İran, Umman ve diğer Basra Körfezi ülkeleri arasındaki görüşmelerle belirlenmesi kararlaştırılmıştı. İlk olarak New York Times tarafından duyurulan ve ardından NBC News tarafından doğrulanan bu yeni teklif, dünya petrol ve doğal gaz arzının yüzde 20'sinin geçtiği ve savaştan önce tamamen ücretsiz olan bu uluslararası su yolunun statüsünü kökten değiştirmeyi hedefliyor.
UMMAN: 'ZORUNLU HARAÇ DEĞİL, MALAKKA MODELİ GÖNÜLLÜ KATILIM'
Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr bin Hamad Al Busaidi, bu hafta verdiği bir mülakatta, Umman'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapan gemilere zorunlu bir vergi veya harç uygulanmasını desteklemediğini belirtti. Ancak Bakan Al Busaidi, zorunlu geçiş ücretleri ile hayati su yolunun bakımı için nakliye şirketlerinden alınacak "gönüllü katkı payları" arasında net bir ayrım yaptı. Önerilen bu sistemin, Güneydoğu Asya'daki Malakka ve Singapur boğazlarında halihazırda başarıyla uygulanan küresel denizcilik modellerine benzer şekilde çalışabileceği ifade edildi. Orta Doğulu bir yetkili ise ABD ile olası mekanizmalar üzerine istişareler yürütüldüğünü ancak Umman'ın henüz Washington'a "resmi ve nihai" bir teklif paketi sunmadığını, sürecin tartışılmaya devam ettiğini aktardı.
BEYAZ SARAY NE DÜŞÜNÜYOR?
Gelen teklif karşısında ABD müzakere ekibinin ciddi endişeleri bulunmasına rağmen, konuyu teknik düzeyde Ummanlı yetkililerle görüşerek çözebileceklerine inandıkları belirtildi. Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise yaptığı resmi açıklamada, "Başkan Trump, uluslararası bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda İran'ın hiçbir şekilde ücret toplayamayacağını net bir dille ifade etmiştir" diyerek Washington'ın katı duruşunu yineledi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiği Orta Doğu ziyareti sırasında gazetecilere verdiği demeçte, "Mevcut uluslararası hukuk gereği hiçbir ülkenin uluslararası bir su yolundan geçiş ücreti veya harç talep etmesine izin verilemez. Dünyanın her yerindeki uluslararası su yollarında kurallar böyledir ve burada da aynen bu şekilde kalmasını bekliyoruz" şeklinde konuşmuştu.
TOPLANAN FONLAR ÇEVRE VE KURTARMA FAALİYETLERİNDE KULLANILACAK
Orta Doğulu diplomatik kaynaklar, ücret toplanması fikri konusunda asıl bastıran tarafın İran olduğunu ve Tahran'ın, Amerikalıların en nihayetinde bu planın bir versiyonunu kabul etmek zorunda kalacağına inandığını aktardı. Taslağa göre Hürmüz Boğazı için belirlenecek idari ücretler, uluslararası toplumla istişare halinde ve Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) aracılığıyla tahsil edilecek. Katılımcı ülkelerin onay vermesi durumunda toplanan fonlar İran ve Umman arasında bölüştürülecek. Bu paranın, tıpkı Malakka Boğazı örneğinde olduğu gibi, çevresel risklerin değerlendirilmesi, denizde arama-kurtarma operasyonları ve teknik destek hizmetlerinin finansmanında kullanılacağı belirtildi. Aynı yetkili, Umman'ın uzun yıllardır denizcilik, çevre ve seyrüsefer hizmetleri için Hürmüz Boğazı'na tek taraflı olarak ciddi bütçeler harcadığını ancak şimdiye kadar hiçbir ücret toplamadığını hatırlatarak, "Belki de artık bir hizmet bedeli almanın zamanı gelmiştir" değerlendirmesinde bulundu.