Yaklaşık beş yıldır dosya üzerinde çalışan yönetmen Jeff Thomas ile yapımcı Kimberly Lupini, hazırladıkları ‘Deconstructing Dahlia’ adlı belgesel serisi kapsamında yıllardır kamuoyundan gizli tutulan belgeleri, tanık ifadelerini ve adli incelemeleri bir araya getirdi.
GİZLİ İHBAR SORUŞTURMAYI YENİDEN BAŞLATTI
People'da yer alan haberde Thomas'ın anlattıklarına göre her şey, davada görev yapan dedektiflerden birinin oğlunun kendisine yıllarca saklanan bir bilgiyi aktarmasıyla başladı. Bu ipucunun peşine düşen ekip, 1940'lardan bu yana hizmet vermeye devam eden bir Los Angeles motelini incelemeye aldı.

DUVARIN ARKASINDA KAN İZLERİ BULUNDU
Adli uzmanların motelde yaptığı inceleme sırasında, gevşek bir süpürgeliğin arkasında kat kat alçıpan bulundu. Duvar açıldığında ise daha önce gizlenmiş büyük bir kan lekesi ve yoğun kan dökülmesini işaret eden izler tespit edildi.
Araştırmacılar, daha sonraki çalışmalarda küçük ve gizli bir oda keşfettiklerini, burada büyük çaplı bir kanlı olayın yaşandığına dair bulgular elde ettiklerini açıkladı. Ayrıca dosyalardaki tanık ifadelerinde kan görüldüğü belirtilen noktalarla motelde tespit edilen izlerin büyük ölçüde örtüştüğünü savundu.
'KATİLİN KİM OLDUĞUNU BİLİYORUZ'
Belgesel ekibi oldukça iddialı açıklamalarda bulundu. Jeff Thomas, ‘Katilin kim olduğunu, cinayetin nerede işlendiğini ve hangi silahın kullanıldığını bildiğimize inanıyoruz.’ ifadelerini kullandı.

Ekip, bugüne kadar kamuoyuyla paylaşılmamış binlerce sayfalık soruşturma belgesine ulaştıklarını ve bu belgelerin cinayetin çözümüne önemli katkı sağladığını öne sürüyor. Ancak iddialarını kesin olarak doğrulayabilmek için Los Angeles Polis Departmanı'nın hala gizli tuttuğu Elizabeth Short'un sansürsüz otopsi raporunun yayımlanmasını talep ediyor. Bunun için kamuoyu desteğiyle bir imza kampanyası da başlatıldı.

79 YILLIK GİZEM
22 yaşındaki Elizabeth Short'un parçalanmış cansız bedeni, yüzünde gülümseyen bir palyaço maskesi takılmış halde 15 Ocak 1947'de Los Angeles'ta boş bir arazide bulunmuştu. Olay yerinde neredeyse hiç kan bulunmaması nedeniyle genç kadının başka bir yerde öldürüldüğü değerlendirilmiş, ancak tüm soruşturmalara rağmen cinayet hiçbir zaman aydınlatılamamıştı. ‘Kara Dalya’ vakası, aradan geçen onlarca yıla rağmen ABD tarihinin en ünlü faili meçhul cinayetleri arasında yer almaya devam ediyor.