Ana içeriğe geç

Yapılacak ibadetler ve oruç Aşure Gününün önemi ve Faziletleri

Tarihte sıkıntı ve belâların kaldırıldığı gün olan, Peygamberler ve ümmetleri için kurtuluş günü olan bu mübarek günün bolluk ve berekete vesile olması niyaz edilir. Peki, Muharrem ayı içinde bulunan aşure günü ne zaman idrak edilir? 10 Muharrem 1448 yani 25 Haziran 2026 Perşembe aşure günüdür. Hicri yeni yıl ise 16 Haziran 2026 (1 Muharrem 1448) Salı günü başlar. Muharrem ayı aşure günü gibi önemli bir zaman dilimini kapsar.

Yapılacak ibadetler ve oruç Aşure Gününün önemi ve Faziletleri
Yeni Akit Gazetesi
16

Aşure günü Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günüdür. Tarihte sıkıntı ve belâların kaldırıldığı gün olan, Peygamberler ve ümmetleri için kurtuluş günü olan bu mübarek günün bolluk ve berekete vesile olması niyaz edilir. Peki, Muharrem ayı içinde bulunan aşure günü ne zaman idrak edilir? 10 Muharrem 1448 yani 25 Haziran 2026 Perşembe aşure günüdür. Hicri yeni yıl ise 16 Haziran 2026 (1 Muharrem 1448) Salı günü başlar. Muharrem ayı aşure günü gibi önemli bir zaman dilimini kapsar.

AŞURE GÜNÜNÜN ÖNEMİ NEDİR

Peygamber Efendimizin (S.A.V) Muharrem ayının faziletleri ile ilgili hadis-i şerifleri aşure gününün de önemini ortaya koymaktadır. Allah Resulü “Her kim aşure gününü ihya ederse aşure gününü diriltir, gününde ve gecesinde ibadetle meşgul olursa Allah-u Teala dilediği gibi onu yaşatır ve diriltir” diye buyurmuştur. Peygamber Efendimizin Ramazan dışında nafile orucu olarak hiç terk etmediği beş oruçtan bir tanesi de aşure günü orucudur. Tüm bunları değerlendirdiğimizde aşure gününün ne kadar önemli bir gün olduğunu görüş oluruz.

Aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir.

Milletimiz, asırlardır süren gelenek ile beraber farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları bakımından içerisinde buğday, fasulye, nohut, kayısı, incir gibi bakliyat ve yemişlerin birlikte kaynatılması ile yiyecek hazırlar ve ikramda bulunur.

Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Her kim aşure gününü ihya ederse aşure gününü diriltir, gününde ve gecesinde ibadetle meşgul olursa Allah-u Teala dilediği gibi onu yaşatır ve diriltir” buyurmuştur. Aynı zamanda “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur” buyuran Allah Resulü aşure günü oruçlarını tutmuştur.

YAŞANAN ÖNEMLİ OLAYLAR

Musa Aleyhisselam’ın kavminin Firavun’dan kurtulması Aşure gününde yaşanmıştır. Yunus Aleyhisselam’ın kavmi Ninova halkı Allah’a isyan ediyordu. Hz. Yunus’un hiçbir sözünü dinlemeyen halk azaba müstahak oldu. Yunus Aleyhisselam, Allah-u Teala’nın azabını hissettiği anda şehri terk etti.

Geminin çakılı kalmasıyla kendini denize bırakan Yunus Aleyhisselam, balıkların karnında bir süre bekledi ve daha sonra Allah’a ettiği duayla balığın karnından kurtuldu. Bu hadise ve dua da Aşure gününde yaşanan önemli oyalardan biridir.

AŞURE ÇORBASI TARİHİ VE ANLAMI

Hz. Nuh’un gemisinin dağ zirvesine oturması da yine Aşure gününe denk gelmiştir. Birçok peygamberin yaşadığı hadise bu günde yaşanmıştır. Özellikle Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturmasıyla insanlar aç ve bitap duruma düşmüştür. Son kalan erzaklardan ne olursa hepsinden toplayıp bir araya getirilmesiyle bir çorba yapılmış ve insanlar karınlarını doyurmuştur.

İşte bu çorba ve yemeğin ismi de aşure çorbasıdır. Daha sonra ise tatlı bir üslupla da servis edilerek soğuk şekilde de yenmeye devam etmiştir. Osmanlı döneminde aşure çorbası olarak bilinmiş ve sıcak olarak dağıtılmıştır.

AŞURE GÜNÜ NE ZAMAN

Aşure günü ne zaman 2026 yılı için bellidir. Bu zaman dilimi her yıl değişmektedir. Muharrem ayının 10. günü Aşure günüdür. 2026 yılında ise 25 Haziran Perşembe gününe denk gelmektedir. Hicri takvime göre ise 10 Muharrem 1448’dir.

Peygamber Efendimizin (S.A.V) Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret ettiği sene Hicri takvim olarak belirlendi.

Aşure Günü her yıl 10 veya 12 gün öne gelir.

2026 yılında Muharrem ayı yani Hicri sene 16 Haziran 2026 Salı günü başlar. Muharrem ayının 10. günü ise Aşure Günüdür. 25 Haziran 2026 Perşembe aşure günüdür.

Aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir. Milletimiz, asırlardır süren gelenek ile beraber farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları bakımından içerisinde buğday, fasulye, nohut, kayısı, incir gibi bakliyat ve yemişlerin birlikte kaynatılması ile yiyecek hazırlar ve ikramda bulunur. Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Her kim aşure gününü ihya ederse aşure gününü diriltir, gününde ve gecesinde ibadetle meşgul olursa Allah-u Teala dilediği gibi onu yaşatır ve diriltir” buyurmuştur.

Aynı zamanda “Ramazan orucundan sonra en faziletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan Muharrem ayında tutulan aşure orucudur” buyuran Allah Resulü aşure günü oruçlarını tutmuştur.

AŞURE GÜNÜNÜ FAZİLETLERİ NELERDİR

Aşure gününün faziletleri büyüktür. Bu günde yapılacak olan aşure ikramı, tutulacak oruç, kılınacak namaz, edilecek dua ve zikirler, hayır ve hasenatlar çok sevaptır. Faziletin kıymetini de yine Hadis-i şeriflerden anlıyoruz. EbuHureyre (RadıyallahuAnh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: “Her kim o günde oruç tutarsa, kırk seneye kefaret olur (o kadar günahı da olsa silinir). Aşure gecesini ihya edip de o günde oruçlu sabahlayan kimse (çok kolay öleceği için) öldüğünde nasıl öldüğünü bilmez.”

Hazreti Ali (RadıyallahuAnh)dan rivayet edilen bir hadis-i şerifte Rasulüllah(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim aşure gecesini ibadetle, zikirle, namaz ve dualarla geçirerek ihya ederse, Allah-u Teâlâ da onu dilediğince ihya eder.”

NELER YAPILMALI

Aşure gecesi ve gününde ibadetler meşgul olmak çok sevaptır. Namaz, oruç, zikir ve dualar aşure gününde yapılacak ibadetlerdendir. Aşure günü orucu ise en kıymetlilerindendir. Aşure orucuna “Ya Rabbi niyet ettim senin rızan için oruç tutmaya” şeklinde niyet edilebilir.

ORUÇ TUTULUR MU

Aşure günü Peygamber Efendimizin (S.A.V) orucunu hiç bırakmadığı bir gündür. Bu vesileyle de aşure günü yapılacak en makbul ibadet o günü oruçlu geçirmektir. Ancak o gün tutulan oruç sonrası yaşanan hadise şöyledir: Medine’de aşure günü oruç tutup Sahabe-i Kiram Efendilerimize de oruç tutmalarını tavsiye edince, kendisine: “Ey Allah’ın Rasulü! Bugün Yahudi ve Hristiyanların da tazim ettiği bir gün” denildi.

Bunun üzerine, “Gelecek sene olduğunda biz dokuzuncu günü de oruçlu geçirelim.” buyurdu ve ertesi seneye ulaşan sahebeler öyle yaptılar.

Bu nedenle orucunu sünnete uygun bir şekilde tutmak isteyen kardeşlerimizin, Muharrem ayının 9. günü olan 24 Haziran Çarşamba günü ile aşure günü olan 25 Haziran Perşembe gününü ya da 27 Haziran Cumartesi ile 28 Haziran Pazar günlerini oruçlu geçirmeleri gerekiyor.

Muharrem ayı haram aylardan olduğundan ve haram aylarda üç gün oruç tutmanın faziletine dair hususi deliller bulunduğundan; 24 Haziran Çarşamba, 25 Haziran Perşembe ve 26 Haziran Cuma günlerini oruçlu geçirmek hem aşure orucunu tutmaya hem de sözünü ettiğimiz haram aylarda üç gün oruç tutmaya vesile olacaktır.

NASIL NİYET EDİLİR

Aşure orucuna kalben niyet etmek yeterlidir ve dil ile söylemek şart değildir.

Ancak kalple birlikte dille ikrar etmek güzeldir. Sahurda veya gece şu şekilde niyet edebilir:

“Ya Rabbi, senin rızan için Muharrem ayının Aşure orucunu tutmaya niyet ettim.”

Sahura kalkmak sünnettir ve bereketlidir. Ancak sahura kalkmamak orucun geçerliliğine zarar vermez. Nafile oruçlarda, imsak vaktinden sonra henüz orucu bozacak bir şey yapılmamışsa kuşluk vaktine kadar niyet edilebileceği belirtilmiştir.

YAPILMAMASI GEREKENLER NELERDİR

Aşure günü yapılacaklar kadar yapılmayacak şey de tek gün orucudur. Muharrem ayındaki ve aşure günündeki oruç çok sevaptır. Ancak tek gün aşure günü orucu tutulmaz. Bu aşure gününde yapılmaması gereken bir ibadettir. Tek başına aşure günü oruç tutmak mekruh olur.

Çünkü Yahudilere benzenmiş olur. 9. ile 10. veya 10. ile 11. günü tutulursa mekruh olmaz. Peygamber Efendimiz de aşure gününü, bir gün öncesi ya da sonrasını ilave ederek oruçlu geçirmeyi emir buyurmuştur.

Tarihte sıkıntı ve belâların kaldırıldığı gün olan, Peygamberler ve ümmetleri için kurtuluş günü olan aşure gününde oruç tutmak en güzel ibadettir. Namaz, oruç, zikir ve dualar aşure gününde yapılacak ibadetlerdendir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) “Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarına keffaret olmasını Allah’tan umarım” buyurmuştur.

AŞURE NAMAZI NASIL KILINIR

Aşure günü ve gecesinde yapılacak ibadetlerden bir tanesi de namazdır.

Burada da hadis-i şeriflere baktığımızda gün ve gecenin ihyası konusunda namaz vardır. Namaz 4 rekattır. Her rekatta bir Fatiha 15 İhlas okunarak dördüncü rekatta selam verilir. Bu namazı kılanın elli sene geçmiş, elli sene de gelecek günahlarını Allah-u Teâlâ mağfiret eder.

Hadis-i şerifleri şöyle sıralayabiliriz:

EbûHureyre (RadıyallâhuAnh)dan gelen bir hadîs-i şerîfe göre: “Âşûrâ gecesi (veya günü) iki selâmla dört rekât kılar; her rekatta, bir Fâtiha, bir Zilzâl, bir Kâfirûn, bir de İhlâs Sûrelerini okur. Namazı bitirince de Nebî (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e yetmiş defa salevât okur.”

İmâm-ı Echûrî’nin naklettiği bir hadîs-i şerîfe göre: “Âşûrâ günü her rekâtta bir Fâtiha, on bir veya on beş İhlâs okuyarak dört rekât kılan kişinin elli sene geçmiş, elli sene de gelecek günahlarını Allâh-ü Te‘âlâ mağfiret eder. O gün iki rekât dahi kılan bütün sıddıkların amelleriyle Allâh-ü Te‘âlâ’ya yakınlaşmış gibi olur.”

AŞURE YAPMAK ŞART MIDIR

Aşure pişirmek ve dağıtmak ibadet değildir ikramlaşmadır. Şart değildir. Sünnet veya farz gibi bir durum yoktur.

Hicri yılın son ayı olan Zilhicce’nin son gününü ve Hicri yılın ilk ayı olan Muharrem’in ilk gününü oruçlu geçirmek çok sevaptır.

Muharremin ilk gününü oruçlu geçiren kişiye Allah Teâlâ elli senelik kefaret yazar.” diye rivayet edilmiştir. Bir de her kim aşağıdaki duayı 3 kez okursa; Şeytan: ‘Biz bu kişiden ümidi kestik!’ der ve Allâh (Celle Celâlühû) ona, kendisini sene boyunca koruyacak iki melek görevlendirir.” (Allâme Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis:1/156; Mâü’l-ayneyn, Na‘tü’l-bidâyât, sh:165)

Bütün hamdler, âlemlerin Rabbi olan Allâh’a aittir! Salât-ü selâm, Efendimiz Muhammed’in ve âl-i ashâbının tamamının üzerine olsun! Ey Allâh! Sen Ebedî’sin, Kadîm’sin (başlangıcın ve sonun yoktur)! Hayy’sın, Kerîm’sin (hakikî hayat sahibi de, kerem sahibi de ancak Sensin)! Hannân’sın, Mennân’sın (son derece acıyan ve çokça lütuflarda bulunan Rabbimizsin)! İşte bu yeni senedir! Ben bu sene Senden dilerim ki beni kovulmuş şeytandan ve onun dostlarından koruyasın, kötülüğü çokça emreden bu nefse karşı bana yardım edesin ve beni Sana yaklaştıran amellerle meşgul edesin.

Ey kerem sâhibi! Ey celâl ve ikrâm sahibi! Ey acıyanların en merhametlisi! Rahmetinle kabul eyle! Allâh-u Te‘âlâ, Efendimiz ve peygamberimiz Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)’e, âl-i ashâbının ve Ehl-i Beyt’inin tamamına salât ve selâm eylesin!’

Kaynağa Git

İlgili Haberler