DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Haluk Levent ve AHBAP’a yönelik operasyon, muhalefetin ittifak çalışmaları, ekonomik kriz, sanal bahis ve dış politika hakkında açıklamalarda bulundu.
Ahbap soruşturmasında Haluk Levent'in WhatsApp yazışmaları ortaya çıktı: 1 maça 500 bin TL bahis oynamış
TİVİ6’da yayımlanan “Anketler Konuşuyor” programında Tacire Baktaş ve Mehmet Ali Kulat’ın sorularını yanıtlayan Babacan, AHBAP hakkında yürütülen soruşturmanın zamanlamasına tepki gösterdi.
Babacan, soruşturma ve yargılama süreci tamamlanmadan hiç kimse hakkında peşin hüküm oluşturulmaması gerektiğini vurgularken, büyük miktarda para yöneten ve kamuoyunda tanınan kuruluşların düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini söyledi.
“DEPREMİN ÜZERİNDEN ÜÇ BUÇUK YIL GEÇTİ”
AHBAP’ın faaliyetlerinin devletin denetim kurumları tarafından daha önce incelenmesi gerektiğini savunan Babacan, şunları söyledi:
“Eğer bu kadar büyük rakamlar, bu kadar büyük hadiseler varsa siz bugüne kadar niye bunları incelemediniz? Deprem deniyor, aradan üç buçuk yıl geçmiş. Bu sürede neden bir şey yapmadınız?”
Devletin mali hareketleri takip edebilecek bilgiye ve uzman kadroya sahip olduğunu belirten Babacan, “Bunu ‘yapamadık, bilemedik, erişemedik’ diye açıklamalarını külahıma anlatsınlar. Ben bu ülkenin ekonomisini tam 11 yıl yönettim. Devlet bilir. Yeter ki o niyet olsun” ifadelerini kullandı.
Babacan, denetimlerin zamanında yapılmamasının kötü niyetli kişilerle devlet içindeki bazı unsurlar arasında iş birliği bulunduğu yönündeki şüpheleri artırabileceğini ileri sürdü.
Operasyonların mali bir soruşturma görünümü altında siyasi hedeflere yöneltilmemesi gerektiğini söyleyen Babacan, hukuk devletinin bu şekilde yönetilemeyeceğini kaydetti.
“İTTİFAK SAFHA SAFHA GENİŞLEYECEK”
Babacan, Yeni Yol Grubu ve muhalefetin yeni ittifak arayışlarına ilişkin soruya da cevap verdi.
Yeni bir siyasi alternatif oluşturmak amacıyla partiler ve bağımsız siyasetçilerle görüşmelerin sürdüğünü açıklayan Babacan, ittifak yapısının aşamalı olarak genişlemesini beklediklerini söyledi.
Babacan, “Aynı ittifak içerisinde olabileceğimizi düşündüğümüz siyasi partilerin sayısı az değil” derken kurulacak siyasi birliktelikte temiz yönetim, siyasi ahlak ve yolsuzlukla mücadele ilkelerinin belirleyici olacağını ifade etti.
Hem merkezi yönetimde hem de belediyelerde temiz yönetim anlayışına ihtiyaç bulunduğunu belirten Babacan, yolsuzlukları ortadan kaldırma konusunda samimi olan bütün siyasi yapılarla görüşebileceklerini söyledi.
“HORTUMLARI KESERSEK EMEKLİNİN YÜZÜ GÜLER”
Türkiye’nin emekliye, asgari ücretliye, çiftçiye ve esnafa kaynak ayırabilecek ekonomik güce sahip olduğunu savunan Babacan, sorunun kamu kaynaklarının yanlış kullanılması olduğunu belirtti.
Devletin gelirlerinin bulunduğunu ancak bütçedeki “kaçakların” kapatılması gerektiğini söyleyen Babacan, geçmişte kullandıkları “hortumları kesmek” ifadesini hatırlattı.
Babacan, “Devletin kaynaklarını birileri hortumluyor, biz onları keseceğiz, milletin cebine bağlayacağız derdik. Şu anda aynı noktadayız” dedi.
2026 bütçesinden 2,7 trilyon liralık faiz ödemesi yapılacağını belirten Babacan, yüksek faizin temelinde güvensizlik ve yüksek risk bulunduğunu savundu. Babacan, güven ortamının kurulmasıyla faiz giderlerinin azaltılabileceğini ve bu kaynağın toplumun geniş kesimlerine aktarılabileceğini söyledi.
BEŞ HÜKÜMET ÜYESİNİ TEBRİK ETTİĞİNİ AÇIKLADI
Ali Babacan, 2016 ile 2023 yılları arasında Türkiye’nin dış politikasında ciddi hatalar yapıldığını ileri sürerken, 2023 seçimlerinin ardından dış politika, güvenlik ve ekonomi yönetiminde görev alan beş ismi telefonla arayarak tebrik ettiğini açıkladı.
Babacan; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ve Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler’i aradığını söyledi.
Bu isimlerin göreve gelmesini olumlu karşıladığını belirten Babacan, “Seçimi kaybettik, siz kazandınız ama sizlerin bu pozisyonlarda olmasına sevindim, dedim” ifadelerini kullandı.
“DİNDAR NESİL DEDİLER; ATEİZM, DEİZM VE KUMAR ARTTI”
Babacan, Türkiye’nin en önemli gündem maddesinin ekonomi ve geçim sıkıntısı olduğunu, ancak toplumsal değerlerdeki aşınmanın da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
İktidarın geçmişte “dindar nesil” yetiştirme iddiasında bulunduğunu hatırlatan Babacan, gelinen noktada ateizmin, deizmin, sanal kumarın ve sanal bahsin yaygınlaştığını savundu.
Ekonomik sorunların insanları alın teriyle kazanmak yerine kısa yoldan para kazanma arayışına ittiğini belirten Babacan, yasal bahis ve kumar reklamlarının serbest bırakılmasını da eleştirdi.
Babacan, iktidarın yasa dışı bahisle mücadele ederken lisans verilen yasal bahis şirketlerinin faaliyetlerini ve reklamlarını görmezden geldiğini ileri sürdü.
“BU TOPLUMSAL YARA KARŞISINDA HÜKÜMET KILINI KIPIRDATMIYOR”
Sanal bahis ve kumar ağlarının teknik ve mali açıdan kolaylıkla takip edilebileceğini söyleyen Babacan, hükümetin bu konuda yeterli adım atmadığını savundu.
İnternet üzerindeki anonim hesapların kısa sürede tespit edilebildiğini hatırlatan Babacan, aynı yöntemlerin yasa dışı bahis ağları için de uygulanabileceğini söyledi.
Bahis ve kumar sistemlerinin arkasında ödeme kuruluşlarının bulunduğunu belirten Babacan, Türkiye’de ödeme sistemlerinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun izni olmadan faaliyet gösteremeyeceğine işaret etti.
“EN PESPAYE KURUMU BİLE BİR AYDA AYAĞA KALDIRIRIZ”
Babacan, iktidara gelmeleri halinde devlet kurumlarının kısa sürede yeniden işler hale getirilebileceğini savundu.
“En pespaye kurum bile bir ayda ayağa kalkar” diyen Babacan, altı ay içerisinde ekonomik iklimin tamamen değişebileceğini, en geç iki yıl içinde Türkiye’nin yeniden güçlü bir ekonomik döneme girebileceğini öne sürdü.
Basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı alanında atılacak adımların ise iktidar değişikliğinin hemen ardından uygulanabileceğini belirten Babacan, ekonomik güvenin kurumsal yapı, hukuk ve özgürlüklerle birlikte sağlanabileceğini ifade etti.
“EKONOMİNİN DEĞİL, ÜLKENİN BAŞINA TALİBİZ”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde bütün yetkilerin tek kişide toplandığını söyleyen Babacan, AK Parti çevrelerinden kendisine yöneltilen “Ekonomiye destek verin” çağrılarına da karşılık verdi.
Mevcut sistemde “ekonominin başı” şeklinde bağımsız bir görev bulunmadığını belirten Babacan, “Bütün yetki bir kişide. Biz ülkenin başına geçmeye talibiz. Ekonominin başı diye bir şey yok artık. Tek bir pozisyon var; o da ülkenin başında olmak” dedi.
DÜNYA KUPASI FİNALİNDE İSPANYA’YI DESTEKLEYECEK
Babacan, Dünya Kupası finalinde gönlünün İspanya’dan yana olduğunu da açıkladı.
İspanya hükümeti ve halkının Gazze ile İran konusunda sergilediği tutumu değerli bulduğunu belirten Babacan, Türkiye ile İspanya toplumları arasında güçlü bir bağ oluştuğunu söyledi.
İspanya’nın Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine uzun süredir destek verdiğini hatırlatan Babacan, “Sporun genel ilkeleri açısından hak eden kazansın ama bu sefer gönül biraz İspanya’dan yana” dedi.