İstanbul — Büyükçekmece Belediyesi davasında savunmasına başlayan tutuklu Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, hakkındaki “suç örgütü kurup yönetme” suçlamasını reddederek, “Somut delil olduğu için değil, savcılık öyle varsaydığı için ‘örgüt lideri’ iddiasıyla karşı karşıyayım” dedi.
4 Haziran 2025'te tutuklanan Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün de arasında bulunduğu 6'sı tutuklu 31 sanığın yargılanmasına bu sabah İstanbul 27’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Dosyada Hasan Akgün’ün yanı sıra belediye başkan yardımcıları Nuraydın Sak ve Ömer Kazancı, İmar ve Şehircilik Müdürü Emre Kekeçoğlu ile belediye bürokratları ve iş insanlarının da bulunuyor.
Bugünkü ilk duruşma ise yaklaşık 2 saat gecikmeli olarak Hasan Akgün’ün savunmasıyla başladı. Savunmasına siyasi yaşamı ve belediyecilik anlayışını anlatarak başlayan Akgün, yıllardır şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışıyla görev yaptığını belirterek, “Şeffaf, hesap vermeye hazır ve adalete güvenen bir yurttaş olarak karşınızdayım” dedi. Hakkındaki “suç örgütü” iddialarını reddeden Akgün, iddianamede bu suçlamayı destekleyen hiçbir somut delilin bulunmadığını söyledi.
“Dosyada hiçbir delil yoktur. İddianamede bu akıl dışı iddiayı destekleyen hiçbir somut delil sunulmamıştır” diyen Akgün, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan kişilerin beyanlarının örgüt suçlamasına dayanak yapılamayacağını söyledi. İddianamede bazı kişilerin kendisinin “gizli kasası” olarak gösterildiğini söyleyen Akgün, bu iddiayı doğrulayacak herhangi bir maddi delilin de dosyada yer almadığını belirtti.
“İddianamedeki zayıflık ihbar mektuplarıyla giderilmeye çalışılmış”
Savunmasında isimsiz ihbar mektuplarına da değinen Akgün, iddianamenin bu mektuplarla güçlendirilmeye çalışıldığını söyledi. İhbar metinlerinde “duydum”, “kanaatindeyim” ve “inancındayım” gibi ifadelere yer verildiğini belirten Akgün, “Peki bunların hukuken delil kabul edilmesi mümkün müdür? Birilerinin isimsiz ihbar mektuplarında ‘duydum’, ‘düşünmekteyim’ demesi üzerine ömrünü belediye başkanlığına adamış birisi hakkında örgüt suçlaması yöneltilmesi reva mıdır?” diye sordu. Söz konusu ihbarların siyasi saiklerle hazırlandığını belirten Akgün, “Bu ihbar mektuplarının şahsıma karşı siyasi husumet güden kişilerce hazırlanmış olduğu gerçeği anlaşılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“Hakkında CİMER başvurusu yapılmayan belediye başkanı var mıdır?”
CİMER’e yapılan başvuruların iddianamede delil olarak yer almasını da eleştiren Akgün, “Kişisel husumetler sebebiyle hakkında CİMER başvurusu yapılmayan belediye başkanı var mıdır?” diye sordu. Hemen her belediye başkanı hakkında benzer başvurular yapıldığını söyleyen Akgün, yalnızca kendi hakkında bu başvuruların ceza soruşturmasına dönüştürüldüğünü ifade etti.
“Dostluklarım ve sosyal çevrem suç örgütü gibi gösteriliyor”
İddianamenin varsayımlar üzerine kurulduğunu ifade eden Akgün, “Somut delil olduğu için değil, savcılık öyle varsaydığı için ‘örgüt lideri’ iddiasıyla karşı karşıyayım. Bu iddianın hiçbir dayanağı yoktur” dedi. Savcılığın somut delil ortaya koymak yerine dostluk ve arkadaşlık ilişkilerini suçlamalara dayanak yaptığını belirten Akgün, “1994 yılından bu yana Büyükçekmece Belediye Başkanlığı yapmış bir kişinin geniş bir sosyal çevresi olması ‘suç örgütü’ gibi gösterilmiş. Dostluklarım, aile ilişkilerim ve memurlarla olan alt-üst ilişkilerim kriminalize edilmeye çalışılmıştır” ifadelerini kullandı.
“Aylardır tutuklu olmamı sizin vicdanınıza sunuyorum”
İddianamede yer alan isnatların hiçbirinin somut delille desteklenmediğini savunan Akgün, “İddiaları şiddetle reddediyorum. Ne benim ne de ailemin cebine tek kuruş haram para girmedi, giremez. Hayatımın hiçbir döneminde bu değerlerimden ödün vermedim” dedi.
Hakkındaki suçlamaların varsayımlara dayandığını savunan Akgün, “Tüm isnatlar gerçek dışıdır. Varsayımlar üzerinden şahsıma isnatlar yöneltilmiştir. Hiçbir somut delil ortaya konulamamıştır. Bu koşullarda şahsımın suçlanması mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Kendisine rüşvet ya da herhangi bir menfaat sağlandığını gösteren tek bir somut delil bulunmadığını savunan Akgün, “Bir rüşvet veya menfaat sağladığımı gösteren hiçbir somut delil ortaya konulamamıştır” dedi.
Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunduğunu hatırlatan Akgün, savunmasına, “Aylardır tutuklu olmamı sizlerin vicdanına havale ediyorum” sözleriyle devam etti. Duruşmaya verilen 10 dakikalık aranın ardından Akgün, savunmasını sürdürdü.