Ana içeriğe geç

Uzay trafiğine ‘yeşil enerji’ çözümü... Verimlilik artacak, uydular yetenek kazanacak

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) uzay ve makine mühendisliği bölümleri yeni mezunları Mustafa Ay ve Hıdır İlyas Sezer, uydulara entegre edilebilen bir roket motoru ve yazılım geliştirdi. İkilinin geliştirdiği sistem, uyduların uzayda hareket edebilmesini sağlayarak çarpışmaları önleyecek. Uydunun üzerindeki güneş panellerinden elde edilen temiz elektrik enerjisiyle çalışan sistem sayesinde uzay trafiği yeşil enerjiyle düzenlenecek ve verimlilik 5 kat artacak.

Uzay trafiğine ‘yeşil enerji’ çözümü... Verimlilik artacak, uydular yetenek kazanacak
Hürriyet
16

Üniversite 2’nci sınıftan beri birlikte çalışan ve 2024 yılından itibaren de roket motorları üzerine projeler geliştiren Mustafa Ay ve Hıdır İlyas Sezer, uzayın her geçen gün daha da kalabalıklaştığını ve Dünya’nın etrafında dolaşan uyduların çoğunda hareket ettirici bir gücün olmadığını fark ederek bu konu üzerine çalışmaya başladı. İkilinin geliştirdiği motor sistemi ve yazılım uyduların hareket etmesini sağlıyor. Uzaktan kontrol edilebilen ve uyduya olası çarpışmaları önleyebilecek manevraları yaptıran bu sistem, şu an dünyada farklı şirketler tarafından kullanılıyor ancak Türkiye’de özellikle 500 kilogramın altında olan uydular henüz böyle bir yeteneğe sahip değil. Mustafa ve Hıdır İlyas’ı dünyada benzer sistemler geliştiren rakiplerinden ayıran en önemli özellikleriyse motorlarında ‘yeşil enerji’ kullanmaları. İkili, yurt dışındaki rakiplerinin uyduları hala eski nesil yakıtlarla uzaya gönderdiğini ancak kendilerinin uzayda yıllarca kullanılabilecek yeşil enerji ile çalışan motorlar tasarladıklarını belirterek geliştirdikleri sistemi şöyle anlattı:

ARTIK KÜÇÜK UYDULAR TERCİH EDİLİYOR
“Bu alanda dünya genelinde yaklaşık 15 farklı rakibimiz var. Diğer yandan Türkiye’de de TÜBİTAK, bu konu üzerinde çalışmalar yapıyor. Ancak onlar 6-7 tonluk uydular için motor sistemleri geliştiriyor. Bizim sistemimizse 500 kilogramın altındakiler için hazırlandı. Şu an zaten en çok kullanımda olanlar da 500 kilogramın altındaki uydular. Küçük uydular bin kilometrelik irtifada konumlandığı için dünyaya çok daha yakın oluyor. Bu yüzden de uzaydaki trafik artıyor. Bu tür uydular, internet, radar ve gözlem için kullanılıyor. Bunlar her noktadan dünyayı tarıyor. Küçük uyduların çoğalmasıyla yurt dışındaki birkaç şirket artık uyduların kendi kendine hareket etmesini sağlayacak sistemleri bunlara entegre ederek uzaya göndermeye başladı.

YANMIYOR, PATLAMIYOR, ZEHİRLİ GAZ SALMIYOR
Geleneksel roket motorları, tonlarca kimyasal yakıtı ateşlemeyle yakarak çalışır. Bizim sistemimizde ise hiçbir şey yanmıyor, patlamıyor ve zehirli gaz salınmıyor. Uydunun üzerindeki güneş panellerinden elde ettiğimiz temiz elektrik enerjisini alıyor ve kullanıyoruz. Roket biliminde verimlilik, bir gram yakıtla ne kadar iş yapabildiğinizle ölçülür. Geleneksel kimyasal motorlar, yakıtı saniyeler içinde devasa bir patlamayla tüketirken bizim sistemimiz ise damla damla ama mermi hızının tam 10 katı süratle dışarı püskürtüyor. Bu sayede 1 gram yakıtla kimyasal yöntemlerle yapılan işin 5 katı kadar iş yapabiliyoruz bu da bize 5 kat verimlilik sağlıyor. Dünyanın yörüngesi şu an milyonlarca uzay çöpüyle dolu. Geliştirdiğimiz teknoloji, uydulara uzayda milimetrik manevra kabiliyeti kazandırıyor. Bu sayede hem uydu operatörlerine tehlikeli çöplerden aktif olarak kaçma avantajı sağlıyoruz hem de ömrü biten uyduları güvenli bir şekilde atmosfere yönlendirip yakarak temiz bir dünya yörüngesi için çalışıyoruz. Kısacası, uzayda arkamızda çöp bırakmamayı hedefliyoruz.

UYDU SAYISI 5 YIL İÇİNDE 10 KAT ARTABİLİR
Şu an uzayda yaklaşık 14 bin uydu var. Bu kulağa çok gibi gelse de uzay çok büyük. O nedenle uyduların çarpışma ihtimali günümüzde zayıf. Ancak bir yandan da uydu sayısı çok hızlı bir şekilde artıyor. Geliştirdiğimiz sistem, 3 yıl sonra yaşanacak soruna çözüm olacak. Öyle ki uydu sayısının önümüzdeki 5 yıl içinde 10 kat artmasını bekliyoruz. Şu an uzayda 70 civarı Türk uydusu var. Savunma sanayi alanındaki projelerle önümüzdeki 5 yıl içerisinde bu sayının 600’e çıkarılması hedefleniyor. O nedenle geliştirdiğimiz sistem, önümüzdeki yıllarda ülkemiz için de önemli bir ihtiyaç haline gelecek.

ÖMRÜ TAMAMLANAN ‘ÇÖPLÜK YÖRÜNGE’DE
Bizim motorumuz ‘tak, çalıştır’ şeklinde ve uyduya entegre edilebilecek durumda. Kontrolü de uzaktan sağlanacak. Bu sayede uydunun ömrü boyunca gerçekleştireceği tüm manevraları uzaktan kontrol edebileceğiz. Bir sonraki hedefimizse sisteme yapay zeka eklemek. Böylece uydu, manevralarına kendi karar verebilecek. Uydulara belli başlı kurallar getiriliyor ve bu kurallara göre bir uydu aynı yörünge içinde 5 yıldan uzun kalamıyor. Bu doğrultuda uydunun 5 yılın sonunda yörünge değiştirmesi ya da dünyaya çakılması gerekiyor. Sistemimiz uyduya bu iki manevrayı da yaptırabilecek. Diğer yandan ömrünü tamamlayan uydu yörünge değişimiyle ‘çöplük’ olarak tabir edilen dış yörüngeye yine bu sistem sayesinde yönlendirilebilecek.

GEÇMİŞTE ÇARPIŞMA YAŞANDI
İhtimal zayıf olsa da geçmişte uzayda iki kez uydu çarpışması yaşandı ve bu dünyada ciddi bir krize yol açtı. Çünkü bir uydu başka bir uyduya çarptığında ortaya çıkan parçacıklar diğer uydulara da çarpıyor ve onlara da zarar veriyor. Dolayısıyla zincirleme bir reaksiyon ortaya çıkıyor. Bu da şirketlerin önemli bir maddi kayıp yaşamalarına neden oluyor. Geliştirdiğimiz sistemle aslında uydulara önemli bir yetenek kazandırmış oluyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler