Beşiktaş’ta imam hatip ortaokuluna dönüştürülen İsmail Tarman Ortaokulunun yeniden normal ortaokul olarak açılması talebiyle yaklaşık 10 yıldır mücadele eden veliler ve Konaklar Mahallesi sakinleri, okul önünde buluştu. 3 bin 670 gündür sürdürülen nöbette, okulun eski statüsüne dönmesini öngören mahkeme kararlarının Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hâlâ uygulanmadığı belirtilerek, “Hukuk devletinde mahkeme kararları uygulanmalıdır” çağrısı yapıldı.
Beşiktaş Konaklar Mahallesi’nde bulunan İsmail Tarman Ortaokulu önünde düzenlenen açıklamaya mahalle sakinleri, veliler, siyasi parti temsilcileri ve yurttaşlar katıldı. Eğitim öğretim döneminin son eyleminde bir araya gelen yurttaşlar, yıllardır sürdürdükleri mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Basın açıklamasında, okulun imam hatip ortaokuluna dönüştürülmesine ilişkin işlemin daha önce açılan davalar sonucunda iki idare mahkemesi ve iki bölge idare mahkemesi kararıyla iptal edildiği hatırlatıldı. Buna rağmen Millî Eğitim Bakanlığının mahkeme hükümlerini uygulamadığı belirtilerek okulun yeniden normal ortaokul olarak açılması talep edildi.
“Mahkeme kararları uygulanmıyor”
Açıklamada, yaklaşık 3 bin 670 gündür okulun yeniden açılması için mücadele edildiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“Biz okulumuzun tekrar açılmasını ve mahkeme kararlarının uygulanmasını istiyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı millet ve yargıyla inatlaşmayı tercih ediyor, boş sınıflara ders vermeyi sürdürüyor. Mahkemeler İsmail Tarman Ortaokulunun eskiden olduğu gibi normal ortaokul olarak devam etmesine karar verdi. Buna rağmen verilen kararlar hâlâ uygulanmıyor.”
Veliler, hukukun üstünlüğünün gereği olarak yargı kararlarının gecikmeksizin yerine getirilmesini istedi.
“Dayatma eğitim hakkını ihlal ediyor”
Basın açıklamasında, son yıllarda çok sayıda normal okulun velilerin ve bölgenin ihtiyacına rağmen imam hatip okuluna dönüştürüldüğü belirtilerek bunun eğitim hakkını ihlal ettiği savunuldu.
Açıklamada, İsmail Tarman Ortaokulunun normal ortaokul olduğu dönemde yaklaşık 1.200 öğrencisinin bulunduğu, imam hatip ortaokuluna dönüştürülmesinin ardından ise öğrenci sayısının 300’e düştüğü ifade edildi. Açıklamaya göre mevcut öğrencilerin önemli bölümü taşımalı eğitim kapsamında okula gelirken, mahallede yaşayan çocuklar ise çevredeki okullarda 42 kişilik sınıflarda eğitim görmek ya da özel okullara yönelmek zorunda kalıyor.
Veliler, imam hatip okullarına ihtiyaç duyuluyorsa yeni okul yapılması gerektiğini belirterek, mevcut devlet okullarının dönüştürülmesine son verilmesini istedi.
“Kamusal eğitim zayıflatılıyor”
Açıklamada yalnızca İsmail Tarman Ortaokulu değil, Türkiye’deki eğitim politikalarına ilişkin de değerlendirmeler yapıldı.
Eğitime ayrılan kamu bütçesinin yetersiz olduğu belirtilen açıklamada, ücretsiz eğitime erişimin giderek zorlaştığı ifade edildi. Ücretsiz yemek, ulaşım ve kırtasiye desteğinin sağlanmamasının dar gelirli ailelerin çocuklarını eğitimden uzaklaştırdığı savunuldu.
Veliler, eğitim giderlerinin giderek ailelerin omzuna yüklendiğini belirterek bunun eğitimde fırsat eşitliğini zedelediğini dile getirdi.
“Çocuklar açlık ve yoksullukla karşı karşıya”
Basın açıklamasında öğrencilerin beslenme sorununa da dikkat çekildi.
Türkiye’de okullarda ücretsiz öğle yemeği uygulamasının bulunmadığı belirtilerek, birçok öğrencinin okula kahvaltı yapmadan geldiği, ekonomik nedenlerle gün içinde yeterli beslenemediği ifade edildi.
Çocukların açlık nedeniyle hem fiziksel hem bilişsel gelişimlerinin olumsuz etkilendiği belirtilen açıklamada, ücretsiz okul yemeğinin kamusal bir hak olarak hayata geçirilmesi istendi.
“Çocuklar eğitimden kopuyor”
Açıklamada, ekonomik kriz ve eğitim politikalarının etkisiyle çocuk işçiliğinin arttığı, okul terklerinin yaygınlaştığı ifade edildi.
Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamasının çocukları ağır ve denetimsiz çalışma koşullarına ittiği öne sürülen açıklamada, son yıllarda yüzlerce çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi.
Eğitim dışında kalan çocukların suç örgütleri ve çeteler açısından daha kırılgan hale geldiği belirtilen açıklamada, çocukların şiddetin hem mağduru hem de faili olmalarının yalnızca güvenlik politikalarıyla açıklanamayacağı, bunun aynı zamanda bir eğitim politikası sorunu olduğu savunuldu.
“Öğretmenler de güvencesizlik ve ayrımcılıkla karşı karşıya”
Veliler, açıklamada öğretmenlerin çalışma koşullarına da değindi.
Kamuda liyakat yerine mülakat uygulamalarının öne çıkarıldığı, özel öğretim kurumlarında ise öğretmenlerin düşük ücret, güvencesizlik ve patron baskısıyla karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi.
Öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi gerektiği belirtilen açıklamada, eğitim emekçilerinin mobbing ve ayrımcılığa maruz bırakılmasının eğitim sistemini olumsuz etkilediği vurgulandı.
“Mücadelemiz sürecek”
Basın açıklamasının sonunda hukuk devleti ilkesine vurgu yapılarak şu çağrı yapıldı:
“Biz Türkiye Cumhuriyeti toplumunun bireyleri olarak hukuk devletinde ve demokratik bir düzende yaşamak istiyoruz. Mahkeme kararlarının uygulanmamasını, kamu yararının ve halkın iradesinin yok sayılmasını kabul etmiyoruz. Çocuklarımızın bilim, sanat ve sporla buluşacağı, eşit, laik ve kamusal eğitim hakkının güvence altına alındığı bir eğitim sistemi talep ediyoruz. İsmail Tarman Ortaokulu ile ilgili mahkeme kararları uygulanıncaya kadar mücadelemizi meşru yollarla sürdürmeye devam edeceğiz.”