Ana içeriğe geç

Büyük ihanet! MİT’i ele geçirmek için Mason planı

Türkiye Cumhuriyeti'nin bekasına kasteden 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılında, FETÖ'nün devletin en mahrem kurumu Milli İstihbarat Teşkilatı'nı (MİT) ele geçirmek için yürüttüğü 30 yıllık gizli savaşın tüm detayları ortaya çıktı.

Büyük ihanet! MİT’i ele geçirmek için Mason planı
Haber 7
16

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma dosyalarından çıkan kozmik detaylar örgütün akılalmaz ihanet ağını deşifre etti. Elebaşı Fetullah Gülen'in MİT'i operasyon merkezine dönüştürme planları kapsamında ilk mahrem imamına "Kendine takma bıyık al" talimatıyla başlayan kirli süreçte; örgüt üyelerinin kendilerini kamufle etmek için ABD ve Türkiye'deki Mason localarına sızarak "32. derece" kabul aldıkları, "Filemaker" programıyla tüm teşkilat mensuplarını özel hayatlarına kadar dijital olarak fişledikleri ve ODTÜ Vişnelik yakınlarındaki "kozmik ofis"ten yasa dışı dinlemeler yaptıkları belirlendi.
Rus Büyükelçi Karlov suikastı ve MİT TIR'ları kumpasının istihbarat mutfağını oluşturan, vatansever subayları tasfiye etmek için TSK'ya "AIDS ve eskort" iftiraları atan ihanet şebekesinin, 15 Temmuz gecesi darbenin çökeceğini anlayınca gizli haberleşme ağlarından "Hakan Fidan'ı öldürecek elemanınız yok mu?" talimatıyla infaz emirleri yağdırdığı adli kayıtlara geçti.

PENSİLVANYA'NIN EMRİ: "KENDİNE TAKMA BIYIK AL"

Türkiye'nin son 20 yılına damga vuran ihanetlerin odağındaki FETÖ'nün, MİT'i bir operasyon merkezine dönüştürme planı, deşifre olduktan sonra yargılanan MİT mahrem imamlarının dava dosyalarıyla belgelendi. İhanetin köklerinin 1990'lı yılların ortasına dayandığı ortaya çıktı. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in talimatıyla "Doktor Sinan" ve "Tahir" kod adlarını kullanan Murat Karabulut, ilk MİT mahrem imamı olarak 1995 yılında atandı.
Gülen'in, Karabulut'a bizzat "Artık istihbarat ile sen ilgileneceksin, kendine gözlük ve takma bıyık al" diyerek kıyafetlerini ve kılık değiştireceği aksesuarlarını dahi bizzat seçtiği belirlendi. Örgütün mistik bir istismar ağı kurduğu, MİT mensubu militanlarının kimliklerini "kutsama" adı altında okuyup üflediği, hatta teşkilat yerleşkeleri etrafında "büyü ve koruma" inancıyla gizli "dua turları" attığı saptandı.

MİT'E GİRİŞ BİLETİ: ABD LOCASINDAN 32. DERECE KABUL!

Soruşturma dosyalarının en sarsıcı bölümünü ise örgütün seküler dünyada kamufle olmak ve MİT'e sızmak için geliştirdiği "Mason Mahrem Yapılanması" oluşturdu. Ankara merkezli olarak İstanbul ve İzmir'de özel bir hücre kuran FETÖ, gözünü uluslararası localara dikti.

LOCADA YÜKSEL, MİT'E SIZ!

Örgüt, yurt dışında yüksek lisans ve doktora yapan parlak üyelerini özellikle ABD'deki Mason localarına yönlendirdi. Hücre üyelerinin bu localarda "32. derece" kabul alması için özel kulisler yapıldı. Türkiye'deki localara da sızdırılan ve buralardan "olumlu referans" koparmayı başaran FETÖ mensupları, kendilerini tamamen kamufle ettikten sonra MİT Başkanlığına personel adayı olarak sokulmaya çalışıldı. 2019 yılı itibarıyla hem devletin kritik kurumlarında hem de Mason yapılanmaları içinde aktif halde bulunan kripto FETÖ mensuplarının varlığı adli dosyalara girdi.

"FILEMAKER" İLE DİJİTAL AV VE VİŞNELİK'TEKİ KOZMİK OFİS

Teşkilat içindeki sızma faaliyetlerini "Alperen" (öğrenci) ve "Alper" (öğretmen) hiyerarşisiyle yürüten örgüt, 2011'den itibaren ihaneti dijitalleştirdi. "Filemaker" adlı özel bir veri tabanı programıyla tüm MİT çalışanları; etnik kökenlerinden harcamalarına, eşlerinin giyim tarzından zaaflarına kadar tek tek fişlendi. Kurum çalışanları "Müspet, Menfi, Orta ve Vasat" diye kategorize edilerek adeta bir sürek avı başlatıldı. 2013 yılında ise skandal bir hamleyle ODTÜ Vişnelik Tesisleri yakınında bir "kozmik ofis" kiralayan mahrem yapı, buradan Emniyet Genel Müdürlüğü sistemlerine sızarak yasa dışı dinlemeler ve istihbarat taramaları gerçekleştirdi.

KARLOV VE MİT TIR'LARI KUMPASININ MUTFAĞI

MİT'teki kripto hücreler, Türkiye'yi uluslararası arenada zor duruma düşürecek her türlü kirli operasyonun mutfağı oldu. Adana'da durdurulan MİT TIR'larının plaka, çıkış saati ve güzergah bilgileri içerideki ajanlar tarafından anlık olarak mahrem imamlara aktarıldı. Rus Büyükelçi Andrey Karlov'un konuttan çıkış saatleri, koruma sayısı ve koruma güzergahı gibi hayati bilgiler de yine MİT'in Rusya masasında görevli bir FETÖ militanı tarafından suikast şebekesine sızdırıldı.
KENDİ ÜYELERİNİ YERLEŞTİRMEK İÇİN TSK'YA "İFTİRA" OPERASYONU

FETÖ'nün kirli operasyonları sadece sızmakla kalmadı, hedef aldıkları vatansever kamu görevlilerini tasfiye etmek için de akılalmaz yöntemler kullandı. Kamuoyunda "Askeri Casusluk" olarak bilinen ve aralarında muvazzaf askerlerin de bulunduğu 357 sanıklı kumpas davasıyla Türk Silahlı Kuvvetleri yıpratılmak istendi. Örgüt, kendi üyesi olmayan subayları uzaklaştırarak yerlerine kendi elemanlarını getirmeyi amaçladı.
Dava dosyalarındaki bilgilere göre, MİT mahrem imamı Murat Karabulut, düzenlediği bir toplantıda alt imamlara bir isim listesi göndererek tanıdıklarının olup olmadığını kontrol etmelerini istedi. Karabulut'un, listede ismi olan subayların casusluk davasına dahil edileceğini, bu kişilerin eskort kızlarla birlikte olarak AIDS hastası olduklarına dair uydurma bilgilerin mektup yoluyla kendi askeri birimlerine ihbar edileceğini söylediği dehşet verici detaylar da dosyalarda yer aldı.

15 TEMMUZ GECESİ ÇÖKEN HAİN PLAN

Tüm bu sızma ve tasfiye operasyonlarına rağmen örgütün önündeki en büyük engel MİT yönetimiydi. 15 Temmuz hain darbe gecesinde, darbenin başarısız olacağını anlayan mahrem imamların panikle gizli haberleşme ağlarından "Hakan Fidan'ı öldürecek elemanınız yok mu?" şeklinde infaz emirleri yağdırdığı itirafçı beyanlarına yansıdı. Darbe çöktüğünde apar topar Pensilvanya'ya kaçan MİT imamı Bülent Bişer'in o gece attığı "Dua et lehimize dönmek üzereymiş" mesajı ve firari Adil Öksüz'ü savunma çabaları, darbe ihanetinin bizzat itirafı olarak tarihe geçti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler