AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MYK gündemine ilişkin konuştu.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Terörsüz Türkiye konusunda daha önce söylemiştim sizlere yeni bir aşamaya geldiğimizi. Yeni aşama silah bırakmanın temin edilmesi, Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşılması için bir yasal çerçevenin, bir yasal zeminin ortaya çıkmasıydı
Siyasi tarihimiz, siyasetimizi şekillendirmek için birçok operasyonla karşı karşıya kaldı. Ama ister Türk olsun, ister Kürt olsun, ister Alevi olsun, ister Sünni olsun; bütün bu provokasyonlar karşısında milletimizin sağduyulu tek bir ferdi bir diğerine yan gözle bakmadı
Türkiye hedefine ulaşmakla birlikte bütün vatandaşlarımızın (Türk, Kürt, Alevi, Sünni) bir noktaya ulaşacaktır
Ne devletin niteliklerinden ne milletin değerlerinden verilen bir taviz yoktur.
Terörsüz Türkiye konusundaki hazırlıklarımız bizim devam ediyor. Hemen her gün toplantı yapıyoruz. Bugün de toplantı yapacağız
Batı Şeria'da ortaya çıkan yeni gelişmeleri hassasiyetle takip ediyoruz. Uzun zamandır yaptığımız bir uyarı var. O uyarı, İsrail'in sistematik bir şekilde Batı Şeria'yı Gazzeleştirmeye çalıştığına dairdir.
Yapılan NATO toplantısı dünyada ses getirmeye devam etmektedir. Belki de NATO tarihinin en büyük toplantılarından bir tanesiydi
İsrail'in Suriye'yi istikrarsızlaştırıcı çabalarına karşı uyarıyoruz. BM Genel Sekreteri Guterres, İsrail'in işgal ettiği, Suriye içerisinde işgal ettiği toprakların doğrudan Suriye'nin egemenliği altında olduğunu net bir şekilde ifade etti
Avrupa Birliği (AB), Rum kesimini AB'ye aldı. Kıbrıs'ta büyük sorunların başlangıcını oluşturan aslında AB'dir. Tarafsızlığını kaybetmiştir.
25 yıllık mücadelede Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, milletinin huzurunda alnının akıyla, şerefiyle verdiği mücadeleyle; devletin ve milletin emanetine sahip çıkmakla çeyrek asırlık bir gurur tablosunu tek başına yansıtmaktadır.
CHP-YENİ PARTİ HATTINDAKİ TARTIŞMA
Eskiden çok kasvetli bir dizi vardı; Alacakaranlık Kuşağı diye. Şimdi CHP'deki gelişmeler de ona benzemeye başladı. Her gün Alacakaranlık Kuşağı'nı andıran yeni bir şey ortaya çıkıyor. Esasında yenisiyle eskisiyle, CHP'nin iç çatışması farklı zeminlerde ve farklı formüllerle devam ediyor.
Şimdi burada esas mesele şudur: Tabii ki siyasi partiler demokrasi için vazgeçilmezdir. Siyasi hayatın temel sütunlarıdır ve bütün sistem bunun üzerine oturur.
Ama birincisi, herhangi bir partinin meşru siyaset alanına dönük katkısı nedir? İkincisi, temiz siyaset alanına dönük katkısı nedir?
Buradan baktığınızda, yenisiyle eskisiyle birbirlerini suçlamaya devam ediyorlar. Ama ben en başta bir şey söylemiştim. Tüm bu olaylar başladığında, "Bizi, AK Parti'yi bu işin içine karıştırmayın." Bu iddiaları ortaya atanlar CHP'li. Suçladıkları kişiler CHP'li. Bu eylemleri gerçekleştirmekle ilgili olarak savcılığın delillere ulaştığı ve iddianameye konu olan kişiler CHP'li.
Bunun bizimle bir ilgisi yok. Bu mesele sizin kendi meseleniz. Bununla yüzleşin.