Sebahattin Ayan İstanbul
Her fırsatta ‘basın özgürlüğü’nden dem vurarak fonladıkları yandaşlarından başka kimseyi gazeteci olarak görmeyen CHP ve avanelerinin, Akit TV muhabirlerine yönelik alçak saldırılarına tepkiler dinmek bilmiyor. Her kürsüye çıktığında Akit’i hedef gösteren Özgür Özel’in tahrikleri sonucu gerçekleşen rezil saldırıya tepki gösteren STK temsilcileri, 30 yılı aşkın süredir yılmadan yayın hayatına devam eden Akit Medya Grubu’nun yanında olduklarını belirtirken CHP’li vandalları kınadı.
SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Salı günü TBMM’de CHP Grup Toplantısı’nı takip eden Akit TV muhabiri Muhammet Can Bulut ile kameramanımız Nuh Güneş, canlı yayın esnasında gerçekleşen vahşi saldırı sonrası Ankara Şehir Hastanesi’nden 10 günlük darp raporu alırken, söz konusu saldırganlar için suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ise tüm Türkiye’nin gözü önünde gerçekleşen saldırıyla ilgili soruşturma başlattı.
İşte Akit’e destek mesajları...
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan: “Canlı yayın sırasında Akit muhabirine yönelik gerçekleştirilen uygunsuz hareketi şiddetle kınıyorum. Basın emekçilerinin görevlerini özgürce yapabilmeleri esastır. Bu çirkin saldırı karşısında Akit ailesinin yanında olduğumuzu, dayanışma duygularımızı iletir, bu tür durumların bir daha yaşanmamasını temenni ederim.”
İNSANLIK DIŞI VAHİM BİR DURUM
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral: “Kendi öfkesini ve kızgınlığını, husumetini; yalnızca görevini yapmak üzere orada bulunan, çoluk çocuk sahibi ve ekmeğinin peşinde olan bir kardeşimize yöneltmek; akla, izana ve vicdana sığmayacak niteliktedir. Gerçekten tarif edilmesi güç, son derece vahim bir olaydır. Bunların hayatı hep kavga. Bunlar hem kendi içinde hem kendi içindeki efendim, bölünmüş yapılar, maalesef yani Türkiye’nin gerçeklerinden uzak, dünya gerçeklerinden uzak, kendi içlerine kapanık, kendi sadece oportünist bir zihniyetle yani tamamen kendi kişisel çıkarları doğrultusunda, koltuk kavgası peşinde olan, ‘sen olma ben olayım’ kavgası yapan ve bunun da tezahürü bu kızgınlık, bu öfke işte orada görevini yapan insanların başına patlamış oluyor. CHP bunu ilk defa yapmıyor. Siyasi tarihi boyunca CHP’nin kendi çıkarlarına aykırı bir durum olduğunda her zaman yapageldiği şey. İnşallah Türk siyaset tarihinde bundan sonra böyle bir şey daha olmaz, olmamalı zaten! Çok üzüldük, esefle kınıyoruz.”
Milli Strateji Platformu Başkanı Özlem Doğan: “Millete zorla dayatılan inkılaplarını eleştirenleri idam eden, muhaliflerini ömür boyu susturan CHP’nin ‘yandaş’ olarak damgaladığı medya mensubu emekçileri darp etmesi, CHP’nin meşrebinin gereğidir. Bugün iktidarı en çirkin sözlerle tahkir eden basılı ve dijital gazeteler, mecralar yayın hayatına devam ederken, diktatör CHP’nin kendi tarihine bakmadan ülkede demokrasinin olmadığını ifade etmesi hem gülünç hem de hakikatlerden uzaktır. Gücü ele geçirdiğinde yaptıkları faşizm, kaynaklarla sabit olan bir partinin, Akit TV’ye yönelik saldırısı tüm basın camiasına ve emekçilere yapılmış bir saldırıdır.”
CHP HEP BÖYLEYDİ
Afyonkarahisar AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin: “Bu, CHP’nin artık sıradanlaşmış çifte standart anlayışının bir yansımasıdır. Yargı bağımsızlığı konusunda da aynı tavrı sergiliyorlar. Kararlar kendi aleyhlerine çıktığında ‘saray yargısı’ söylemine sarılıyorlar, lehlerine çıktığında ise yargının bağımsızlığını alkışlıyorlar. Basın özgürlüğü konusunda da benzer bir tutarsızlık söz konusu. Kendilerine yakın gördükleri yandaş ve fondaş medya için basın özgürlüğünü savunurken, kendilerine muhalif medya kuruluşlarına karşı baskıcı ve dışlayıcı bir tavır sergiliyorlar. Üstelik bu yaklaşımı sadece dışarıya karşı değil, kendi içlerinde de gösteriyorlar. Cumhuriyet tarihi boyunca CHP’nin temel yaklaşımının bu olduğu kanaatindeyiz. Bu vesileyle saldırıya uğrayan basın mensuplarına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaşanan olay nedeniyle CHP yönetimini ve saldırıyı gerçekleştiren kişileri esefle kınıyorum.”
SİSTEMLİ BİR NEFRET DİLİ
Önce İnsan Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği Genel Başkanı Nuray Canan Songür: “28 Şubat’ın o boğucu dehlizlerinde, inancı ve kimliği nedeniyle en ağır bedelleri ödemiş, özgürlük mücadelesinin en ön safında durmuş bir kadın olarak; kurucusu olduğum dernek ile birlikte bugün yeni bir utanç tablosuna tanıklık etmenin derin hicabını ve öfkesini yaşıyorum. Milletin iradesinin tecelligahı olan TBMM’nin hemen önünde, sadece mesleki görevini icra etmek amacıyla orada bulunan Akit TV Ankara muhabirleri, gözü dönmüş bir güruhun çirkin fiziki ve sözlü saldırısına uğramıştır. Bu barbarlık, tesadüfi bir parlamanın değil, sistemli bir nefret dilinin kaçınılmaz sonucudur. Yıllardır CHP’lilerin parti kürsülerinden veya sosyal medyadan kendileri gibi düşünmeyen medyayı, gazeteleri ‘yandaş’, ‘tetikçi’ veya ‘provokatör’ diyerek hedef göstermesi, sokaktaki bu militan öfkeye zemin hazırlamış, adeta davetiye çıkarmıştır. Ekran başında özgürlük havarisi kesilenlerin, sahada kendi muhaliflerine karşı uyguladığı bu şiddet, takınılan o sahte ‘demokrasi ve çok seslilik’ maskesini bir kez daha paramparça etmiştir. Akit TV ekibine yönelik gerçekleştirilen bu anti-demokratik, vahşi saldırıyı en sert şekilde kınıyorum.”
Türkiye Yazarlar Birliği: “TBMM önünde yaşanan olaylar sırasında görevlerini yapan Akit TV muhabirlerine yönelik saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Her konuşmalarında emekten ve emekçiden bahsedenlerin, görevlerini yapmaya çalışan basın emekçilerine saldırmaları içine düştükleri çelişkili ve acınası durumu açıkça göstermektedir. Hiçbir görüş ayrılığı, gazetecilere yönelik tehdit, hakaret ve fizikî saldırıyı haklı gösteremez. Görevlerini icra eden basın çalışanlarının darbedilmesi yalnızca kişilere yönelik bir saldırı toplumun haber alma hakkına yönelmiş bir tahammülsüzlük örneğidir. Hangi düşünceye, hangi siyasi görüşe veya hangi medya kuruluşuna mensup olursa olsun, gazetecilere yönelik şiddetin karşısında olduğumuzu belirtmek isteriz.”
FİKRE CEVAP ŞİDDET OLAMAZ
Sultan 2. Abdülhamid Han 4. Kuşak Torunu Abdülhamid Kayıhan Osmanoğlu: “Meclis önünde Akit TV mensuplarına yönelik gerçekleştirilen fiziki saldırıyı esefle karşılıyor ve şiddetle kınıyoruz. Medeniyetimiz; söze sözle mukabele etmeyi, fikre fikirle cevap vermeyi, hakkı ve hukuku her türlü taassubun üzerinde tutmayı öğütlemiştir. Bir gazetecinin görev yaptığı kurum, görüş yahut yayın çizgisi ne olursa olsun; haber alma ve haber verme vazifesini yerine getirirken güven içerisinde çalışabilmesi temel bir haktır. Kendi düşüncesine yakın olanı koruyup, farklı sesleri baskı altına almaya çalışmak ise ne adalet anlayışıyla ne de siyasi olgunlukla bağdaşır. Bizler, asırlar boyunca farklı inançları, fikirleri ve kimlikleri aynı hukuk çatısı altında yaşatmış büyük bir medeniyetin mirasçılarıyız. Bu sebeple görüş ayrılıklarının şiddetle değil, hukuk ve nezaket içerisinde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu vesileyle Akit TV çalışanlarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, sorumluların hukuk çerçevesinde gerekli işlemlerle karşı karşıya kalmasını temenni ediyoruz.”
SALDIRININ KARŞISINDAYIZ
Sosyal Hizmetler ve İletişim Uzmanı Taner Akkuş: “TV muhabirlerine CHP’liler tarafında gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınıyorum. Demokratik toplumların temel taşlarından biri olan basın özgürlüğüne yapılan hiçbir müdahale kabul edilemez. Görev başındaki bir gazetecinin fiziksel veya sözlü saldırıya maruz kalması, yalnızca o kişiye değil, toplumun haber alma hakkına da yönelmiş bir saldırıdır. Gazetecilere yönelik her türlü baskının, tehdidin ve saldırının karşısında durmaya devam edeceğiz. Saldırıya uğrayan meslektaşımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sorumluların hukuk önünde gerekli karşılığı bulmasını temenni ediyorum.”