Ana içeriğe geç

Pahalı tüp bebek ekleri fayda sunmuyor, yeni araştırma buldu

The Lancet’te yayımlanan yeni bir çalışmaya göre, tüp bebekte başarıyı artırdığı iddiasıyla sunulan ek tedavilerin çoğu, işe yaradıklarına dair ikna edici kanıttan yoksun.

Pahalı tüp bebek ekleri fayda sunmuyor, yeni araştırma buldu
Euronews Türkçe
16

Söz konusu çalışma (kaynak İngilizce), tüp bebek (IVF) tedavisine ek olarak sunulan ve hastalara çoğu zaman ciddi maliyet getiren ilave işlemler, testler ve ilaçlar anlamına gelen, “ek uygulamalar”ı değerlendiren 85 klinik denemeyi inceledi. Araştırmacılar, özel klinikler tarafından yaygın biçimde pazarlanmasına rağmen bunların çoğunun kanıtlanmış çok az fayda sağladığını ya da hiç sağlamadığını tespit etti.

“IVF ek uygulamaları hakkında yaygın bir yanlış bilgi söz konusu; hastalar için başlıca bilgi kaynakları olan özel klinik internet siteleri ve sosyal medyadaki hasta forumları, çoğu zaman faydaları abartıyor, maliyet ve riskleri ise gizliyor,” dedi çalışmanın yazarı ve Melbourne Üniversitesi araştırmacısı Sarah Lensen.

İnceleme, yaygın olarak kullanılan 10 ek uygulamadan yedisinin ya doğurganlık sonuçları üzerinde ölçülebilir bir etkisi olmadığını ya da yalnızca sınırlı ve düşük kaliteli kanıtlarla desteklendiğini ortaya koydu.

Bunlar arasında akupunktur, inflamasyonu azaltmaya yönelik ilaç tedavileri, gen ifade örüntülerini değerlendirmek için rahim iç zarından alınan biyopsi, kan dolaşımına enjekte edilen soya yağı ve yumurta sarısı ile yumurtalıklara ya da rahme uygulanan trombositten zengin plazma tedavileri yer alıyor.

Araştırmacılar, embriyo transferinden önce kromozom bozukluklarını saptamak için kullanılan bir tarama tekniği olan anöploidi için preimplantasyon genetik testinin (PGT-A) kullanımını desteklemek için de yetersiz kanıt bulunduğunu tespit etti.

Yalnızca üç ek uygulama herhangi bir potansiyel fayda gösterdi, ancak bunlara ilişkin kanıtlar da zayıf kaldı.

Rahim içine embriyo tutunmasını kolaylaştırmak üzere hyaluronik asit içeren bir transfer sıvısı olan EmbryoGlue’un, gebelik ve canlı doğum olasılığını artırabileceği belirtiliyor; ancak araştırmacılar, canlı doğum oranlarına ilişkin bulguların sağlam olmadığını vurguladı.

Embriyo transferinden önce rahim iç zarını kasten zedeleme işlemi olan endometrial “scratching” de gebelik ve canlı doğum oranlarında olası bir artışla ilişkili bulundu.

Bu arada, daha olgun sperm hücrelerini seçmeyi amaçlayan fizyolojik intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (PICSI) adı verilen sperm seçme tekniğinin, düşük riskini azaltmaya dair zayıf da olsa bazı kanıtlar sunduğu görüldü.

“Kanıtlanmamış ek uygulamalar, hastalar için zaten son derece zorlu olan bir dönemde sahte umutlara, daha büyük mali baskıya ve gereksiz tıbbi müdahalelere yol açabiliyor,” dedi Lensen.

“IVF klinikleri ve hekimleri, kanıtlanmamış ek uygulamaları sunmanın ne kadar uygun olduğunu dikkatle değerlendirmeli; çünkü hastalar çoğu zaman bu hizmetlerin varlığını, fayda sağladığı yönünde örtük bir onay olarak algılıyor.”

Bu tedavilerin çoğunu destekleyen kanıtların yetersiz olmasına rağmen kullanımları yaygınlığını koruyor. Araştırmacılara göre Avustralya, Yeni Zelanda ve Birleşik Krallık’taki tüp bebek hastalarının yüzde 70’inden fazlası, tedavi sürecinde en az bir ek uygulama kullandığını bildiriyor.

Çalışma, çevrimiçi bilgilerin hasta kararlarını şekillendirmedeki rolünü de ortaya koyuyor. Avustralya’da ankete katılan tüp bebek hastalarının neredeyse tamamı, büyük ölçüde kısırlık kliniklerinin internet sitelerine güvendiklerini belirtirken, yüzde 60’tan fazlası da tedavi seçimlerini yönlendirmek için Facebook ve Reddit gibi sosyal medya platformlarını kullandığını söyledi.

Araştırmacıların güvenilir bilgi eksikliği olarak tanımladıkları duruma karşı koymak için ekip, IVF ek uygulamalarına dair bağımsız ve kanıta dayalı bilgi sunmak amacıyla Evidence-Based IVF internet sitesini (kaynak İngilizce) hayata geçirdi.

Lensen, bu internet sitesinin hastaların tedavi seçeneklerini anlama düzeyini iyileştirdiğini (kaynak İngilizce)ve kendilerine sunulan bilgilerden duydukları memnuniyeti artırdığını söyledi.

“Her ne kadar Avustralya’da geliştirilmiş olsa da ortaya konan kanıtlar, dünya genelindeki tüm tüp bebek hastaları için geçerli,” dedi. “Bu kaynağın dünya çapında kısırlık uzmanları, klinikler ve hastalar tarafından desteklenip kullanıldığını görmeyi umuyoruz.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler