Ana içeriğe geç

Evdeki sessizliğe dayanamayan emekli çiftin kapısını çalan ve hayatlarını değiştiren üç mucize kardeş

Sivas haberleri arasında öne çıkan olayda, koruyucu aile başvuru şartları hakkında araştırma yapan Demir çifti, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aracılığıyla üç kardeşe yuva açarak evlat edinme hayali kuranlara örnek oldu.

Karar
16

Sivas'da yaşayan Nilüfer ile Alaaddin Demir çifti, biyolojik iki oğullarının iş hayatı nedeniyle şehir dışına taşınmasının ardından çocuk özlemini dindirmek amacıyla üç kardeşe koruyucu aile olarak yeni bir hayata başladı.

Hayatlarını 1997 yılında birleştiren 48 yaşındaki Nilüfer Demir ile 55 yaşındaki Alaaddin Demir, çocukları 28 yaşındaki eczacı Halil ve 26 yaşındaki makinist Hasan'ın farklı şehirlere yerleşmesiyle evde yalnız kaldı.

Oluşan büyük sessizliği bozmak isteyen çift, hem yıllardır özlemini çektikleri bir kız evlada kavuşmak hem de kimsesiz çocuklara sıcak bir yuva sunmak için önemli bir adım attı.

İKİ KIZ KARDEŞ BEKLERKEN ÜÇÜNCÜ EVLAT SÜRPRİZİ GELDİ

Takvimler yaklaşık 5 yıl öncesini gösterdiğinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü binasına giderek resmi başvuruda bulunan Demir çifti, ilk etapta o dönem yaşları 3 ve 5 olan iki kız kardeşin koruyucu ailesi olmayı planladı.

Ancak başvuru sürecinde görevlilerden, bu kız çocuklarının 4 yaşında bir de erkek kardeşinin bulunduğunu öğrendi.

Öz kardeşlerin birbirinden kopmasına ve aralarındaki bağın zedelenmesine gönlü elvermeyen fedakâr karı koca, hiç düşünmeden üç kardeşi birden yanlarına almaya karar verdi.

Öz kardeşleri birbirinden ayırmayan aile, çocukları tek bir çatı altında birleştirerek evlerine büyük bir neşe kattı.

kimler-koruyucu-aile-olabilir-1.jpg

TELEVİZYONDAKİ HİKAYE KUTLU SERÜVENİN KAPISINI AÇTI

Yaşadıkları süreci ve aldıkları kararın arka planını anlatan koruyucu anne Nilüfer Demir, biyolojik çocuklarını büyütüp uğurladıktan sonra evde derin bir yalnızlık hissettiklerini belirtti.

Daha önceki dönemlerde komşularının ikiz torunlarına bakarak çocuk sevgisini yaşadığını, ancak onlar da büyüyüp okula başlayınca evde koşturmaca sesinin bittiğini dile getiren Nilüfer Demir, televizyon izlerken karşılaştığı bir yayının hayat akışını değiştirdiğini ifade etti.

Ekrandaki etkileyici öyküyü anlatan fedakâr anne, mutluluğunu şu sözlerle anlattı:

"Evde koşturmaca ses güzel oluyordu.

Televizyonda koruyucu aile yanında büyüyen bir avukatın hikayesini görünce önce eşimle görüştüm ve çocuklarımla karar verdik.

Serüvenimiz böyle başladı.

Bu serüvende gerek il yöneticilerinin gerekse müdürlük personelinin çok desteklerini gördüm."

YILLARCA HAYALİNİ KURDUĞU KIZLARININ SAÇLARINI ÖRÜYOR

İçindeki kız çocuk sevgisini ve özlemini her fırsatta dile getiren Nilüfer Demir, geçmişten beri kalbinde yaşattığı duyguları aktardı.

Evde cıvıl cıvıl dolaşan, oyunlar oynayan kızlarının olmasını, onların saçlarını örmeyi ve rengarenk tokalar almayı hep hayal ettiğini söyleyen Nilüfer Demir, koruyucu aile merkezinde karşılaştıkları üçüz kardeş durumunu şu cümlelerle aktardı:

"Üçü birlikte çok daha güzel bir aile olduk.

İki kız istiyorduk, kardeş olup üçüncü de olunca onların bağının kopmamasını istedik ve üçünü birden almaya karar verdik."

Koruyucu aile unvanını aldıktan sonra evdeki yaşam ritminin tamamen değiştiğini, sabahları okul hazırlığı, ders takipleri, beslenme çantası koşturmacası ve saç örme telaşıyla güne büyük bir heyecanla başladıklarını ekledi.

kimler-koruyucu-aile-olabilir-3.jpg

GENÇLİKTE KAÇAN ZAMANIN TADI EMEKLİLİKTE ÇIKIYOR

Sakin bir mahallede oturduklarını ve akrabalık ilişkilerinin son derece güçlü olduğunu belirten Nilüfer Demir, hafta sonları çocukların babalarıyla birlikte babaannelerini ziyaret ettiğini, oradaki kümes hayvanlarıyla ilgilenerek doğayla iç içe büyüdüklerini anlattı.

Bir insanın yaşam çizgisine dokunmanın muazzam bir his olduğunu kaydeden fedakâr anne, öz evlatlarını yetiştirirken henüz çok genç olduğunu, şimdiki tecrübenin ise bambaşka bir huzur verdiğini vurguladı.

Eşinin, gençlik yıllarında iş yoğunluğu ve geçim telaşı sebebiyle öz çocuklarına ayıramadığı kaliteli zamanı şimdi bu üç kardeşe fazlasıyla sunduğunu ifade eden Nilüfer Demir, çocukların eve gelip sürekli kendilerine sarılmasının ve "Anne" diye seslenmesinin içlerindeki tüm sevgi boşluğunu kapattığını dile getirdi.

İMKANI OLAN HERKESE KORUYUCU AİLE OLMA ÇAĞRISI

Biyolojik oğullarının üniversite eğitimine adım atıp evden ayrılmalarının ardından koruyucu aile sistemine yöneldiklerini doğrulayan emekli baba Alaaddin Demir de kardeşleri birbirinden ayırmayarak en doğru kararı verdiklerini belirtti.

Toplamda beş çocuklu dev bir aile haline geldiklerini ve evde herkesin çok mutlu olduğunu ifade eden baba Alaaddin Demir, şöyle konuştu:

"5 çocuğumuzla güzel bir aile olduk.

Çocuklar da biz de çok mutlu oluyoruz, günlerimiz çok güzel geçiyor.

Birlikte birçok etkinliğe katılıyoruz."

Bu örnek adımlarının çevrelerinde de güzel bir iyilik dalgası başlattığını müjdeleyen Alaaddin Demir, yakın akrabalarının yanı sıra o dönem birlikte çalıştığı iş yeri arkadaşlarının da kendilerinden ilham alarak koruyucu aile başvurusu yaptığını açıkladı.

Maddi ve manevi imkanı yerinde olan tüm ailelerin bu eşsiz mutluluğu tatması ve sisteme destek vermesi gerektiği çağrısında bulundu.

kimler-koruyucu-aile-olabilir-4.jpg

KORUYUCU AİLE OLMA ŞARTLARI NELER?

Evli, bekar, çocuklu veya çocuksuz fark etmeksizin aşağıdaki temel şartları taşıyan herkes koruyucu aile olmak için başvurabilir.

Ancak evli kişilerin başvurularında eşlerin birlikte karar vermiş olması ve ortak müracaat etmesi zorunlu.

* Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak ve sürekli olarak Türkiye'de ikamet etmek.

* 25 ile 65 yaşları arasında bulunmak.

* En az ilkokul mezunu olmak.

* Çocuğun biyolojik ihtiyaçlarını ve eğitimini aksatmadan destekleyebilecek, düzenli ve sürdürülebilir bir gelir kaynağına sahip olmak.

* Devlet veya üniversite hastanelerinden alınacak; çocuğun bakımını, psiko-sosyal gelişimini olumsuz etkileyecek fiziksel bir engeli, ruhsal rahatsızlığı ya da bulaşıcı hastalığı bulunmadığını gösteren sağlık kurulu raporuna sahip olmak.

* Temiz bir adli sicil kaydı (kasten işlenen suçlar nedeniyle hüküm giymemiş olmak).

* Çocuğun biyolojik anne-babası ya da yasal vasisi olmamak.

KORUYUCU AİLE BAŞVURUSU NEREYE YAPILIR?

Başvuru süreci hem şahsen hem de dijital kanallar üzerinden başlatılabiliyor:

Şahsen Başvuru: İkamet ettiğiniz il sınırları içerisindeki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl Müdürlüğü’ne giderek doğrudan başvuruda bulunabilirsiniz.

Dijital Başvuru (Ön Başvuru): Zaman kaybetmek istemiyorsanız, e-Devlet kapısı üzerinden veya Bakanlığın resmi web sitesi aracılığıyla ön başvurunuzu tamamlayabilirsiniz. Ön incelemesi olumlu sonuçlanan adaylar, detaylı sosyal inceleme süreci için müdürlüklere davet edilir.

KORUYUCU AİLEYE ÜCRET VEYA MADDİ DESTEK VERİLİYOR MU?

Evet; devlet, koruyucu ailelerin üzerindeki maddi yükü hafifletmek ve çocuğun hiçbir ihtiyacının eksik kalmamasını sağlamak adına her ay düzenli ve kapsamlı destekler sunuyor.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın yaptığı son düzenlemelerle birlikte, koruyucu ailelere çocuk başına yapılan aylık ortalama ödeme tutarı 2026 yılı için 15.533 TL olarak uygulanıyor.

Bu sabit aylık ödemenin yanı sıra sağlanan diğer yan destekler ise şunlar:

Eğitim, Servis ve Kurs Destekleri: Çocuğun eğitim gördüğü okula ait servis ücretleri, eğitim materyalleri ve yeteneklerine göre gitmek istediği kursların giderleri devlet tarafından karşılanır.

Harçlık ve Giyim Yardımı: Çocuğun yaşına ve öğrenim durumuna uygun olarak aylık cep harçlığı bağlanır ve yılda iki kez (baştan aşağı yenilenecek şekilde) giyim yardımı yapılır.

Özel Durum (Engelli Çocuk) Artırımı: Eğer bakımı üstlenilen çocuğun engel durumu söz konusuysa, bakım emeğinin yoğunluğu göz önünde bulundurularak aylık ödemeler 1.5 katı oranında artırımlı olarak hesaplara yatırılır.

Sigorta Primi Desteği: Koruyucu anne veya babadan sosyal güvencesi (SGK) olmayan bir kişinin, asgari ücret üzerinden isteğe bağlı sigorta primleri devlet tarafından karşılanır. Böylece koruyucu ebeveynin ileride emeklilik hakkı kazanması güvence altına alınır.

Başvuru sonrasındaki hazırlık döneminde ve çocuk yerleştirildikten sonra da sosyal hizmet uzmanları tarafından ailelere düzenli olarak ücretsiz psikososyal danışmanlık desteği verilmeye devam ediyor.

kimler-koruyucu-aile-olabilir-2.jpg

Kaynağa Git

İlgili Haberler