Sokakta, parkta, evinizin balkonunda; Bazı insanlar sivrisineklerin hedefi olmaktan bir türlü kurtulamıyor.
Aynı ortamda bulunan kişilerden biri rahatça otururken, Diğeri peş peşe gelen ısırıklarla mücadele ediyor. Peki neden?
Bilim insanları, sivrisineklerin rastgele hareket etmediğini ortaya koydu. Bu küçük canlılar, insan vücudundan yayılan karbondioksiti onlarca metre uzaktan algılayabiliyor.
Yaklaştıkça devreye vücut kokusu giriyor. Daha sonra sıcaklık, nem ve cildin salgıladığı özel kimyasallar devreye giriyor.
Araştırmalara göre bazı insanların cildinden yayılan belirli bileşikler, Sivrisinekler için adeta bir davetiye niteliğinde.
Uzun yıllardır doğru sanılan bazı bilgiler ise bilimsel testleri geçemedi. Kan grubunun, göz renginin ya da saç renginin sivrisinek tercihlerinde belirleyici olmadığı belirtiliyor.
Ancak dikkat çeken bir başka ayrıntı var: Alkol tüketimi. Araştırmalar, alkol tüketen kişilerin sivrisinekler için daha çekici hale geldiğini gösteriyor.
Çünkü alkol, vücut sıcaklığını yükseltiyor, karbondioksit salınımını artırıyor ve vücut kokusunu değiştiriyor.
Üstelik tehlike sadece kaşıntıyla sınırlı değil. Dang humması, sarı humma, chikungunya ve sıtma gibi hastalıkları taşıyan sivrisinek türleri, iklim değişikliğinin etkisiyle yeni bölgelere yayılıyor.
Bilim insanları şimdi sivrisineklerin insanları nasıl seçtiğini çözmeye çalışıyor.
Çünkü bu gizemin çözülmesi, gelecekte milyonlarca insanı hastalıklardan koruyabilecek yeni yöntemlerin kapısını aralayabilir.