DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, “Türkiye Buluşmaları”nın ikinci programı kapsamında Antalya’da iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve medya temsilcileriyle buluştu. Kepez’deki Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 500 kişinin katıldığı toplantıda konuşan Babacan; NATO Liderler Zirvesi, ekonomi, adalet, gelir dağılımı ve siyasette yeni bir alternatif arayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Liderler Zirvesi’nin sona erdiğini hatırlatan Babacan, ülkeyi yönetenlerin artık vatandaşların günlük sorunlarına odaklanması gerektiğini söyledi.
Babacan, zirve için yapılan hazırlıklara dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Uçaklar kalktığına, konvoylar dağıldığına göre şimdi sıra kendi vatandaşımıza hizmet zamanı. Şimdi sıra Ankaralının, Antalyalının, bu ülkenin dört bir yanındaki vatandaşımızın derdine eğilme zamanı.”
NATO heyetlerinin kullanacağı güzergâhlara kısa sürede yeni asfalt serildiğini ve çevre düzenlemeleri yapıldığını belirten Babacan, aynı özenin ülke genelindeki yollar, parklar ve kaldırımlar için de gösterilmesini istedi.
Babacan, güçlü devlet olmanın yalnızca yabancı liderleri iyi ağırlamakla ölçülemeyeceğini vurgulayarak, “Güçlü devlet, kendi vatandaşını ihmal etmeyen devlettir. Dünyaya güçlü olmanın yolu asfaltlardan değil, önce kendi insanını güçlü kılmaktan geçer” dedi.
“DIŞARIDA SAYGIN, İÇERİDE ADİL OLACAĞIZ”
Türkiye’nin uluslararası alanda etkili ve saygın bir ülke olmasını istediklerini söyleyen Babacan, bunun içeride adaletli ve vatandaşını koruyan bir yönetim anlayışıyla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Babacan, hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“Biz istiyoruz ki Türkiye hem dünyada sözü dinlenen bir ülke olsun hem de vatandaşının ‘Devlet benim yanımda’ dediği bir ülke olsun. Dışarıda saygın olacağız, içeride adil; dışarıda güçlü olacağız, içeride şefkatli.”
“TÜRKİYE’NİN YENİ VE GÜÇLÜ BİR ALTERNATİFE İHTİYACI VAR”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından siyasetin iki kutup arasında sıkıştırılmaya çalışıldığını savunan Babacan, bu tablonun hem iktidarın hem de muhalefetteki bazı kesimlerin işine geldiğini söyledi.
Türkiye’nin yeni ve güçlü bir siyasi alternatife ihtiyacı olduğunu belirten Babacan, ortak hedeflerde buluşabilecek siyasi partiler ve bağımsız siyasetçilerle hareketi genişletmek istediklerini açıkladı.
Babacan, “Türkiye’nin gerçekten yeni bir soluğa ihtiyacı var. Yatırımcının güvenle yatırım yaptığı, üretenin kazandığı, milletin emeğinin karşılığını aldığı yeni bir düzene ihtiyaç var” ifadelerini kullandı.
DEVA Partisi’nin yalnızca iktidar olmayı değil, Türkiye’nin sorunlarını çözmeyi hedeflediğini söyleyen Babacan, mevcut yönetim anlayışının birçok alanda ülkeyi daha kötüye götürdüğünü savundu.
“BU ÜLKEDEN ASLA UMUDU KESMEYİN”
Katılımcılara Türkiye’den umutlarını kesmeme çağrısı yapan Babacan, doğru kadro ve politikalarla ülkenin kısa sürede yeniden ayağa kalkabileceğini ifade etti.
Babacan, “Bu millet yeniden üretir, yeniden başarır. Yeter ki önündeki engeller kaldırılsın” dedi.
“BU ÜLKEDE ADALET ARAMAYAN KALMADI”
Türkiye’de vatandaşların hayatın hemen her alanında adalet aradığını söyleyen Babacan, adalet talebinin yalnızca mahkeme salonlarıyla sınırlı olmadığını belirtti.
Babacan şöyle konuştu:
“Eğitimde adalet arıyor. İş ararken, işe girerken adalet arıyor. Gelir dağılımında adalet arıyor. Vergide adalet arıyor. Herkes adalet arıyor.”
Adalet olmadan güvenin, güven olmadan huzurun oluşamayacağını belirten Babacan, hukuki ve kurumsal güvenin ekonomi açısından da temel şart olduğunu söyledi.
Babacan, “Ekonomi hukukla güçlenir, adaletle ayağa kalkar, güvenle büyür. Üretmeyen bir ekonomi güçlü olamaz. Sanayisini kaybeden bir ülke kalkınamaz. Tarımını ihmal eden bir ülke yarınlarını koruyamaz” ifadelerini kullandı.
“EKONOMİK TABLO YANLIŞ TERCİHLERİN SONUCU”
Türkiye’de son birkaç yılda 30 milyon doların üzerinde serveti bulunan kişilerin sayısının yaklaşık yüzde 95 arttığını belirten Babacan, aynı dönemde milyonlarca vatandaşın geçim sıkıntısıyla mücadele ettiğini söyledi.
Ortaya çıkan tablonun küresel krizler veya savaşlarla açıklanamayacağını savunan Babacan, ekonomik sorunların yanlış tercihler, üretimin geri plana itilmesi ve hukukun zayıflatılması nedeniyle büyüdüğünü ifade etti.
Babacan, kendi ekonomi anlayışlarını ise şu sözlerle özetledi:
“Bizim için öncelik rant değil, üretimdir; faiz değil, yatırımdır; ayrıcalık değil, adalettir.”
Türkiye’nin kaynak ve yetişmiş insan gücü bakımından yeterli imkânlara sahip olduğunu belirten Babacan, asıl sorunun kaynakların kimler için ve nasıl kullanıldığı olduğunu söyledi.
“KAYNAKLARI BİR AVUÇ AYRICALIKLI KESİM İÇİN DEĞİL, 86 MİLYON İÇİN KULLANACAĞIZ”
Kamu kaynaklarını toplumun tamamının yararına kullanacaklarını söyleyen Babacan, devlet gücünün ayrıcalık değil fırsat üretmesi gerektiğini vurguladı.
Babacan, “Kaynakları bir avuç ayrıcalıklı kesim için değil, 86 milyon için kullanacağız. Kamu gücünü ayrıcalık üretmek için değil, fırsat üretmek ve fırsat eşitliğini sağlamak için kullanacağız” dedi.
Hiç kimsenin kendisini dışlanmış hissetmediği ve emeğinin değersizleşmediği bir düzenin mümkün olduğunu belirten Babacan, bunun için adaletli bir yönetim iradesine ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
“TEMİZ DİLE, TEMİZ SİYASETE, TEMİZ YÖNETİME İHTİYAÇ VAR”
Konuşmasının sonunda Türkiye’nin siyasette yeni bir nefese ihtiyaç duyduğunu söyleyen Babacan, temiz dil, temiz siyaset ve temiz yönetim çağrısı yaptı.
Babacan sözlerini şöyle tamamladı:
“Korkuyu değil, umudu büyüteceğiz. Gerilimi değil, kardeşliği büyüteceğiz. Keyfiliği değil, adaleti büyüteceğiz. Hep birlikte bu güzel ülkeyi hak ettiği yarınlara taşıyacağız.”