Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan, grupta konuşmak üzere kürsüye geldi.
Anlamsız bir inatla kurulan Milli Eğitim Akademisi nedeniyle öğretmenlerimizin aile bütünlüğünün dağıldığı bir yıl oldu. Hakkını arayan özel sektör öğretmenlerimize sert müdahalelerin yapıldığı bir yıl oldu.
Mülakat mağduru öğretmenlerimiz konuşursa adaletsizlikler ortaya çıkacak, Hak arayışlarına devam eden öğretmenlerimizin haklı mücadelesini buradan selamlıyorum.
İKTİDARIN KARNESİ
Yıl sonu geldi, iktidarın karnesi ortaya çıktı. İktidarın karnesinde güvenlik, adalet, güven, hijyen ve liyakat 0. Edebiyat 100... İş edebiyata, hamasete gelince iktidarın 100 üzerinden 100 aldığını görüyoruz. Bu karne bir iktidarın evlatlarııza nasıl baktığının göstergesidir.. Bu iktidar sınıfta kalmıştır.
"MİLLİ OLAN HER ŞEYİN İÇİNİ BOŞALTTINIZ"
Sadece eğitimde değil, milli takımda da işler iyi gitmiyor. İçinde milli olan he rşeyin içerisini boşalttılar. İktidara yaranmak için parti marşını milli marş gibi milletin önüne koyarsanız, futbolcuları hiçbir resmi ünvanı olmayan Bilal Erdoğan'ın yanında ip gibi hizaya dizerseniz ortada ne millilik kalır ne milli takım kalır.
Siz gelmeden önce bu ülkede ortak bir milli heyecan, ruh vardı. O ruh 2002'de dünya 3.'lüğünü yaşattı. Keşke TFF yönetimi iktidarı motive edeceğine bizim çocukları motive etseydi sonuç böyle olmazdı. Federasyon olarak Akın Gürlek'in kanatları altına sığınmayacak, bu millete hesap vereceksiniz.
İktidarın siyasi transferleri karşılığında neler verdiğini bilmiyoruz. bunun adı milli irade, demokrasi değildir. Demokrasi maskeli rövanşizmdir. sandıkta verilmeyeni masada almaktır. Milli iradenin gaspıdır. unutulmamalıdır ki aklanmanın yeri iktidar partisinin binaları değil, mahkeme salonlarıdır.
TERÖRSÜZ TÜRKİYE
Bu süreç 3 krizi meydan getirmiştir.
1. Kurumsallaşma krizi
2.Siyasal irade krizi
3. Giderek derinleşen güven krizi...
Milletimizin olan biteni bilmeye ihtiyacı vardır. Eğer Türkiye yeni bir döneme girecekse 100 yıllık mesele gerçekten çözülecekse bu süreç sözlü taahhütlere değil yasal güvencelere dayanmalıdır. Bugün farklı kesimlerde farklı kaygılar var. Olması gereken tüm kesimlerin kendini güvende hissedeceği şeffaflık algısını sağlamaktır. Dmeokrasinin yükselmediği yerde toplumsal barışı getiremezsiniz, toplumsal barışı getiremezseniz gerçek demokrasiyi inşa edemezsiniz. İhtiyacımız geirlim değil, kardeşliktir. Yaşanabilir bir Türkiye ancak adaletle mümkündür.
NATO
7-8 Temmuz NATO zirvesi için OHAL koşullarını gördük. Kırmızı alan ilan edildi, trafik durduruldu. NATO için başkentin yaşamı askıya alındı. Başkent halkı kendi şehrinde 2. plana itildi. Bu NATO kimin güvenliğini sağlıyor? Ankaralı'nınmı, Türkiye'nin mi barışın mı? Yoksa Epstein sermayesini mi savunuyor?
"MADENCİYE SIKTIĞINIZ BİBER GAZINI HANGİ PARFÜMLE BASTIRACAKSINIZ?"
İşin ilginç tarafı Trump geçecek diye yol üzerindeki eski binalar ücretsiz boyanıyor. Ankara'da makyaj furyası başladı. Siz neyi saklamaya çalışıyorsunuz? 35 milyon icra dosyasını hangi boyayla kapatacaksınız? Sosyal yardıma muhtaç 20 milyon insnaın yoksulluğunu hangi brandayla örteceksiniz? İlk baharında son baharını yaşattığınız 6 milyon ev gencini hangi makyajla gizleyeceksiniz. Öğretmene madenciye sıktığınız biber gazını hangi parfümle bastıracaksınız? İşiniz gücünüz algı, işiniz gücünüz artislik?
