Ana içeriğe geç

İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu'ndan 'kurultay' çağrısı: Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve olağanüstü kurultay yapılmalıdır

İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu, atanmış yönetime çağrıda bulunarak, "Kurultay görevim değil" söyleminin üzerinde konuşmaya bile değmeyeceğini söyledi.

İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu'ndan 'kurultay' çağrısı: Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve olağanüstü kurultay yapılmalıdır
Evrensel
16

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 414 kişinin yargılandığı davanın 50. duruşması ile aralarında belediye başkanlarının da bulunduğu 200 kişinin yargılandığı "Aziz İhsan Aktaş" davasının 32. duruşması görüldü. Duruşmaları takip eden İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu Silivri'de değerlendirmelerde bulundu. CHP Genel Merkezi'ne gazlar ve bombalarla girilerek başlatılan süreci gazetemiz Evrensel’e değerlendiren İstanbul Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu, "Kurultay görevim değil" söyleminin üzerinde konuşmaya bile değmeyeceğini belirterek, 103 yıllık partinin hukuka örnek olması gerektiğini söyleyerek, "Bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve olağanüstü kurultay yapılmalıdır" atanmış CHP yönetimine çağrıda bulundu.

21 Mayıs'ta CHP'ye yönelik verilen "mutlak butlan" kararının ardından atanmış CHP yönetiminin olağanüstü kurultay çağrılarına rağmen, kurultaya kapıyı kapatmasına dair konuşan İbrahim Kaboğlu, öncelikle butlan kararnın "yok" hükmünde olduğunu söyledi.

"Böyle bir karar Asliye Hukuk Mahkemesinin vereceği bir karar değildir" diyen Kaboğlu, "Dolayısıyla Türkiye'de anayasal düzenimize göre idari yargı, adli yargı, seçim yargısı gibi yargı düzenleri birbirinden ayrılmış bulunuyor. Bunun denetleneceği yer, kurultayların denetim mercii seçim yargısıdır, seçim kurullarıdır, Yüksek Seçim Kuruludur. Bu açıdan bu mutlak butlan kararı hukuken "yok" hükmünde olan bir karardır dedik en başından beri, bu görüşümü muhafaza ediyorum" ifadelerini kullandı.

"Varlık nedeni bu ise o zaman olağanüstü kurultaya gitmeli"

CHP Lideri Özgür Özel ve delegelerin topladığı 900 imzaya rağmen, Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin olağanüstü kurultay kapısını kapatmasını eleştiren Kaboğlu, mevcut yönetimin görevini hukuka uygun yürütmediğini söyledi: "Eğer bu bir biçimde uygulanmaya konmuş ise ki konuldu, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezine gazlarla, bir tür bombalarla girilmiş oldu, işgal edildi ve ondan sonra düğmeye basılarak bu mutlak butlan kararı hukuki bir kararmış gibi işlemlere başlandı. Ama ne var ki bu kararın amacına uygun olarak bu işlemler yapılmadı. Çünkü eğer bu karar hukuken varsayılıyor ise, bu karar uygulanacak idi ise, bu karar gereği Sayın Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi Başkanlığı görevini üstlenmiş ise bu şekilde geçici tedbir kararıyla, o zaman bu yönetimin, atanmış olan yönetimin, yani kayym diyebileceğimiz yönetimin ilk yapması gereken şey kurultay toplaması idi. Varlık nedeni bu ise, o zaman olağanüstü kurultaya gitmeliydi"

"Kurultay benim görevim değil demek, üzerinde konuşmaya bile değmeyen bir söylem"

Kaboğlu, "Olağanüstü kurultaya gitmek yerine, her türlü kendisine, üzerine vazife olmayan ya da hukukun cevaz vermediği her türlü önlemi alıp yaptırımı uygulayıp "Kurultay benim görevimdir, değildir" biçiminde bir söylem, üzerinde görüş beyan etmeye bile değmeyen bir söylemdir. Umuyorum ki hukuka herkes saygı gösterecek. Eğer 24 yıllık, 25 yıllık yönetim hukuka saygı gösterseydi, bu binalar (Silivri'de yeni inşa edilen yaklaşık 3 bin kişilik salon) olmayacaktı. Bu salonlara gerek duyulmayacaktı. Bu salonların yapılması hukukun sürekli ihlal edilmesi sonucu olmuştur. Hiç değilse 103 yıllık parti Cumhuriyet Halk Partisi hukuka saygı göstermeli. Bugüne kadar olduğu gibi Türkiye'ye, bütün yöneticilere bu yönüyle örnek olmalı. Bu yanlıştan bir an önce geri dönülmeli, haliyle olağanüstü kurultay yapılmalı ve hukukun gereği neyse, demokrasinin gereği neyse o yapılmalı" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler