Fenerbahçe Kulübünün olağanüstü seçimli genel kurulunda mevcut başkan Sadettin Saran, kulübe veda konuşması yaptı.
Saran, göreve geliş sürecinden ayrılık kararına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Fenerbahçe’nin menfaatlerini esas aldığını belirten Saran, sorumluluk almaktan kaçmadıklarını ifade etti.
Saran, konuşmasında şunları söyledi:
“Bir dönemin son konuşmasını yapmak için geldim. Biz bu göreve şartlar uygun olduğu için Fenerbahçe'nin bize ihtiyaç duyduğuna inandığımız için geldik. Seçimin zamanı için düşüncelerimizi ifade ettik. Sorumluluktan kaçmayı değil elimizi taşın altına koymayı tercih ettik. Süreç boyunca hiçbir zaman şartlardan şikâyet etmedik. Göreve geldiğimizde neyle karşılaştıysak kabul ettik, bahane üretmek yerine çözüm ürettik. Belki bu yüzden normalden daha çok eleştirildik. Kabahatimiz olmayan konularda da eleştirildik. Dönüp baktığımda bundan dolayı pişmanlık duymuyorum. Aynı şeyleri tekrar etmek için bu göreve gelmedik. Zaten değişim beklediğiniz için bu sorumluluğu verdiniz. 8 ay önce görevi devralırken ne kadar sorumluluk hissediyorsak bugün ayrılırken de aynı sorumluluğu hissediyoruz.”
“SİZLERE BİR KUPAYLA VEDA ETMEK EN BÜYÜK DİLEĞİMDİ”
Sarı-lacivertli camiadan gördüğü desteğe değinen Sadettin Saran, görev sürecinin kendisi için zorlu geçtiğini söyledi.
“62 yıllık hayatımın en zor dönemini burada yaşadım. Camiadan gördüğüm destek ve sevgi beni ayakta tuttu. Belki de bu yüzden yaşadığım her şeye rağmen Fenerbahçe'ye olan sorumluluğumdan geri adım atmayı düşünmedim. Hayatımda hiç olmadığı kadar istedim o kupayı. Sizlere bir kupayla veda etmek en büyük dileğimdi. Bu camianın yeniden şampiyonluk coşkusunu yaşamak istedim.”
KARARINI KUPA SONUCUNA BAĞLAMADI
Sadettin Saran, ayrılık kararının sportif bir sonuca bağlı olmadığını da vurguladı. Saran, Fenerbahçe’nin çıkarlarını öncelediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada ilk defa söylüyorum. O kupa gelseydi de bugün burada sizlere veda ediyor olacaktım. Çünkü bu karar bir maçın, bir kupanın ya bir sonucun kararı değil. Bu karar Fenerbahçe'nin menfaatini her şeyin üzerinde tutmak kararıydı."