Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, sosyal medya hesabı X üzerinden yaptığı açıklamada, küresel ve bölgesel gelişmelere ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Trump’ın yeniden başlayan çatışmalara yönelik yöneltilen bir soruya, Vietnam Savaşı'nın 19 yıl sürdüğünü hatırlatarak verdiği cevabı analiz eden Gürdeniz, bu yaklaşımın günümüz gerçeklerini açıklamada yetersiz olduğunu vurguladı.
"VİETNAM BENZETMESİ GÜNÜMÜZ EKONOMİK GERÇEKLERİYLE UYUŞMUYOR"
Gürdeniz, Vietnam Savaşı’nın nihayetinde ABD’nin yenilgisi ve Vietnam’ın komünist rejim altında birleşmesiyle sonuçlandığını anımsattı. Söz konusu dönemde savaşın Amerikan toplumu üzerinde derin sosyolojik ve politik izler bıraksa da, ekonomik yükünün bugünkü gibi günlük yaşama doğrudan yansımadığını ifade etti.
Günümüzde ise henüz beşinci ayını dolduran mevcut çatışmanın etkilerinin enerji, küresel deniz taşımacılığı, sigortacılık, gübre ve gıda fiyatlarındaki artışlarla hem dünya genelinde hem de bizzat ABD ekonomisinde derinden hissedildiğini belirten Gürdeniz, Trump’ın yaptığı benzetmenin bu küresel ekonomik boyutları ıskaladığını dile getirdi.
"AMERİKAN DENİZ STRATEJİSİNDE YENİ BİR EŞİK"
Washington’ın son dönemde İran limanlarına ve kıyı sularına yönelik uyguladığı deniz ablukası ile GCC (Körfez İşbirliği Konseyi) limanlarındaki gemilerden koruma ücreti talep etme kararını "yeni bir dönüm noktası" olarak nitelendiren emekli Amiral, şu tespitte bulundu:
“Washington artık yalnızca küresel seyir serbestisini koruyan bir deniz gücü değil, hangi geminin hangi şartlarda seyredeceğine karar veren ve deniz ticaretini korumaktan fiilen para kazanan bir aktör hâline gelmiştir. Bu durum II. Dünya Savaşı sonrası Amerikan deniz stratejisinde yeni bir eşiğe işaret ediyor.”
YEMEN CEPHESİ VE ÇİFT BOĞAZ RİSKİ
Gelişmelerin ardından Husilerin, Suudi Arabistan’ın Sana Havalimanı’na yönelik saldırılarına karşılık vermesiyle krizin yeni bir boyuta taşındığını belirten Gürdeniz, Yemen’de topyekun bir çatışmanın yeniden başlaması hâlinde krizin yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmayacağını, Babü'l-Mendep Boğazı'nın da aynı anda baskı altına gireceğini ifade etti.
İki boğazın birden kapanma riskiyle karşı karşıya kalmasının Körfez ülkelerinin enerji ihracatını ve küresel ticaret akışını felç edebileceğini aktaran Gürdeniz, bu senaryoda Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu enerji terminalinin de hedef hâline gelebileceğini ekledi.
"UZUN VADELİ BİR YIPRATMA SAVAŞI BAŞLIYOR"
Mevcut tablonun kısa vadeli bir çözümden ziyade, tarafların uzun soluklu bir yıpratma savaşına hazırlandığını gösterdiğini belirten Gürdeniz, ABD’nin İran’ın liman ve enerji altyapısını hedef aldığını, İran’ın ise Amerikan üsleri ile Körfez lojistiği üzerinde baskı kurduğunu ifade etti. Bu sürecin İsrail’in çıkarlarına hizmet etmesine rağmen ABD’yi ciddi şekilde sıkıştırdığını aktardı.
Gürdeniz, “Trump, hem Hürmüz hem de Babü’l-Mendep Boğazı’nı açık tutamamanın prestij kaybını önlemek hem de aynı anda İsrail’in çıkarlarına hizmet etme baskısı altındadır ve yalnızdır. Bu dönemde ABD, İran’ı çevrelemek ve deniz ablukasını sürdürebilmek için bölgeye daha fazla deniz gücü, mühimmat ve lojistik kaynak bağlamak zorunda kalacaktır. Yemen cephesi yeniden ısınırsa bu yük daha da büyüyecektir. Bunun doğal sonucu ise Hint-Pasifik’e ayrılabilecek kuvvetlerin ve mühimmat stoklarının azalmasıdır. Asıl sorun, ABD Donanması’nın daha ne kadar süre Körfez’de meşgul kalacağıdır. Washington’un bölgedeki angajmanı uzadıkça, Hint-Pasifik’teki stratejik esnekliği azalacak, bu da Çin’in uzun vadeli jeostratejik hesaplarını doğrudan etkileyecektir” ifadelerini kullandı.