Ana içeriğe geç

Çiçekli bitkilerin evrimsel tarihinin beşte biri yok olabilir

Uluslararası bilim insanlarının hazırladığı araştırma, vanilya orkidesi ve ceset çiçeği gibi bilinen türlerin de aralarında bulunduğu binlerce çiçekli bitkinin yok olma tehdidi altında olduğunu ortaya koydu.

Çiçekli bitkilerin evrimsel tarihinin beşte biri yok olabilir
Evrensel
16

Uluslararası bir bilim insanı ekibinin Science dergisinde yayımladığı araştırma, çiçekli bitkilerin evrimsel tarihinin yüzde 21,2'sinin insan faaliyetleri nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, dünya genelinde bilinen 335 bin 497 çiçekli bitki türü incelendi.

Araştırmada, biyologlar ilk kez çiçekli bitkileri EDGE (Evrimsel Olarak Farklı ve Küresel Ölçekte Tehlike Altındaki Türler) yöntemiyle değerlendirdi. Bu yöntem, bir türün evrimsel açıdan ne kadar benzersiz olduğunu ve yok olma riskini birlikte analiz ederek koruma çalışmalarında öncelikli türlerin belirlenmesini amaçlıyor.

Yaklaşık 10 bin tür öncelikli koruma listesinde

Analize göre 9 bin 945 bitki türü EDGE kategorisine girdi. Bu sayı, bilinen çiçekli bitki türlerinin yaklaşık yüzde 3'üne karşılık geliyor. Araştırmacılar, bu türlerin hem evrimsel açıdan benzersiz hem de küresel ölçekte yok olma tehdidi altında bulunduğunu belirtti.

Listeye, vanilya üretiminde kullanılan Vanilla planifolia, dünyanın en küçük nilüferi Nymphaea thermarum ve "ceset çiçeği" olarak bilinen Amorphophallus titanum gibi türler de dahil edildi. Ayrıca yalnızca Seyşeller'de yetişen denizanası ağacı (Medusagyne oppositifolia) ve cinsinin yaşayan tek temsilcisi olan Hondurodendron urceolatum da öncelikli koruma gerektiren türler arasında yer aldı.

"Göz ardı edilen türlerin korunmasına katkı sağlayacak"

Araştırmanın başyazarı ve Kew Kraliyet Botanik Bahçeleri'nde görev yapan bitki evrim biyoloğu Félix Forest, EDGE puanlarının koruma çalışmalarında gözden kaçan ancak korunması kritik öneme sahip türleri belirlemeye yardımcı olacağını ifade etti.

Araştırmanın ortak yazarlarından Londra Zooloji Derneği biyoloğu Rikki Gumbs ise EDGE yönteminin yaklaşık 20 yıldır hayvanların korunmasında kullanıldığını, ancak bitkilerin bu alanda yeterince temsil edilmediğini belirtti. Gumbs, bitkilerin yalnızca ekosistemlerin bir parçası olmadığını, aynı zamanda yaşam için temel yapı taşlarından biri olduğunu vurguladı.

"Tıbbi keşifler de riske girebilir"

Araştırmada yer alan Kew botanikçisi Matilda Brown, evrimsel açıdan benzersiz türlerin kaybının yalnızca biyolojik çeşitliliği değil, gelecekte geliştirilebilecek ilaçları da etkileyebileceğini belirtti.

Brown, "Yaşam ağacındaki derin bir dalın kaybedilmesi, gelecekte geliştirilebilecek yeni bir kanser ilacı ya da antibiyotik keşfinin de kaybedilmesi anlamına gelebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Araştırmacılar, çiçekli bitkilerin önemli bölümünün yok olma tehdidi altında bulunduğunu belirterek, koruma çalışmalarının bu türlere öncelik verecek şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. Araştırma, Science dergisinde yayımlandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler